|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Aidatların Belirlenmesi Hk. |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi :
12.08.2020 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgi
yazınız ve ekinde yer alan ….. Site İşletme Kooperatifi ortağı ..…'a ait
dilekçede, yönetimin, genel kurul kararı olmadan ve genel kurul kararına aykırı
olarak soğutma sistemi elektrik tüketim giderlerinin dağıtımı için 14.04.2008
tarihli Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su
Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmeliği uyguladığına, genel kurulda
belirlenen aidat miktarına ek olarak ortaklardan asgari ısınma bedeli ve asgari
soğutma bedeli alındığına yer verilmiş olup, bu uygulamaların mevzuata göre
yönetim kurulunun sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı hususunda Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Genel kurulun
"Görev ve Yetkileri"
başlıklı 24 ncü maddesinde "...
3-İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında
karar almak, ... 6-Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme esasları
ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek, Genel kurul, yukarıdaki
görev ve yetkilerini devir ve terk edemeyeceği gibi kooperatifin amaçları ile
ilgili her türlü işler hakkında da karar alabilir. "; Kanunun Yönetim
ve Temsil bölümünün "Şümulü ve
sınırlandırılması" başlıklı 59 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında,
"Yönetim Kurulu üyeleri ve temsile
yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkileri kullanamaz" hükmü
bumunmaktadır. Bu hükme aykırı davrananlar ile ilgili olarak da Ek Madde 2 de
cezai sorumluluk öngörülmüştrür.
Yine Kanunun "Üyelerin
titizlik derecesi ve sorumlulukları" başlıklı 62 nci maddesinde, "Yönetim Kurulu, kooperatif işlerinin
yönetim için gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi
yolunda bütün gayretini sarf eder. Yönetim Kurulu, kendi tutanakları ile Genel
Kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin muntazam
hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve işletme hesabiyle, yıllık bilonçonun
kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp tetkik olunmak üzere denetleme
kuruluna verilmesinden sorumludur. Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif
memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların
suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve
malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde
işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." düzenlemeleri
bulunmaktadır.
Yukarıda
yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, ortaklardan tahsil
edilecek ödeme miktarı ve esaslarını belirleme yetkisinin genel kurulda olduğu,
bu yetkinin yönetim kuruluna devredilemeyeceği, yönetim kurulunun genel kurulun
bu yetkisini kullanması halinde cezai sorumluluğunun doğabileceği, yönetim
kurulunun işlerini yaparken gereken titizliği göstermesi ve kooperatifin
başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf etmesi gerektiği ve yönetim
kurulu üyelerinin kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduğu
anlaşılmaktadır.
Bununla
birlikte kooperatif özelinde yapılan işlemlerin değerlendirilmesi,
ayrıntılı incelenmesi ve açıklamalar
çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
…………….…
Bakan a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
……… Sulama Kooperatifi Hk. |
|
……………. TİCARET
ODASI BAŞKANLIĞINA
(……………. Ticaret
Sicili Müdürlüğü)
İlgi :
16.03.2022 tarihli ve …….. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı
yazıda; ticaret sicilinizde kayıtlı ………. Sulama Kooperatifi'nin 11/03/2022
tarihli genel kurul toplantısına ait gündem 9 uncu maddesinde yönetim ve
denetim kurulu seçimi yapılmış olduğu, denetçiliğe 1 asil 1 yedek üye
seçildiği; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Denetçiler başlıklı 65 inci
maddesinin ikinci fıkrasında; "Genel
kurul tarafından, denetleme organı olarak görev yapmak üzere en fazla dört yıl
için en az bir denetçi seçilir. Genel kurulca asıl üye sayısı kadar yedek üye
seçilebilir." denilmekte olduğu, yine 1 Şubat 2022 tarihli Kooperatif
ve Üst Kuruluşlarının Denetimine Dair Yönetmeliğin Denetleme Organının Üyelerinin Seçilmesi, Azli ve Üyeliğin Boşalması başlıklı
6 ncı maddesi birinci fıkrasında; " 4572
sayılı Kanuna tabi kooperatifler hariç olmak üzere, genel kurul tarafından,
denetleme organı olarak en fazla dört yıl için en az bir denetçi seçilir. Genel
kurulca ayrıca asıl üye sayısı kadar yedek denetçi seçilebilir."
hükmüne yer verildiği, bu kapsamda anılan kooperatifin dosyası incelendiğinde
anasözleşmelerin denetçilere ait 87 nci maddesinde; "Denetçiler ortaklar arasından en az bir en fazla dört yıl için
seçilirler. Genel kurulca böyle bir süre tespiti yapılmaması halinde bir yıl
için üç asil ve üç yedek olmak üzere genel kurul tarafından seçilir.
Denetçilerin asil üyelerinden ve yedek üyelerden biri Köy Hizmetleri
Teşkilatlarınca gösterilecek iki adaydan biri asil olarak seçilir." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda Ticaret
Sicili Yönetmeliği 34 üncü maddesi uyarınca bahse konu kooperatifin 11/03/2022
tarihli genel kurul toplantısına ait gündem 9 uncu maddesindeki tek denetçi
seçiminin kooperatif anasözleşmesine aykırı olduğu hususuna yer verilerek bu
konuda Bakanlığımızdan bilgi talep edilmiştir.
7339 sayılı Kooperatifler Kanunu İle Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'nun Seçim başlıklı 65 inci
maddesinde değişiklik yapılmış olup anılan maddenin değişiklik yapılmadan
önceki eski halinde; " Denetçiler,
genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik eder. Genel kurul, denetleme organı olarak en az
bir yıl için bir veya daha çok denetçi seçer. Genel kurul yedek deneçiler de
seçebilir. Denetçilerin ve yedeklerinin kooperatif ortaklarından olması şart değildir."
hükmüne yer verilmiş olup Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "
Sınırlı Sorumlu Sulama Kooperatifi Örnek Anasözleşmesi" nde; Denetçiler başlıklı 87 nci madde de;
"Denetçiler, genel kurul adına
kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik eder. Denetçiler ortaklar arasından en az bir, en
fazla dört yıl için seçilirler. Genel kurulca böyle bir süre tespiti
yapılmaması halinde bir yıl için üç asil ve üç yedek olmak üzere genel kurul
tarafından seçilir. Denetçilerin asil üyelerinden ve yedek üyelerden birisi
dışardan seçilebilir." hükmü uyarınca bahse konu Sınırlı Sorumlu …………….
Sulama Kooperatifi Anasözleşmesinin mevcut halinin 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunun 7339 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesindeki düzenlemeye uygun
olarak hazırlandığı görülmüştür. Bunun yanı sıra 7339 sayılı Kanunla 1163
sayılı Kooperatifler Kanununa eklenen Geçici 9 uncu maddesinde; "Kooperatifler ve üst
kuruluşları, anasözleşmelerini en geç üç yıl içinde bu Kanun
hükümlerine intibak ettirmek zorundadır. Anasözleşmelerini intibak
ettirmeyen kooperatif ve üst kuruluşları dağılmış sayılır. Kanunen tasfiye ile
görevlendirilmiş kimseler tarafından dağılmadan başlayarak iki ay içinde
tasfiye işlemlerine geçilmemesi halinde, kooperatif ve üst kuruluşun ortakları
ya da alacaklıları tarafından mahkemeden iki yıl içinde tasfiye memuru atanması
istenebilir.
Anasözleşmeler intibak
ettirilinceye kadar, mevcut anasözleşmelerin bu Kanuna aykırı olmayan
hükümleri uygulanır.
Anasözleşmelerini bu
Kanuna intibak ettirmek için kooperatifler ve üst kuruluşlarının yapacakları
genel kurulları, olağan genel kurulların usul ve çoğunluğuna göre toplanır ve
karar verir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler birlikte
değerlendirildiğinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda 7339 sayılı Kanun ile
getirilen yeni düzenlemelere kooperatif anasözleşmelerinin en geç üç yıl
içerisinde intibak ettirilmesi gerektiği, anasözleşmeler intibak
ettirilinceye kadar mevcut anasözleşmelerin bu Kanuna aykırı olmayan
hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda bahse konu …………..Sulama
Kooperatifi'nin 11/03/2022 tarihli genel kurul toplantısına ait gündemin 9 uncu
maddesindeki tek denetçi seçiminin kooperatifin mevcut anasözleşmesine uygun
olarak gerçekleştirilmediği, ancak bu durumun kooperatif genel kurulunun
tamamının tescilini etkileyecek bir husus olmadığı, yalnızca denetçi seçimi
hususunun tescilinin yapılmamasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Bilgi ve gereğini rica ederim.
………………..
Bakan
a.
Genel Müdür
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Görüş Talebi |
|
……………VALİLİĞİ
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi :
03.03.2022 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızda
Karayolu Yolcu Taşıma kooperatifi kurmak isteyen şahsın araç kiraladığını beyan
ettiği; ayrıca Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi'nin Ortaklık Şartları başlıklı
10 uncu maddesinde yer alan hususlardan bahisle motorlu araç kiralamak
suretiyle kooperatif kurulabileceği ifade edilmekte olup, motorlu araçlarını
kiraya veren kişilerin de kooperatif kurup kuramayacakları hakkında
Bakanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
Bilindiği üzere; 1163
sayılı Kooperatifler Kanununun 1 inci maddesinde kooperatifler "Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının
belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait
ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve
kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından
kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir."
şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Şirket
türleri" başlıklı 124 üncü maddesinde ise kooperatifler bir ticaret
şirketi olarak sayılmıştır.
Bahse konu kurulmak
istenen kooperatifin anasözleşmesi olan Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Örnek
Anasözleşmesinin "Amaç ve faaliyet konusu" başlıklı 6 ncı maddesinde
ise "Kooperatifin amacı;
ortaklarının yolcu taşımacılığı hizmetlerini pazarlamak, bizzat taşımacılık
yapmak ve yaptırmak, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma
Yönetmeliği kapsamında faaliyetlerde bulunmak ve ortaklarının bu hizmetlerle
ilgili ihtiyaçlarını karşılamaktır." şeklinde; "Ortaklık
şartı" başlıklı 10 uncu maddesinde ise "
Kooperatife ortak olabilmek için aşağıdaki nitelik ve şartların varlığı
gereklidir. 1) Türk vatandaşı ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip
gerçek kişi ya da kamu veya özel hukuk tüzel kişisi olmak, 2) Yolcu
taşımacılığı işi ile iştigal etmek, 3) Taşıma komisyonculuğu yapmamak, 4)
Kooperatifin amacına uygun bir motorlu araca sahip olmak veya bu nitelikte bir
aracı en az iki yıl süreyle kiralamak, 5) Aynı amaçlı başka bir taşıma kooperatifine ortak olmamak." şeklinde
düzenlemeler bulunmaktadır. Böylece kooperatifin açıkça, aktif vergi kaydı
bulunan ve yolcu taşıma işi ile iştigal eden şahısların bir araya gelerek
oluşturdukları bir kooperatif türü olduğu vurgulanmaktadır.
Yukarıdaki hükümler
birlikte değerlendirildiğinde kooperatiflerin yolcu taşıma işine uygun aracı
bulunan şoför esnafının bir araya gelmesi suretiyle kurulduğu, bu şekilde tek araçla
yapılması mümkün olmayan işlerin birleşilerek yapıldığı ve bu sayede ortakların
meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının kooperatif çatısı altında sağlandığı
ayrıca taşıma işini yapan kooperatiflerin iş yapma kapasitesinin de
ortaklarının araçları ile doğrudan bağlantılı olduğu görülmektedir.
Bu kapsamda; karayolu
yolcu taşıma kooperatiflerinin anasözleşmelerinde yer alan ortaklık şartları
arasında kooperatifin amacına uygun motorlu araca sahip olma veya bu nitelikte
bir aracı en az iki yıl süreyle kiralamanın bulunduğu, karayolu yolcu taşıma
kooperatifinin çalışma kapasitesinin ortaklarının araçları ile doğrudan
bağlantılı olması sebebiyle motorlu araç sahibi olan kişilerin bu araçları
kiraya vermesi neticesinde anılan kooperatife ortak olamayacağı, öte yandan,
birden fazla motorlu araca sahip kişilerin araçlarını kiraya vermesi halinde bu
kişilerin bir karayolu taşıma kooperatifine ortak olabilmesi için en az bir
motorlu aracın zilyetinde olması gerektiği değerlendirilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
…………………
Bakan a.
Genel
Müdür
|
|
|
Sayı |
: |
96968930-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Aynı Amaçlı Başka Bir
Kooperatife Ortaklık |
|
……………
VALİLİĞİ
(Ticaret İl Müdürlüğüne)
İlgi : 13.04.2018 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgi yazınızda
Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Ortaklık Şartları" başlıklı 10 uncu
maddesinde kooperatife ortak olabilmek için "Aynı amaçlı başka bir taşıma kooperatifine ortak olmamak"
şartına yer verildiğine değinilmiş olup, bu düzenlemeye göre S plakalı öğrenci
taşıma kooperatifinin ortağı olan bir kişinin M plakalı yolcu taşıma
kooperatifine de ortak olmasının mümkün olup olmadığı hususunda Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 6’ncı maddesinde, kooperatifin
faaliyetinin; amacı ve çalışma konusuyla sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
Karayolu Yolcu Taşıma
Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Amaç
ve Faaliyet Konuları" başlıklı
6 ncı maddesinde kooperatifin amacı; ortaklarının yolcu taşımacılığı
hizmetlerini pazarlamak, bizzat taşımacılık yapmak ve yaptırmak, 4925 sayılı
Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında faaliyetlerde
bulunmak ve ortaklarının bu hizmetlerle ilgili ihtiyaçlarının karşılanması
olarak belirlenmiştir.
Aynı Örnek
Anasözleşmenin "Ortaklık Şartları"
başlıklı 10 uncu maddesinde ortaklık koşulları arasında sayılan; “Aynı amaçlı başka bir taşıma kooperatifine
ortak olmamak” şartının, kooperatifin faaliyet konusuyla birlikte
değerlendirilmesi gerektiğinden bir taşıma kooperatifi ile diğer taşıma
kooperatifinin anasözleşmesinde yer verilen amaç ve faaliyet konuları, ortaklık
şartları ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği gereğince sahip olunan taşıma yetki belgeleri (dolayısıyla
araçların plaka türü) karşılıklı olarak incelenmelidir.
Bu itibarla
anasözleşmelerinde aksine hüküm bulunmadığı takdirde, faaliyetleri bakımından
amaçları farklı olan iki taşıma kooperatifine ortak olmak hususunda 1163
sayılı Kanun ve Örnek Anasözleşme hükümleri bakımından bir sakınca bulunmamakta
olup; öğrenci taşımacılığı faaliyetinde bulunan bir yolcu taşıma kooperatifine
S plakalı araç ile ortak olan kişinin minibüs, otobüs gibi yolcu taşıma işi
yapan farklı amaçlı bir başka kooperatife M plakalı araç ile ortak olmasının
mümkün olduğu düşünülmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan
a.
Daire Başkanı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bilgi Talebi |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi : 24.03.2022 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide kayıtlı
yazı ekinde yer alan dilekçede, ….. merkez ve mahallelerinde faaliyet konusu
üzüm, zeytin, kiraz, buğday, arpa, bakliyat, yaş sebze ve meyve vb. ürünleri
kapsayan bir kooperatif kurulup kurulamayacağı ve kurulması planlanan bir
üretim ve pazarlama kooperatifine ilçede yer alan tarım satış kooperatiflerine
ortak bulunan kişilerin ortak olup olamayacağı hakkında görüş talep
edilmektedir.
Bilindiği üzere,
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak
sayısı" başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Kooperatif ortaklığına girmek için
gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir.
Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi
hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir
yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. ..." hükmü yer
almaktadır. Kanun hükmüne ek olarak Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Örnek
Anasözleşmesinde ortaklık şartları arasında "1)
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip
gerçek kişi, ya da kamu veya özel hukuk tüzel kişisi olmak, 2) ..... maddede
belirtilen ürünlerden birinin üreticisi olmak, 3) Bu ürünler üzerinde ticaret
ve komisyonculuk yapmamak, 4) Aynı
bölgede ve aynı ürün üzerine faaliyet gösteren başka bir üretim ve pazarlama
kooperatifine ortak olmamak." şartları bulunmaktadır.
Diğer taraftan,
Türk Borçlar Kanunu’nun “Sözleşme özgürlüğü” başlıklı 26 ncı maddesinde "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda
öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." hükmüne
dayanarak, üretim ve pazarlama kooperatifi örnek anasözleşmesinde "Amaç ve
Faaliyet Konuları" başlığı altında yer alan "Kooperatifin amacı; kooperatifin konusuna giren ve ortaklarının
ürettiği; ........................................................ ürünlerini
iyi şartlarla değerlendirmek ve ortaklarının ekonomik menfaatlerini
korumaktır." maddesinde boşluk bırakılarak, kurucu ortaklara kooperatifin
kuruluş amacına hitap edecek ürünleri belirleme serbestisi tanınmıştır.
Açıklanan hükümler
birlikte değerlendirildiğinde, kurucu ortaklar tarafından belirlenen konularda
faaliyet göstermek üzere bir üretim ve pazarlama kooperatifi kulabileceği,
belirlenen ortaklık şartlarını taşıyan kişilerin kooperatife ortak olarak
girebileceği, üretim ve pazarlama kooperatifine ortak olma şartları arasında
örnek anasözleşme ile açıkça hüküm altına alınan aynı bölgede ve aynı ürün üzerine faaliyet gösteren başka bir üretim
ve pazarlama kooperatifine ortak olmamak şartından hareketle, aksi anasözleşmede belirtilmedikçe, aynı
ilçede bulunan tarım satış kooperatifine ortak olan bir kişinin, kurulacak
üretim ve pazarlama kooperatifine de ortak olabileceği değerlendirilmektedir.
Bilgi ve gereğini
rica ederim.
…………………
Bakan a.
Genel Müdür
|
T.C. |
|
Sayı |
: |
96968930/251.04 |
|
Konu |
: |
Bilgi istemi |
……………
KOOPERATİFİNE
İlgi :
06.08.2015 tarihli ve ….. sayılı yazı.
İlgi yazınızda,
ayrılan ortağın kooperatifin menkul, gayrimenkul ve iştiraklerinin değerlenmesi
sonucu ortaya çıkacak olan değer artışlarının da dikkate alınarak, kendisine
ödeme yapılması talebinde bulunduğu belirtilmekte ve ortaklıktan ayrılan kişiye
ne şekilde bir ödeme yapılması/yapılmaması gerektiği konusunda bilgi talep
edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanununun 17 nci maddesindeki; “Kooperatiften çıkan ya da çıkarılan ortakların kendilerinin yahut
mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların
nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir...” hükmü kapsamında
anasözleşmelerinde yer alacak açık bir düzenlemeyle sona erme, tasfiye ve iflas gibi hallerde doğacak masraflar da
dikkate alınarak kooperatifçe, ortaklık ilişkisi kesilen kişilerle yapılacak
hesaplaşmada öz kaynaklarda (varlıklarda) izlenen değer artışlarından bu
kişilere bir pay verilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak, kişilerin
bir araya gelerek belirli ekonomik menfaatlerini, özellikle meslek ve geçimlerine
ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma
ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurdukları kooperatiflerde; bu
amacın korunabilmesi ve tüzel kişiliğin faaliyetlerine devam edebilmesi için
Bakanlığımızca hazırlanan tip anasözleşmelerdeki Kanunun 17 nci maddesi
kapsamında yapılan düzenlemelerde, ortaklık ilişkisi sonlanan kişilere
kooperatif varlıkları üzerinden pay verilmesine (kooperatifin menkul,
gayrimenkul ve iştirakleri gibi varlıklarının değerlenmesi sonucu ortaya
çıkacak olan değer artışlarının dikkate alındığı) yönelik bir düzenleme yer
almadığından, ortaklık ilişkisi sonlanan kişilere kooperatif varlıkları
üzerinden pay verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Konu ile ilgili
Yargıtay 11.Dairesinin 20.02.2004, E.2003/6519, K.2004/1530 sayılı kararında
özetle; “Davalı kooperatif anasözleşmesine göre, kooperatif üyelerinin gelir
gider farkı dışında kooperatif varlığı üzerinde hakkı bulunmayan üyelerin çıkma
payının tüm kooperatif malvarlığı, aktif ve pasifi göz önüne alınarak, adeta
tasfiye payı niteliğinde bir hesaplama biçimiyle belirlenmesi yerinde
değildir.” denilmektedir.
Öte yandan,
Kanunun 17 nci maddesi gereği, kişilerin kooperatifle ortaklık ilişkisinin
sonlanması durumunda sermaye ve mevduatlarından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılması mümkün bulunmadığından, kişinin ortak olarak kooperatife ödediği
sermaye, mevduat, ek ödeme, sonradan ortak olanlardan genel kurul kararıyla
alınan giriş aidatı ile diğer ortakların o güne kadar ödediği tutar arasındaki
fark, ödenen veya tahakkuk eden gecikme faizleri veya gecikme cezaları,
bağışlar gibi ödemelerden sermaye ve mevduat kapsamına girenleri
alabilecekleri açıktır.
Bu kapsamda,
ortakların kooperatife yaptıkları bağışların, ödedikleri gecikme faizlerinin ve
ek ödemelerin iadesi mümkün bulunmamakta olup, bağış ve gecikme faizlerinin
kooperatifin geliri olması, ek ödemenin ise zararın kapatılmasında kullanılması
sebebiyle oluşan kar veya zararın ayrılan ortağa yapılacak ödemede dikkate
alınacak olmasından ötürü bunların ayrılan ortağa yapılacak ödemelerde
hesaplanmaması gerekmektedir.
Diğer taraftan,
tahakkuk eden ve ortakça henüz ödenmemiş olan ek ödeme ve gecikme faizlerinin
de ayrılan ortağın alacağından indirilmesi gerekmektedir.
Yine, Kanunun 17 nci
maddesi kapsamında, ayrılan ortaklara varlıklar üzerinden pay verilmesine
ilişkin anasözleşmede hüküm bulunsa bile yedek akçelerin bu kapsam içinde
değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, hesaplaşmada yedek akçelerden ortağa
düşen tutarın iadesi mümkün değildir.
Ayrıca, Kanunun 41
inci maddesi kapsamında Bakanlığımızca hazırlanan örnek anasözleşmelerde, ortak
dışı işlemlerden elde edilen gelir-gider farkından ayrılan fon birikimlerinin
kooperatifin gelişmesine yarayacak işlemlerde kullanılmasına özgülendiğinden,
fon kapsamında, ayrılan ortağa bir pay verilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Ayrılan ortağın
ayrıldığı yıl bilançosunda geçmiş ve cari yıl olumsuz farkları varsa ve bunlar
yedek akçeyle kapatılamıyorsa, olumsuz farkın ortak başına düşen tutarı,
ayrılan ortağın alacağından indirilerek kendisine verilmelidir.
Ezcümle,
kooperatiflerin ortaklık ilişkisi sona erenlerle yapacakları hesaplaşmada
Kanunun 17 nci maddesi kapsamında anasözleşmelerindeki düzenlemelere göre
(bilançoya göre) işlem yapmaları
gerekmekte olup, yapılacak işlemlerde yukarıda belirtilen hususları göz önünde
bulundurmaları gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini
rica ederim.
…………..…
Bakan a.
Genel Müdür
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bağdaşmayan Görevler Hk. |
|
……………
TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİNE
İlgi : 12.05.2020 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgi
dilekçenizde kooperatif temsilcilerinden birinin oğlunun eşinin (gelin) bir
kooperatifinizde istihdam edilmek istendiğine yer verilmiş olup, bu hususun
ilgili mevzuata uygun olup olmayacağı hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep
edilmektedir.
Bilindiği
üzere Birlik Anasözleşmesinin kooperatif temsilcilerinin niteliğine ilişkin 22
nci maddesinin 5 nci fıkrasında, "Temsilcilerin
gerek seçimlerinde gerekse görev süreleri içerisinde “Kooperatif
anasözleşmesinin 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d),
(e) ve (f) bentlerinde sayılan kooperatif yönetim kurulu üyelerinde aranan
şartları ve göreve seçildikten sonra, görev süresi içinde Birliğe ve ortağı
olduğu Kooperatif ile bunların % 50’den fazla hissedarı oldukları şirketlere
alınacak personel ile eş ve ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısım olmamak
şartını taşımaları gerekir." düzenlemesi bulunmaktadır. 27.06.2011
tarihli Kooperatifler ve Üst Kuruluşlarının Yönetim Kurulu Üyeleri ve
Denetçileri ile Bunların Eş ve Hısımlarının Bağdaşmayan Görevlerine İlişkin
Tebliğin 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendinde, "Hısım; Kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri
veya denetçilerinin ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarını (kendisinin
veya eşinin anne, baba, çocuk, torun, kardeş, büyük anne ve büyük babalarını)
şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Kan
Hısımlığı" başlıklı 17 nci maddesinde, "Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla
belli olur. Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı;
biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy
hısımlığı vardır."; "Kayın
Hısımlığı" başlıklı 18 nci maddesine göre, "Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın
hısımları olur. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona
ermesiyle ortadan kalkmaz." düzenlenmiştir.
Yukarıda
yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde kooperatif
temsilcilerinin göreve seçildikten sonra, görev süresi içinde birliğe ve ortağı
olduğu kooperatif ile bunların % 50’den fazla hissedarı oldukları şirketlere
alınacak personelin kendisinin veya eşinin annesi, babası, çocuğu, torunu,
kardeşi, büyük anne ve büyük babası olmaması gerektiği anlaşılmakla birlikte;
gelinin kayın hısımı olup olmadığı hususunda Bakanlığımızın Hukuk Hizmetleri
Genel Müdürlüğünden görüş istenmiştir.
Hukuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 08.06.2020 tarihli yazı ile kan hısımlığının
derecesinin, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısına göre belirlendiğine,
eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları aynı tür ve dereceden kayın hısımı
olmaları sebebiyle kişinin çocuğu, birinci dereceden kan hısmı; çocuğunun
eşinin ise yine birinci dereceden kayın hısımı olacağına, bu doğrultuda
"gelinin" de birinci derece kayın hısım statüsünde olduğu yönünde
görüş bildirmiştir.
Bu
itibarla bahsi geçen hususun yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda
değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-210.02 |
|
|
Konu |
: |
Şikayet Dilekçesi |
|
……………..VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi : 18.03.2022 tarihli ….. sayılı yazınız.
İlgi kayıtlı
yazını ekinde bulunan dilekçede özetle, ………….. Turizm Geliştirme
Kooperatifi'nin yönetim kurulunda yaşanan istifalar neticesinde asil üye
sayısının 3'den 2'ye düştüğü, yedek üyelerin de tamamının istifa ettiği, bu
nedenle kooperatifin 7 ortağının noter aracılığı ile kooperatif genel kurulunu
olağanüstü toplantıya çağırdığı, ayrıca bazı ortakların ortaklık işlemlerinin
yerinde yapılmadığı belirtilerek
kooperatifin olağanüstü genel kurula gidilmesinin sağlanması için
Bakanlığımız tarafından işlem yapılması hususu talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, yönetim kurulu
üyeliklerinin istifa, ölüm, kooperatif ortaklığı veya yönetim kurulu üyeliği
şartlarının kaybedilmesi gibi sebeplerle boşalması mümkündür. Bu gibi
durumlarda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
"Yönetim kurulu en az üç üyeden
kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları
şarttır." hükmü gereği, yedek
üyeler asil üyelerin yerine geçmektedir. Yedek üyelerin de benzer sebeplerle
boşalması durumunda ise hangi yöntemin uygulanmasına ilişkin 1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nda açık bir hüküm bulunmamakta olup, anılan Kanun'un "Anonim Şirket Hükümlerine
Atıf" başlıklı 98 inci maddesinde yer alan "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki
Anonim Şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü yollaması ile 6102
sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 363 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "334 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere,
herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz
birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına
sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar
görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar." hükmü
uygulanacaktır. Bahse konu hükme benzer nitelikteki hüküm turizm geliştirme
kooperatifi örnek ansözleşmesinin 50 nci maddesinin üçüncü fırkasında "Yedek üyelerle de yönetim kurulunun
tamamlanamaması halinde, eğer yönetim kurulu toplantı nisabını kaybetmemişse,
kanuni şartları haiz birini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk
genel kurulun onayına sunar. Onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar.
Yönetim kurulu toplantı nisabının altına düşmüşse, denetim kurulu tarafından
seçimler yapılmak üzere derhal genel kurul toplantıya çağrılır." şeklinde
yer almaktadır.
Öte yandan 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'nda genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar "Çağrıya
yetkisi olanlar" başlıklı 43 üncü maddesinde yer alan "Yönetim kurulu veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan
diğer bir organ ve gerektiğinde denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve
tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak
genel kurul yukarıda belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili
bakanlık genel kurulur toplantıya çağırma yetkisine sahiptir." hükmü
ile "Ortakların isteği,
bakanlıkların çağrısı, mahkemenin izni" başlıklı 44 üncü maddesinde
yer alan "Dört ortaktan az olmamak
kaydıyle ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine Genel Kurul
toplantıya çağrılır. Yönetim Kurulu bu isteği en az on gün içinde yerine
getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan
doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan
Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrılmadığı takdirde
istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu bizzat toplantıya
çağırma müsaadesini alabilirler." hükümleri ile düzenlenmiştir. Bahse
konu maddelerde çağrıya yetkili olanların genel kurulu olağan mı yoksa olağanüstü
toplantıya mı çağıracakları yönünde bir açıklık bulunmamakla birlikte, ilgili
maddelerde sadece genel kurulu çağırmaya yetkili olanların sayılmış olmasından
mütevellit çağırma yetkinin hem olağan hem de olağanüstü toplantılar için
geçerli olacaktır.
Bu kapsamda Kanun ve anasözleşme
hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede, öncelikli olarak kooperatif
yönetim kurulunun istifalar neticesinde boşalan asil ve yedek üyelikler
nedeniyle toplanacak ilk genel kurulda sunmak üzere ortaklar arasında yönetim
kurulu üyelik şartlarını haiz bir kişiyi seçmesi, yapılan seçim sonrasında
yönetim kurulunun genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırması, bahse konu
yöntem ile genel kurulun toplanmasının mümkün olmaması halinde ise Kanunun 44
üncü maddesi hükmü kapsamında ilgili mahkemeye müracaat edilerek genel kurulu
bizzat toplantıya çağırma yetkisi alınmasının uygun olacağı
değerlendirilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
…………………..
Bakan a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bakanlık Temsilcisi
Görevlendirme Şartları Hk |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi : 03.03.2022 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazınız ve eklerinden, Tasfiye Halinde ….. Sitesi İşletme Kooperatifinin
yönetim kurulu üyelerinden ….. adına vekaleten ….., ….. adına ise …..'ın …..
Noterliği tarafından düzenlenen 27.08.2020 tarihli imza sirküsü ekinde bulunan
vekaletname ile kooperatif iş ve işlemlerini yapmak üzere görevlendirildiği,
kooperatifin 05.03.2022 tarihinde genel kurul toplantısı yapmak üzere
Müdürlüğünüze temsilci başvurusunda bulunduğu, ilgili dilekçenin ekinde bulunan
yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu üyeleri ….. ile ….. adına vekaleten ……
ve …..'ın imzaladığı anlaşılmakta olup,
yönetim kurulu kararının vekaleten imzalanmış olması karşısında Müdürlüğünüzce
toplantıya temsilcisi görevlendirilmesinin uygunluğu hususunda Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanununun "Bakanlık temsilcileri
ve kararların yürürlük şartı" başlıklı 87 nci maddesinin son fıkrası
gereğince, 14.01.2022 tarihli ve 31719 sayılı Resmi Gazete'de "Kooperatif
ve Üst Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu
Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri
Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin,
"Temsilci talebi" başlıklı
5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde," b) Çağrı için alınan kararın
örneği (görev süresi sona ermiş olsa bile kooperatifi temsil ve ilzamla yetkili
son yönetim kurulu, denetim kurulu, anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan
diğer bir organ veya tasfiye memurları, varsa ortağı olduğu birlik yönetim
kurulu kararı ya da kesinleşmiş mahkeme kararı)..,genel kurul toplantı
tarihinden en az on beş gün önce İl Müdürlüğüne teslim edilir."; "Çağrıya yetkililerin incelenmesi"
başlıklı 6 ncı maddesinde, "(1) İl
Müdürlüğünce, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS), elektronik ortamdaki
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, KOOPBİS kayıtları ve ilgili kooperatif
dosyasındaki kayıtlar incelenerek, çağrıyı yapanların genel kurulu toplantıya
çağırmaya yetkili olup olmadıkları belirlenir.(2) Yapılan incelemelerde sonuca
ulaşılamadığı takdirde, ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünden ivedi olarak bilgi
alınır."; "Başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 7 nci maddesinin birinci
fıkrasında ise, "(1) Genel kurulun yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılması veya
sunulması gereken belgelerde eksiklik bulunması veyahut başvuru ile genel kurul
tarihi arasında on beş gün süre bulunmaması halinde temsilci görevlendirilmez.
Ancak, geçerli bir mazeret nedeniyle süresinde yapılamayan başvurulardan; kamu
yararı, hizmetin etkin, ekonomik ve verimli yürütülmesi ilkeleri kapsamındaki
değerlendirmede uygun görülenlere temsilci görevlendirilebilir."
düzenlemeleri yer almaktadır.
Diğer yandan,
Bakanlığımızca yayımlanan Site İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Görev Bölümü ve Toplantılar"
başlıklı 48 inci maddesinde, "Toplantılarda
bulunmayan üyeleri temsilen oy kullanılamaz ve toplantılara vekil aracılığı ile
de katılamaz..." hükmü yer alır. Buna göre, yönetim kurulu
toplantılarına vekaleten katılmak ve vekil aracılığıyla yönetim kurulu kararı
almak hukuka uygun değildir.
Yukarıda yer
verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kooperatiflerin, genel
kurul toplantısı için İl Müdürlüğünden temsilci talebinde bulunurken, talep
dilekçelerinin ekinde toplantı çağrısı için alınan yönetim kurulu kararını İl
Müdürlüğüne teslim etmesi gerektiği, İl Müdürlüğünün ise, Merkezi Sicil Kayıt
Sistemi (MERSİS), elektronik ortamdaki Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, KOOPBİS
kayıtları ve ilgili kooperatif dosyasındaki kayıtları inceleyerek, çağrıyı
yapanların genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olup olmadıklarını
araştırması ve genel kurulun yetkisiz kişilerce toplantıya çağrıldığının
belirlenmesi durumunda temsilci görevlendirmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bahsi geçen
olayda, yönetim kurulu üyesine vekalet eden kişilerin, mevzuata göre
kooperatifin yönetim kurulu toplantısında bulunmaya ve karar almaya yetkili
kişiler olmaması karşısında, bu kişilerce imzalanmış genel kurul çağrısı
kararının da yetkisiz kişilerce alınmış sayılacağı mütalaa edilmektedir. Bu
itibarla ilgili başvuru için İl Müdürlüğünüzce temsilci görevlendirilmemesinin
uygun olacağı düşünülmektedir.
Bilgi ve gereğini rica ederim.
…………………
Bakan
a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bakanlık Temsilcisinin
Görevleri Hk |
|
...............
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi :
26.07.2021 tarihli ve ..... sayılı yazınız.
İlgide yer alan
yazınızda …... Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin 31/07/2021
tarihinde saat 11:00'da yapılacak olan Genel Kurul toplantısına katılacak olan
ortak sayısının 1287 olması sebebiyle yönetim kurulu adaylarının talebine istinaden, hazirun listesinin toplantı saatinden önce
imzalandırılıp imzalandırılmaması, toplantının başlamasından bir kaç saat sonra
toplantıya katılmak isteyen ortakların imzalarının kabul edilip edilmemesi,
toplantı başlamadan gündem maddelerinin
değiştirilip değiştirilmemesi ve toplantıya misafir kabul edilip
edilmemesi konularında Bakanlığımızın görüşü talep edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun "Gündem" başlıklı 46 ncı maddesinin 2 nci
fıkrasında, "Dörtten az olmamak
üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20
gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur.";
3 üncü fıkrasında "Gümdemde olmayan
hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun
gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları
halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın
geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması,
genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet
esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu
kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine
yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan
bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır." ; "Ticaret Bakanlığı Temsilcileri ve Kararların
Yürürlük Şartı" başlıklı 87 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında ise, "Temsilciler, toplantının kanunlara,
anasözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesini denetleme ve temin ile
görevlidirler." düzenlemeleri bulunmaktadır. Ayrıca Kooperatif ve Üst
Kuruluşlarını Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin
Nitelik ve Görevleri Hakkında Tüzük'ün "Genel Kurul Toplantısından Önceki Görevler" başlıklı 5 nci
maddesinde, "Bakanlık temsilcisi
genel kurul toplantısından önce; b)
Toplantıya katılmaya hak kazanmış olan ortakları gösteren listenin, Türk
Ticaret Kanununun 376 ncı maddesine uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği,
listenin ortaklar veya ortak temsilcileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı,
hazır olanların görebileceği bir yere asılıp asılmadığı c) Anasözleşmede bir ortağı diğer bir
ortağın temsil edebileceğine dair bir hükmün mevcut olup olmadığı, varsa,
temsilcinin bu yetkisinin bulunup bulunmadığı, d) Ortaklar listesini asaleten
veya temsilen imzalayan ortakların kimliklerini belirten ortaklık senedi veya
cüzdanının imza sırasında ibraz edilip edilmediği, e) Grup temsilcilerinin
usulüne uygun olarak seçilip seçilmedikleri, f) Kanun ve anasözleşme ile tespit
olunan yükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle yönetim kurulu tarafından genel
kurula alınmamasına karar verilen ortakların ve genel kurul toplantı tarihinden
en az 6 ay önce ortak olmayanların genel kurula katılacak ortakları gösteren
listeye yazılıp yazılmadığı hususlarını incelemekle görevlidir."; "Genel Kurul Toplantısındaki Görevler"
başlıklı 6 ncı maddesinde, "Bakanlık
temsilcisi genel kurulun açılışı ve devamı sırasında;...b) Toplantıya
başlanabilmesi için anasözleşmede kayıtlı toplantı nisabının mevcut olup
olmadığı ve yoklama yapılıp yapılmadığı...d) Gündemin Türk Ticaret Kanununun
369 uncu maddesine göre düzenlenip düzenlenmediği, görüşmelerin gündeme ve
gündem sırasına göre yapılıp yapılmadığı, e) Yönetim kurulu üyeleri ile
denetçilerin azli, hesap komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin geriye
bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel
kurulun yeni bir toplantıya çağrılması hususlarının gündemde olmasa bile,
ortaklar tarafından teklif edilmesi halinde, başkanlık divanınca gündeme
konulup konulmadığı... ı) Anasözleşmede aksine hüküm olmadığı takdirde genel
kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar edilip
edilmediği, j) Anasözleşmede daha fazla bir çoğunluk aranmamışsa, genel
kurulun, kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi ve
anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların, mevcudun
2/3 ünün çoğunluğunu sağlayıp sağlamadığı, k) Anasözleşmede daha fazla bir
çoğunluk aranmamışsa, ortağın şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması ve ek
ödeme yükümlülüğü kararlarının, bütün ortakların 3/4 ünün rızası ile alınıp
alınmadığı..." hususlarında denetleme görevi olduğu düzenlemiştir.
Diğer yandan ilgili Tüzüğe dayanılarak çıkarılan 2017/1 sayılı Kooperatiflerin
Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi Görevlendirilmesi Hakkındaki Genelge'nin
"Temsilcinin toplantı sırasındaki
görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 17 nci maddesinin 8 nci
fıkrasında, "Temsilciler, Kanunun 49
uncu maddesi gereği anasözleşmesinde hüküm bulunan ve ortak sayısı 1000’in
üstünde olan kooperatiflerde asaleten ve temsilen (1 ortağın 9 ortağı temsil
etmesiyle) genel kurul toplantısında var olan nisabın organ seçimlerine
gelindiğinde korunması şartıyla, yeni bir toplantı nisabı aranmaksızın her
ortağın seçimlerde en fazla bir ortağı temsilen oy kullanacağı hususuna dikkat
eder" ; 10 uncu fıkrasında ise " Genel kurul tutanağında, görüşmelerin içeriği, söz alanların kimler
olduğu, kimlerin alınan kararlara karşı muhalefet şerhi düştükleri ve muhalefet
sebepleri, lehte, aleyhte ve çekimser oyların sayıları ile bilinmesi gerekli
diğer hususlar açıkça belirtilir.." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bununla birlikte
Kanun'un "Anonim Şirket Hükümlerine
Atıf" başlıklı 98 nci maddesi gereğince Kanun'da aksine açıklama
olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirket hükümleri
uygulanacağından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Tutanaklar" başlıklı 422 nci maddesinde, "Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip
oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda
sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için
kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı
başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir.
" düzenlemesi kooperatif genel kurul tutanakları için de geçerli
olacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, Bakanlık Temsilcisinin toplantının mevzuata
uygun şekilde yürütülmesinin denetleme ve temin ile görevli olduğu, Bakanlık Temsilcisininin
"genel kurul toplantısından önce", toplantıya katılmaya hak kazanmış
olan ortakları gösteren listenin ortaklar veya ortak temsilcileri tarafından
imzalanıp imzalanmadığını denetleme görevi bulunduğu, "genel kurulun
açılışı ve devamı sırasında" ise toplantıya başlanabilmesi için
anasözleşmede kayıtlı toplantı nisabının mevcut olup olmadığı ve yoklama
yapılıp yapılmadığı, oylamalarda oylamanın konusuna göre karar yeter sayılarına
uyulup uyulmadığı, görüşmelerin gündeme uygun ve gündem sırasına göre yapılıp
yapılmadığı ile kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem
maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde
ancak hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın
geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması,
genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet
esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu
kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine
yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususların
genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabullü varsa gündeme
alınması zorunluluğuna uyulup uyulmadığını denetlemekle görevli olduğu
anlaşılmaktadır. Ayrıca genel kurul toplantı tutanağının her alınan karar için
kullanılan olumlu ve olumsuz oyları içermesi ve bu tutanağın Bakanlık
temsilcisi tarafından imzalanması, imzalanmaması halinde geçersiz olacağı
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla
gündeme toplantı sırasında madde ekletilmesinin yukarıdaki usul ve esaslara
uygun olması şartıyla mümkün olduğu, gündem sırasının değiştirilmesi için ise
oylama yapılması gerektiği ve oyların yarıdan bir fazlası ile sıralamanın
değiştirilebileceği, Bakanlık Temsilcisinin gündem sıralamasının ve gündemin
yönetim kurulu üyelerince tedbirli bir yönetici özeniyle ve dürüstlük
kurallarına uygun şekilde düzenleyip düzenlemediğini gözetmesi gerektiği,
toplantı başlamadan önce hazirun listesinin imzalanabileceği; ancak listenin
imzalanırken Bakanlık Temsilcisi ile ilgili mevzuatta yer verilen usul ve
esaslara uygun imzalanıp imzalanmadığının kontrolünün sağlanması gerektiği ve
liste imzalanırken yönetim kurulundan en az bir kişinin de hazır bulunmasının
uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Diğer yandan
toplantı başladıktan sonra ortakların toplantıya kargaşa ve karışıklığa yol
açmayacak şekilde ortaklar listesini imzalayarak katılabileceği; ortaklar
listesi imzalanırken temsilcinin gözetim görevinin devam edeceği, bununla
birlikte toplantı yeter sayısının sağlanması ve her alınan karar için verilen
olumlu, olumsuz ve çekimser oyların sayılarının tutanağa geçirilmesine dikkat
edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Ayrıca
misafirlerin toplantıya katılmasının, toplantı düzenini ve Kanunda yer alan sır
saklama hükümlerini ihlal edebileceğinden uygun olmayacağı mütalaa
edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
…………..…
Bakan
a.
Genel
Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bakanlık Temsilcisinin
Görevleri Hk |
|
...............VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 08.10.2021 tarihli ve ..... sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazınızda, ….. Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifinin 05.03.2021 tarihli olur ile
Kooperatifin türünün "Taşıma ve İşletme Kooperatifi" olarak
değiştirilmesi için ön izin aldığı, kooperatifin 23.03.2021 tarihinde genel
kurulda görüşülmemiş, tescil edilmemiş yeni anasözleşmede yer alan ortaklık
şartlarına göre ortak kaydı yaptığı yönünde şikayet dilekçelerinin olduğu,
10.10.2021 tarihinde ve ertelenmesi durumunda 24.10.2021 tarihinde genel kurul
toplantısı için görevlendirme yapıldığına yer verilmiş olup, kooperatifin genel
kurulda görüşülmemiş, tescil edilmemiş yeni ana sözleşmedeki ortaklık
şartlarına göre ortak kaydı yapılıp yapılamayacağı; ortak kaydı yapılamayacağı
durumda ortak kaydı yapılıyorsa ve bu ortaklar hazirun listesinde çıkıyorsa bu
ortakların yapılacak olan genel kurul toplantısında oy kullanıp kullanamayacağı
ve toplantıya katılan Bakanlık Temsilcisinin yapılan ortak kayıtlarıyla ilgili
nasıl bir yol izlemesi gerektiği hususlarında Bakanlığımızdan bilgi talep
edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "İzin verme, tescil ve ilan"
başlıklı 3 ncü maddesinin son
fıkrasında, "Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere
bağlıdır."; "Tüzel kişiliğin kazanılması ve sorumluluk" başlıklı
7 nci maddesinde ise, "Kooperatif ticaret siciline tescil ile tüzel
kişilik kazanır..." düzenlemeleri yer almaktadır.
Buna göre,
kooperatifin anasözleşmesinde yaptığı değişikliklerin hüküm ifade edebilmesi
için anasözleşme değişikliklerinin genel kurulda gerekli nisaplar ile kabul
edilmesi ve akabinde tescil ve ilan edilmesi zorunlu olduğundan, yeni
anasözleşmenin henüz tescil ve ilan edilmemiş olması karşısında, ... Kooperatifinin
ortaklık şartlarının geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Karayolu Yolcu
Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Ortaklığa Kabul" başlıklı 11 nci maddesinde, "Gerekli şartları taşıyıp da kooperatife
ortak olmak isteyenler, yazılı olarak yönetim kuruluna başvururlar. Bu başvuru
yazısına 10’uncu maddede belirtilen ortaklık şartlarının taşındığını gösteren
belgeler eklenir. Ayrıca, bu başvuruda anasözleşmenin tüm hükümlerinin ve
getirilen yükümlülüklerinin kabul edildiği açıkça belirtilir. Ortaklığa kabul
yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşir. Yönetim kurulu, ortaklar ile ortak
olmak için başvuranların 10’uncu maddede gösterilen şartları taşıyıp
taşımadığını araştırmak zorundadır..." düzenlemesi yer almaktadır.
Ayrıca Kanunun Ek 2 nci maddesine göre ise, bu düzenlemeye aykırı hareket eden
kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyelerinin altı aya kadar hapis
ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı ve
"Genel kurul toplantılarına katılma
hakkı" başlıklı 26 ncı maddesinde "Üç ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma
hakkına sahiptir..." düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen
düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, yönetim kurulu kararı ile ortaklığa
kabulun gerçekleştiği, ancak yönetim kurulunun ortaklığa kabul ederken ortaklık
şartlarının sağlanıp sağlanmadığını araştırma yükümlülüğü olduğu, genel
kuruldan 3 ay önce ortak olanlar hariç her ortağın genel kurula katılabileceği
anlaşılmaktadır. Diğer taraftan ortaklığa kabul edilenler için ortaklık
şartlarının sağlanıp sağlanmadığının araştırılmamışsa yönetim kurulu üyelerinin
cezai sorumluluğunun doğabileceğinden bu konunun ayrı bir inceleme ile
araştırılması gerektiği mütalaa edilmektedir.
Ayrıca
Bakanlığımızca çıkarılan "Kooperatiflerin
Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi Görevlendirilmesi" başlıklı
2017/1 sayılı Genelge'nin "Temsilcinin
toplantı öncesi görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 15 nci maddesinde, "...Toplantı açılmadan önce temsilci tarafından aşağıdaki işlemler
yapılır. a) Toplantı çağrısının Kanuna ve anasözleşme hükümlerine uygun yapılıp
yapılmadığı, b) Ortaklar listesinin Tüzük ve anasözleşme hükümleri uyarınca
hazırlanıp hazırlanmadığı, c) Ortaklar listesini imzalayanların; kimlik,
ortaklık ve varsa temsile ilişkin belgelerini ibraz edip etmedikleri, ç)
Toplantıya katılma hakkına sahip ortakları gösterir listenin, ortaklar veya
temsilcisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, d) Temsilci tarafından imzalanan
listenin görünür şekilde asılıp asılmadığı, e) Toplantıya asaleten ve vekâleten
katılanların sayısının rakamla ve yazıyla toplantı tutanağında yer alıp
almadığı, incelenir. (3) Toplantı yeter sayısı, ilan edilen toplantı saatinden
sonra en az bir saat olmak üzere makul bir süre beklenmesine rağmen
sağlanamamışsa, temsilci genel kurulu toplantıya çağıran yetkililer ile
tutanağı düzenleyerek toplantı yerinden ayrılır. (4) Temsilci, imza sırasında ortakların
ya da temsilcilerinin kimliklerinin ve temsil belgelerinin ibrazı işlemini
takip eder ve gerektiğinde uyarılarda bulunur. Ancak, şikâyet veya ihbar
olduğunda ya da kuşku duyulduğunda kimlik denetimini bizzat yapar. Ayrıca,
temsile ilişkin hükümleri açıklayarak, ıslak imzası bulunmayan temsil
belgelerinin geçersiz olduğunu ve temsil edilenin aynı genel kurul için farklı
kişilere temsil yetkisi vermesi halinde ise temsil edilemeyeceğini belirtir.
(5) Temsil belgesinde; temsil yetkisi veren ortağın adı, soyadı ve imzası,
temsilcinin adı ve soyadı, temsilci ortaklık sıfatına haiz değilse; ortağın
birinci derece kan ve kayın hısmı (ortağın eşi, annesi, babası, çocuğu gibi)
olup olmadığına dair bilgi, temsil belgesinin ait olduğu genel kurul bilgileri,
temsil yetkisinin kapsamında yer alır. (6) Anasözleşmedeki hükme binaen ölen
ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanmış olması
ve bir temsilciyi üç ay içinde veraset ilamı ile birlikte kooperatife
bildirmeleri halinde ortaklığa ilişkin hak ve vecibeler temsilci aracılığıyla
yürütülür. (7) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların hak ve
yükümlülükleri devam ettiğinden genel kurula katılma, seçme ve seçilme
haklarını kullanmaları sağlanır. (8) Genel kurul toplantısının yönetiminin,
ortaklar veya üst kuruluş temsilcilerinden seçilen başkan ve üyeler tarafından
yürütülmesine dikkat edilir ve divan heyetinin seçimi titizlikle izlenir.
Temsilci, genel kurul toplantısının sevk ve idaresine müdahalede bulunmaz,
ancak gerektiğinde divan başkanını ve genel kurulu uyarıp yol gösterir ve
açıklamalarda bulunur..." ve "Temsilcinin
toplantı sırasındaki görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 17 nci
maddesinin 1 nci fıkrasında, "Temsilci;
genel kurulda, toplantıyla ilgili olarak kendisine sorulan soruları
cevaplandırır, toplantının ilgili Kanunlar, anasözleşmeler ve diğer mevzuata
uygun olarak yürütülmesini sağlamak üzere gereken açıklamaları yapar";
17 nci fıkrasında ise, "İlgili
kanunlar, anasözleşmeler ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan
işlemler hakkında temsilci tarafından tutanağa şerh düşülür."
düzenlemeleri bulunmaktadır.
Bu itibarla
bakanlık temsilcisinin yukarıda yer verilen düzenlemelere uygun olarak
toplantıya nezaret etmesi, bahsi geçen hususlar ve ilgili mevzuat hükümleri
hakkında genel kurulu bilgilendirmesi ve varsa Kanuna, anasözleşmeye ve
iyiniyet kurallarına aykırı olarak yapılan işlemler hakkında tutanağa şerh
düşmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
…………..…
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Sayın ………….'ın Dilekçesi |
|
…………….
VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi : 23.03.2022 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgi yazınızda, Sayın ……………'ın
Müdürlüğünüze hitaben yazdığı dilekçesinde " ……………….. İşletme
Kooperatifi"nin Denetim Kurulu üyelerinden biri olduğu, bu doğrultuda denetçi
sıfatıyla denetim yapmak için gerekli olan bazı bilgi ve belgelerin mail
ortamında alınıp alınamayacağı ile kooperatif ortaklarının kooperatife ait
kiralık dükkanlarla veya diğer gelir kaynaklarıyla ilgili bilgi taleplerinin
karşılanıp karşılanamayacağı hususlarında dilekçe sahibine cevap verilebilmesi
için Bakanlığımızın görüşü talep edilmektedir.
Bilindiği üzere 1163
sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 65'inci maddesine göre denetçi, genel kurul
namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik eder. Kanunun
"İnceleme yükümlülüğü" başlıklı 66'ıncı maddesinde ise:
"Denetçiler, işletme hesabıyla bilançonun
defterlerle uygunluk halinde bulunup bulunmadığını, defterlerin düzenli bir
surette tutulup tutulmadığını ve işletmenin neticeleriyle mameleki hakkında
uyulması gerekli olan hükümlere göre işlem yapılıp yapılmadığını incelemekle
yükümlüdürler. Ortakların şahsan sorumlu veya ek ödeme ile yükümlü olan
kooperatiflerde denetçiler, ortaklar listesinin usulüne uygun olarak tutulup
tutulmadığını da incelemek zorundadırlar.
Yöneticiler,
bu maksatla denetçilere defterleri ve belgeleri verirler. Denetçilerin
istekleri üzerine müfredat defteri ve bu defterin hangi esaslara göre
düzenlendiği ve istenilen her konu hakkında bilgi verilir.
Ortaklar
gerekli gördükleri hususlarda denetçilerin dikkatini çekmeye ve açıklama
yapılmasını istemeye yetkilidirler." hükmüne yer
verilerek, denetçi tarafından yapılacak incelemenin kapsamı belirtildikten
sonra bu inceleme esnasında yöneticilerin denetçiye yardımcı olma yükümlülüğüne
değinilmiştir. Kanunu'nun 67'inci maddesinde ise "Denetçiler her yıl yazılı bir raporla beraber tekliflerini genel kurula
sunmaya mecburdurlar. Denetçiler, görevleri çerçevesinde işlerin yürütülmesinde
gördükleri noksanlıkları, kanun veya anasözleşmeye aykırı hareketleri bundan
sorumlu olanların bağlı bulundukları organa ve gerekli hallerde aynı zamanda
genel kurula haber vermekle yükümlüdürler." denilerek denetçilerin
sorumluluklarına değinilmiştir.
Diğer taraftan
Kooperatifler Kanunu'nun 68'inci maddesinde "Denetçiler, görevleri sırasında öğrendikleri ve açıklanmasında
kooperatifin veya ortakların şahısları için zarar umulan hususları kooperatif
ortaklarına ve üçüncü şahıslara açıklayamazlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme aykırı hareket eden denetçilerin
hukuki ve cezai sorumluluları doğabilmektedir. Bu doğrultuda, kooperatif iş ve
işlemlerine ait bilgi ve belgelerin yönetimce denetçilerin incelemesine
sunulması fakat denetçilerin inceleme sonucunda edindikleri bilgiyi paylaşma ve
raporlama hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermeleri, bu esnada 6698 sayılı
Kişisel Verilerin Korunması Kanuna göre
kişisel veri sayılabilecek bilgilerin de (Türkiye Cumhuriyeti Kimlik
Numarası gibi) paylaşılmaması gerekmektedir.
Sonuç olarak, denetimin
her aşamasında yönetim kurulunun denetçilere yardımcı olarak gerekli kolaylığı
sağlaması, talep edilen bilgi ve belgeyi paylaşması kanuni bir zorunluluktur.
Bu doğrultuda; kooperatif denetçileri tarafından kooperatif yönetimince temin
edilen bilgi ve belgeler üzerinden inceleme yapılması, kooperatifçe zorunlu
olarak tutulması gereken defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığının
denetlenmesi, bu defterler kayıtlarına göre kooperatif ortaklarının tespit
edilmesi, kooperatife ait malvarlıkları ile diğer gelir kaynaklarının ilgili
belgeler eşliğinde değerlendirilmesi, varsa ortakların açıklama yapılmasını
istedikleri konuların araştırılarak bilgi verilmesi, yapılan bu incelemeler ve
değerlendirmeler sonucunda denetçiler tarafından yıllık raporun hazırlanarak
genel kurula sunulması ve bir örneğinin Ticaret İl Müdürlüğüne verilmesi
zorunludur.
Bilgi ve gereğini rica
ederim.
…………………………
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Belediyelerin Ortaklığı Hk |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 29.11.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazınızda, ….. Belediye Başkanlığı, ….. Müdürlüğünden alınan yazıda, ilçede
kurulması planlanan Eğitim ve Hizmet Kooperatifine belediyelerin ortak olup
olamayacağı ile ilgili görüş talep edildiği belirtilerek, Bakanlığımızdan
belediyelerin kooperatife ortaklığı hakkında görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Ortaklığa
girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8 inci maddesinde, "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni
hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir...Yönetim Kurulu; ortaklar
ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık
şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır..."
düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca "Tüzel
Kişilerin Ortaklığı" başlıklı 9 uncu maddesinde; "Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları
bakımından ilgilendikleri kooperatiflerin kuruluşlarına yardımcı olabilir,
önderlik edebilir ve ortak olabilirler." hükmü bulunmaktadır. Ayrıca
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Mahalli
İdarelerde Özelleştirme Uygulamaları" başlıklı 26 ncı maddesinde "Belediyeler ve diğer mahalli idareler
ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak
üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye
katılımında bulunması, Cumhurbaşkanının iznine tabidir." düzenlemesi
bulunmaktadır.
Yukarıda yer
verilen mevzuat hükümlerine göre, belediyelerin, kooperatiflerin
anasözleşmesinde düzenlenmiş olan amaç ve faaliyet konuları ile ilgili olması,
anasözleşmede yer alan ortaklık şartlarını sağlaması ve Cumhurbaşkanlığından
izin alınması koşuluyla kooperatiflere ortak olmasında herhangi bir engel
olmadığı mütalaa edilmektedir.
Söz konusu iznin Belediyelerce alınması süreci
ise, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel
Müdürlüğü nezdinde yürütülmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
…………..…
Bakan a.
Genel Müdür
T.C.
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-210.02 |
|
|
Konu |
: |
Görüş Talebi |
|
Sayın
…………….
İlgi : 04.03.2022 tarihli başvurunuz.
İlgi kayıtlı yazınızda,
site işletme kooperatifinizin ortaklarının konut maliklerinden oluştuğu,
kooperatif genel kurul toplantılarında her ortağın bir oy hakkına haiz olması
nedeniyle birden fazla paya sahip (birden fazla konuta sahip) ortakların
vekaleten dahi sahip oldukları ikinci payları için oy kullanamadıkları, ancak
başka bir ortak adına vekaleten oy kullanılabildiği belirtilerek, birden fazla
konuta sahip olunması nedeniyle birden fazla paya sahip ortakların her payın
bir oyla temsil edilmesi, temsilde eşitlik ve temsilde adalet ilkeleri
doğrultusunda ikinci payların vekalet yoluyla temsil edilerek oy kullanılması
görüşünün hakim olduğu ve bu konuda doğru uygulamanın yapılmasını teminen Bakanlığın
görüşü talep edilmiştir.
Bilindiği üzere, 1163
sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1 inci
maddesinde "Tüzel kişiği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik
menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve
parasal katkılarıyla karşılıklı yardımi dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp
korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve
değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir." tanımına yer
verilmiştir.
Uluslararası
Kooperatifler Birliği tarafından kabul edilen 7 evrensel kooperatifçilik ilkesi
içinde sayılan "Ortağın Demokratik Yönetim İlkesi"; kooperatiflerin
ortakları tarafından yönetilen demokratik kuruluşlar olduğunu, ortakların
kooperatif politikalarını oluşturmada ve karar alınmasında aktif ve eşit
haklarla rol oynadığını, bu nedenle koopratiflerde ortağın sermayeden daha
önemli bir faktör olduğunu ifade etmektedir. Zira, ortakların paya bakılmaksızın eşit oy hakkına sahip
olması, eşit seçme ve seçilme hakkını da beraberinde getiren önemli bir
unsurdur.
Kooperatiflerde ortağın
demokratik yönetim ilkesi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Oy
Hakkı" başlıklı 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya
sahiptir." hükmü, "Temsil" başlıklı 49 uncu maddesinin
birinci fıkrasında yer alan "Anasözleşmende
açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle Genel
Kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak
Genel Kurulda birden fazla ortağı temsil edemez." hükmü ve kooperatif
anasözleşmesinin "Oy Hakkı ve Temsil" başlıklı maddesinde yer alan
"Her ortak yalnız bir oya sahip olup
yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağı, oyunu kullanmak
üzere temsilci tayin edebilir" hükmünde de açıkça düzenlenerek hukuki
dayanağa kavuşmuştur.
Kanun ve anasözleşmenin
ilgili maddelerinde yer alan hükümler doğrultusunda kooperatiflerde demokratik
yönetim; oy hakkının, sahip olunan paya değil ortaklık esası ile
ilişkilendirilmesi ile güvence altına alınmış, oy kullanmak üzere temsilci
tayin edilmesi imkanı ile de genel kurula çeşitli sebeplerle katılamayacak olan
ortakların oy kullanma haklarından mahrum kalması önlenerek genel kurulda
alınan kararlara temsilen katılımları sağlanmıştır.
Bu bağlamda, birden fazla
paya sahip olmasına bakılmaksızın genel kurul toplantılarında her ortağın
yalnız bir oya sahip olduğunun bilinmesi ve uygulamaların buna göre yapılması,
aksi durumun kanun ve anasözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceği
değerlendirilmektedir.
Bilgi edinilmesini rica
ederim.
…………………
Bakan
a.
Genel
Müdür Yardımcısı
|
T.C. |
|
Sayı |
: |
96968930-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Bilgi talebi |
|
Sayın……………
İlgi : 11.05.2016 tarihli başvurunuz.
İlgi
dilekçenizde; 2010 yılında tasfiyeye giren Kooperatifinizin uhdesinde ev ve
arsaların olduğu, devam eden davalarının bulunduğu, 2015 yılında yapılan genel
kurulda ortakların gayrimenkullerin satılmaması yönünde karar aldığı ve
dolayısıyla Kooperatifin tasfiyesinin tamamlanmasının bu aşamada imkânsız hale
geldiğinden bahisle tasfiyeden dönülüp dönülemeyeceğine ya da birleşme
suretiyle dağılmanın mümkün olup olmadığına ilişkin Bakanlığımızdan görüş talep
edilmiştir.
Öncelikli
olarak tasfiyeden dönülmesi kararının alınıp alınamayacağı hususuna ilişkin,
1163 sayılı Kooperatifler Kanununda konuyla ilgili bir hüküm bulunmadığından
aynı Kanunun 98 inci maddesi yollaması ile Türk Ticaret Kanununun anonim şirket
hükümlerine gidilmesi gerekmektedir. Buna göre; 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanununun “Tasfiyeden dönülmesi” başlıklı 548 inci maddesinde konu “Şirket süresinin dolmasıyla veya genel
kurul kararıyla sona ermiş ise pay sahipleri arasında şirket malvarlığının
dağıtımına başlanılmış olmadıkça, genel kurul şirketin devam etmesini
kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile
alınması gerekir. Esas sözleşme ile bu nisap ağırlaştırılabilir ve başkaca
önlemler öngörülebilir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını
tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir.”
şeklinde düzenlenmektedir.
Bu
çerçevede; tasfiyeden dönülmesi halinde kooperatif normal işleyişine devam
edebilecek ve anasözleşmesinde yer alan amaç ve faaliyet konuları çerçevesinde
iş ve işlemlerini yürütebilecektir. Ayrıca tasfiyeden dönülmesi durumunda
mevcut yönetim kurulunun süresi dolana kadar görevini devam ettirmesinde de bir
sakınca bulunmadığı düşünülmektedir.
Öte
yandan, ilgi dilekçenizde yer alan hususlardan olan birleşme suretiyle dağılma
durumunda ise her ne kadar konuya ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda
hüküm bulunsa da (KK 84. md), sonraki tarihli 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
yeni hükümler öngördüğünden, bu hükümlerin uygulanması gerekecektir. Buna göre
Türk Ticaret Kanununun “İlke” başlıklı 136 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında
birleşme tanımlanmakta ve birleşmenin devrolunan şirketin malvarlığı
karşılığında bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının devrolunan
şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesi ile gerçekleşeceği
belirtilmektedir. Tanım bu şekilde olmakla birlikte Kanunun “Geçerli
birleşmeler” başlıklı 137 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında da kooperatiflerin
kooperatiflerle, sermaye şirketleriyle ve devralan şirket olmak şartı ile şahıs
şirketleriyle birleşebileceği düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra yine Kanunun
“Tasfiye halindeki bir şirketin birleşmeye katılması” başlıklı 138 inci
maddesinin 1 inci fıkrasında tasfiye halindeki bir şirketin malvarlığının
dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla birleşmeye
katılabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla hükümler birlikte
değerlendirildiğinde kooperatifinizin tasfiyeden dönerek başka bir kooperatifle
bütün aktif ve pasiflerini devretmek suretiyle birleşebileceği ya da tasfiyeden
dönmeden malvarlığının dağıtımına başlanmamışsa yine devrolunmak suretiyle
birleşebileceği görülmektedir. Ayrıca yine hükümlerden anlaşılacağı üzere
kooperatifinizin ortakları başka bir işleme gerek olmaksızın birleşme ile
kendiliğinden devralan kooperatifin ortağı olacaklardır. Birleşmeyle
kooperatifiniz bütün malvarlığını bir bütün halinde devredecek ve bu şekilde
sona ererek ticaret sicilinden silinecektir (TTK 136/4 md.).
Bu
itibarla; tasfiye halindeki Kooperatifinizin ticari faaliyetine devam
edebilmesi için Türk Ticaret Kanununun 548 inci maddesi uyarınca tasfiyeden
dönebileceği mütalaa edilmekle birlikte, yine Türk Ticaret Kanununun ilgili
hükümlerine göre yapılacak birleşme işlemi ile de başka bir kooperatife
devrolunarak ticari hayatına devam edebileceği düşünülmektedir.
Bilginizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür
|
T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI |
|
Sayı |
: |
96968930-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Birleşme |
|
Sayın
……………
İlgi :
Bila tarihli dilekçeniz.
İlgi
dilekçenizde ortağı olduğunuz T.H.S.S. ….. Konut Yapı Kooperatifinin 03/10/2015 tarihli olağan genel kurulunda
alınan kararla ….. Site İşletme Kooperatifine birleşmek suretiyle devrolduğu
belirtilmiş olup, ….. Ticaret Sicili Müdürlüğünce de yapılan tescil neticesinde
T.H.S.S. ….. Konut Yapı Kooperatifinin ticaret siciliden terkin edildiği ancak
birleşme işleminin TTK'nın 145, 146 ve 147 inci maddelerine uyulmayarak
yapıldığı ve dolayısıyla işlemin geçersiz olduğundan bahisle yapılan birleşme
işlemi ve neticelerine ilişkin Bakanlığımızdan görüş talep edilmiştir.
6102
sayılı Türk Ticaret Kanunun 136 ile 158 inci maddeleri arasında şirketlerin
birleşme işlemlerinin nasıl yapılacağı düzenlenmiş ve Kanunla bir kooperatifin
bir kooperatifle birleşmesine de imkan tanımıştır. Buna göre
birleşme işleminin gerçekleştirilebilmesi için Kanunun emrettiği
hükümlerin uygulanması gerekir.
Bir
kooperatifin, başka kooperatifle birleşmesinde ilgi dilekçenizde
uygulanmadığını belirttiğiniz TTK'nın
145, 146 ve 147 inci maddeleri birleşme işleminin olmazsa olmaz
maddeleridir. Buna göre söz konusu maddeler uygulanmadan yapılan bir birleşme
işleminin tescili mümkün değildir.
…
Ticaret Sicili Müdürlüğünce yapılan birleşmenin tescili işleminde her iki
kooperatiften de istenilmesi gereken evrak Ticaret Sicil Yönetmeliğinin
"Başvuru ve belgeler" başlıklı 126 ncı maddesinde belirtilmiştir. Söz
konusu maddeye göre TTK'nın 145, 146 ve 147 inci maddeleri uygulanması
suretiyle hazırlanması gereken birleşme sözleşmesi ve birleşme raporlarının
ilgili sicil müdürlüğüne sunulması gerekmekte olup bu belgelerin eksikliği
halinde tescil işleminin yapılmamasının gerektiği düşünülmektedir.
Söz
konusu belgeler ibraz edilmeden tescil işlemini gerçekleştiren Sicil
Müdürlüğüne ilişkin olarak 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin (ç) bendine
göre ilgili mercii İç Ticaret Genel Müdürlüğü olduğundan, konunun anılan Genel
Müdürlükçe değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Bilginizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-210.02 |
|
|
Konu |
: |
Görüş Talebi |
|
…………..
KADIN GİRİŞİMİ ÜRETİM VE İŞLETME KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİNE
İlgi : 24.05.2022 tarihli ve ….. sayılı yazısı.
İlgi
yazınızda özetle, Birlik ortaklık şartlarında "işletme kooperatifi
olmak" ibaresi nedeniyle kadınlar tarafından kurulan farklı türdeki
kooperatiflerin birliğe ortak olamaması nedeniyle birlik ortaklık şartlarının
"ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan işletme kooperatifi veya
ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan eğitim, üretim ve pazarlama,
araştırma kooperatifi olmak" ifadesi ile değiştirilmesi, farklı türde
olması nedeniyle birliğe ortak olamayan ve ancak ortaklarının tamamı yada çoğunluğu
kadın olan kooperatiflere "fahri ortaklık" statüsünün verilip
verilemeyeceği, birliğe ortak olmak isteyen kooperatiflerin ortaklığa katılım
için ödemekle yükümlü olduğu sermaye payının ödenme şartının anasözleşme
değişikliği yapılarak genel kurul kararıyla 5 yıla çıkarılmasının mümkün olup
olmadığı ve birlik ortaklığına katılmak için ödenmesi gereken sermaye payının
taksitlerinin gecikmesi durumunda nasıl bir uygulama yapılacağı, birlik olarak
açılması planlanan şubelerin coğrafi olarak yakın olan illerde, bölgesel
şubeler açılıp açılamayacağı, şube açılması durumunda il veya bölge
şubelerindeki temsilcilerin birlik üyesi kooperatiflerden seçilmesinin zorunlu
olup olmadığı ve yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin birlikte
müdür/personel olarak görevlendirilmesi durumunda SGK kaydı ile mi çalışacağı
ve bunun kararın genel kurulda mı alınması gerektiği hususlarında bilgi talep
edilmektedir.
1) Birlik ortaklık
şartlarında "işletme kooperatifi olmak" ibaresi nedeniyle kadınlar
tarafından kurulan farklı türdeki kooperatiflerin birliğe ortak olamaması
nedeniyle birlik ortaklık şartlarının "ortaklarının çoğunluğu kadınlardan
oluşan işletme kooperatifi veya ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan
eğitim, üretim ve pazarlama, araştırma kooperatifi olmak" ifadesi ile
değiştirilmesi, farklı türde olması nedeniyle birliğe ortak olamayan
ortaklarının tamamı yada çoğunluğu kadın olan kooperatiflere "fahri
ortaklık" statüsünün verilip verilemeyeceği hususunda;
Bilindiği
üzerei, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun “Kooperatif Birlikleri"
başlıklı 72 nci maddesinde "Konuları
aynı veya birbiriyle ilgili nitelikte olan 7 veya daha çok kooperatif
tarafından birlikler kurulabileceği anasözleşmelerinde tespit edilebilir."
hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 93 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer
alan "Ortaklarının çoğunluğu
kadınlardan oluşan ve kadın emeğinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan
kooperatifler.." hükmün ifadesinden yola çıkarak, birliğe ortak olacak
kooperatiflerin ortaklık şartlarının birlik anasözleşmesinde tür bazında ayrı
ayrı belirtilmesi yerine kanun metninde yer alan "Ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğinin
değerlendirilmesi amacıyla kurulan kooperatifler.." şeklinde
düzenlenmesi, madde metninin kooperatif türünden ziyade kadınlar tarafından
kurulan ve kadın emeğinin değerlendirilmesine odaklanan kooperatiflere hitap
edebileceği düşünülmektedir.
Fahri
ortaklık hususunda ise; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa
girme şartları ve ortaklık sayısı" başlıklı 8 inci maddesi de dahil olmak
üzere mevzuat kapsamında fahri ortaklığa ilişkin herhangi bir hüküm
bulunmamaktadır. Zira Kooperatifler Kanunu'nun 23 üncü maddesinde de açıkça
hüküm altına alındığı üzere "Ortaklar
kooperatifler kanununun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde
eşittirler." Dolayısıyla, fahri ortaklık gibi ortaklık sıfatını ve
sorumluluklarını farklılaştırmaya yönelik ayrıca bir ortaklık türünün
oluşturulmasının uygulamada yeri bulunmamaktadır.
2)Birliğe ortak olmak
isteyen kooperatiflerin ortaklığa katılım için ödemekle yükümlü olduğu sermaye
payının ödenme şartının anasözleşme değişikliği yapılarak genel kurul kararıyla
5 yıla çıkarılmasının mümkün olup olmadığı ve birlik ortaklığına katılmak için
ödenmesi gereken sermaye payının taksitlerinin gecikmesi durumunda nasıl bir
uygulama yapılacağı hususunda;
1163
sayılı Kooperatifler Kanunu'nun
"Mecburi hükümler" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının dördüncü bendinde "Ortakların
pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4
nün peşin ödenmesi" hususu yer almaktadır. Kooperatif kuruluş
aşamasında kurucu ortaklar tarafından taahhüt edilen nakdi sermayenin 1/4'ünün
peşin olarak ödeneceği düzenlenmekle birlikte, geri kalan 3/4'lük kısmın ödeme
süresine ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Anonim Şirket
Hükümlerine Atıf" başlıklı 98 inci maddesinde yer alan "Bu kanunda aksine açıklama olmayan
hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümler
uygulanır." hükmü yollaması ile 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci
fıkrasında düzenlenen "Nakden
taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmibeşi tescilden
önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir."
hükmü gereği, kalan sermaye payının tescili izleyen 24 ay içinde ödenmesi
gerekmektedir. Bahse konu ödemeler yine aynı kanununun 345 inci maddesinin
birinci fıkrasında düzenlenen "Nakdî
ödemeler, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa bağlı bir
bankada, kurulmakta olan şirket adına açılacak özel bir hesaba, sadece şirketin
kullanabileceği şekilde yatırılır. .." hükmü gereği kurulmakta olan
kooperatif adına açılacak banka hesabına ve sadece kooperatif tarafından
kullanılabilecek şekilde yatırılması gerekmektedir.
Sermaye
paylarının ödeme süresinin uzatılması hususunda; Kooperatif sermaye paylarının
ödemesine ilişkin usul, Kooperatifler Kanunu'nda anasözleşmede bulunması
gereken zorunlu maddeler arasında yer almaktadır. Gerek Kooperatifler
Kanunu'nda gerekse Türk Ticaret Kanunu'nda bahse konu payların ödeme oranları
tescil öncesi 1/4, tescil sonrası da 24 ay içinde ödenmek koşulu ile 3/4 olarak
belirlenmiştir. Kooperatifler Kanunu'nun 98 inci maddesi yollaması ile Türk
Ticaret Kanunu'nun "Emredici hükümler" başlıklı 340 ıncı maddesinde
yer alan "Esas sözleşme, bu Kanunun
anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin
verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı
esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar."
hükmüne binaen, anasözleşmede genel kurul kararı ile sermaye paylarının ödemesi
sürelerinin genel kurul kararı ile anasözleşme değişikliği yapılarak 5 yıla
çıkarılması, anasözleşmede yer alan sermaye paylarının ödenmesi hükümlerinin
emredici hüküm niteliğinde olması ve bu hükmün değiştirilebileceğine ilişkin
kanunda açıkça bir iznin bulunmaması nedeniyle mümkün bulunmamaktadır.
Kooperatife
sermaye payını zamanında ödenmemesi hususunda ise; yine 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun
"Ortaklık payları ve şahsi alacaklar" başlıklı 19 uncu maddesinde yer
alan "Kooperatife giren her şahıstan
en az bir ortaklık payı alınması gerekir." hükmü ile aynı kanunun
"Süre ve ortaklığın yok olması" başlıklı 27 nci maddesinde yer alan "Ortakların yüklendikleri paylar için
ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye
yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden
yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve
münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe
uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine
getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının,
anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını
gerektirmez." hükmü gereği, kooperatif tarafından ödeme usulü ve
süresi kanunda açıkça belirlenen sermaye payı ödemesini zamanında ödemeyen
borçlu ortak hakkında çıkarılma işlemlerini başlatabilmesi veya icra takibi
yapabilmesi için sermaye payı alacağının, son ödeme gününden itibaren
anasözleşmede belirlenen gecikme süresinin de geçmiş olması başka bir ifade ile
borcun muaccel hale gelmiş olması gerekmektedir.
Borcun
muaccel hale gelmesiyle birlikte kooperatif tarafından ortağa borcun temin
edilerek ödenebilmesi için uygun görülen münasip bir süre ile yazılı veya
taahhütlü mektupla ihtar gönderilmesi, ilk ihtarda belirlenen süre içinde
muaccel hale gelmiş olan borcunu ödemeyen ortağa aynı usulle ikinci bir ihtar
gönderilerek bir aylık ödeme süresi verilmesi gerekmektedir. İkinci ihtarda
verilen bir aylık süre içinde de ortağın muaccel olan sermaye payı borcunu
ödememesi durumunda Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklıktan çıkarılma
esasları ve itiraz başlıklı" 16 ncı maddesinde yer alan "(1)(Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 -
3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler
anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen
sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. (2)Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim
kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın
genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da
yetkili kılabilir.(3)Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği
gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa
tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ
tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar,
yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da
itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim
kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel
kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine
itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı
itiraz davası hakkı saklıdır. (4)Üç aylık süre içinde, genel kurula veya
mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.
(5)(Ek: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen
ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve
yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder."
hükmü uygulanacaktır.
Bahse
konu hükmün ikinci fıkrası gereği ortaklıktan düşme kararı, anasözleşme ile
yetkili kılınmışsa Yönetim Kurulu, eğer böyle bir yetki verilmemişse Genel
Kurul kararı ile verilmesi uygun değerlendirilmektedir. Zira her ne kadar kanun
metninde ortaklığın kendiliğinden düşeceği ifade edilmişse de konuya ilişkin
verilen Yargıtay içtihatları ile düşme için karar alınması gerekliliği
uygulamada hâsıl olmuştur. Bahse konu çıkarılma kararının ortağa tebliği ve
ortağın itiraz hakkının kullanılmasına ilişkin ise yine 16 ncı maddenin üçüncü,
dördüncü ve beşinci fıkraları amir hüküm olarak uygulanacaktır.
3) Birlik olarak açılması
planlanan şubelerin coğrafi olarak yakın olan illerde, bölgesel şubeler açılıp
açılamayacağı hususu;
1163
sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “İzin verme, tescil ve ilan” başlıklı 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasının onuncu bendinde yer alan “Kooperatifin
şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında
şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle
bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.” hükmü gereği
kooperatiflerin gerekli gördükleri hallerde ülke içi veya dışında şube
açmalarına kanunen cevaz verilmektedir. Bununla birlikte, gerek Kooperatifler
Kanunu’nda gerekse Türk Ticaret Kanunu’nda şube açma usul ve esaslarına ilişkin
ayrıca bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu hususta ayrıntılı düzenlemelerin
yer aldığı Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 118 inci maddesinin birinci
fıkrasında düzenlenen, “Bir ticari
işletmeye bağlı olup ister merkezinin bulunduğu sicil çevresi içerisinde
isterse başka bir sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya
muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai veya ticari
faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şubedir.” hükmü ile 5174
sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 9
uncu maddesinde yer alan “(1)Ticaret
siciline kayıtlı tacirler ve 5 inci maddeye göre sanayici ve deniz taciri
sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişiler ile bunların şubeleri ve fabrikaları,
bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadırlar. (2)Bir merkeze bağlı olduğu
halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde
olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi
merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî
faaliyet ve ticarî muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanunun
uygulanması bakımından şube sayılır.” hükümlerinin uygulanması
gerekmektedir.
Bahse
konu mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, farklı pazarlara ulaşmak
amacıyla kurulacak olan kooperatif şubelerinin bulundukları yerin ticaret
siciline tescil ve ilân edilmesinin yanı sıra ticaret veya sanayi odasına
kaydolması koşullarını sağlaması ile kooperatif merkezinden farklı bir coğrafi
mahalde ve mekânda faaliyet göstermesi imkan dahilindedir.
4) Şube açılması
durumunda il veya bölge şubelerindeki temsilcilerin birlik üyesi
kooperatiflerden seçilmesinin zorunlu olup olmadığı, şubeye
yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin birlikte müdür/personel olarak
görevlendirilmesi durumunda SGK kaydının gerekip gerekmediği ve bu kararın
genel kurulda mı alınması gerektiği hususu;
Merkezden
farklı bir mahal veya mekânda faaliyet gösterecek olan kooperatif şubelerinin
üçüncü kişilerle hukukî işlem yapabilmek için ayrı yönetim ve personele sahip
olması gerekmektedir. Bu kapsamda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun yönetim
ve temsil hususlarını düzenleyen “Yetkilerin devri” başlıklı 58 inci maddesinde
yer alan “Anasözleşme, Genel Kurula veya
Yönetim Kuruluna, kooperatifin yönetimini ve temsilini kısmen veya tamamen
kooperatif ortağı bulunmaları şart olmıyan bir veya birkaç müdüre veya Yönetim
Kurulu üyesine tevdi etmek yetkisini verebilir.” hükmü gereği genellikle
ticarî mümessil şeklinde tezahür eden kooperatif şube yönetimi, kooperatifin
şubedeki daimî ve iradî temsilcisi konumundadır ve bahse konu kişilerin
kooperatif ortağı olma zorunluluğu bulunmamaktadır.
İlaveten,
aynı kanunun “Şümulu ve sınırlandırılması” başlıklı 59 uncu maddesinde yer alan
“(1)Temsile yetkili şahıslar kooperatif
namına onun amacının gerektirdiği bütün hukuki işlemleri yapabilir. (2)Bu
temsil yetkisinin sınırlandırılması iyi niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı
hiçbir hüküm ifade etmez. Temsil yetkisinin sadece esas müessesenin veya bir
şubenin işlerine hasrolunmasına veya kooperatif unvanının birlikte
kullanılmasına dair ticaret siciline tescil edilmiş olan kayıtlar saklıdır.
(3)Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini
yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan
kooperatif sorumludur. (4)(Ek: 6/10/1988 - 3476/15 md.) Kooperatiflerce
alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, tapu devri veya tapuya şerh
verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şarttır. (5)(Ek:
6/10/1988 - 3476/15 md.) Alınacak gayrimenkullün kooperatifin amacına uygun
olması gerekir. (6)(Ek: 6/10/1988 - 3476/15 md.) Yönetim kurulu üyeleri ve
kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına,
bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari
muamele yapamaz. (7)(Ek: 6/10/1988 - 3476/15 md.) Kooperatif ve üst
kuruluşlarca tanıtma ve ortak kaydetmek amacıyla yapılacak ilan, reklam ve
açıklamalar, eksik ve gerçeğe aykırı olamayacağı gibi, yanıltıcı bilgi ve
unsurlar taşıyamaz. (8)(Ek: 6/10/1988 - 3476/15 md.) Yönetim kurulu üyeleri ve
temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini
kullanamaz.” hükmüne binaen,
kooperatif şube yönetiminin yetkileri yapacakları iş ile sınırlı olup, bu
yetkinin ticaret siciline tescil edilerek verilmesi gerekmektedir.
Yönetim
kurulu üyelerinin şubelerde görevlendirilmesine ve SGK kaydının yapılıp
yapılamayacağı hususunda ise; yine 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Yönetim
Kuruluna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı “Üyelik şarlartı ve ücretleri”
başlıklı 56 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında yer alan “…(5) Yönetim kurulu üyelerinden bir veya
bir kaç kooperatifi temsil yetkisini haiz murahhas üye seçilebilir. Murahhas
üyelerin seçilmesi ve değiştirilmesi Ticaret Siciline tescil ettirilir. (6)
Yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı,
risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamaz. (Ek
cümle:21/10/2021-7339/6 md.) Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil
olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan
kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri, bunların ortağı olduğu üst kuruluşlarda
görev alsalar dahi yalnızca bir ücret veya huzur hakkı alabilirler.” hükümleri
uygulama alanı bulacaktır.
Madde
hükümleri değerlendirildiğinde, kooperatif şubelerinde yönetim kurulu
üyelerinin aynı kanunun 58 inci maddesinde düzenlenen anasözleşme ile bu konuda
genel kurula veya yönetim kuruluna yetki verilmiş olması şartıyla, murahhas üye
olarak seçilmesi ve temsil yetkisinin üçüncü kişiler nezdinde geçerli
olabilmesi için temsile yetkili kişilerin ve temsil sınırlarının ticaret
siciline tescil ettirme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda, kooperatif
yönetim kurulunun murahhas üye seçimine ve temsil yetkisinin nelerden ibaret
olduğuna ilişkin bir karar alması ve bu kararın noter tasdikli bir örneğini
tescil edilmek üzere ticaret sicili memurluğu tevdi etmesi gerekmektedir.
Kooperatif
şubesine temsilen yetkilendirilen yönetim kurulu üyesinin/üyelerinin SGK
kaydının yapılıp yapılamayacağı hususunda ise; Kooperatifler Kanunu'nun 56 inci
maddesinin altıncı fıkrası amir hüküm niteliğinde olacaktır. Bu kapsamda, 4857
sayılı İş Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan “Bir iş sözleşmesine dayanarak
çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut
tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında
kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.” hükmü ile aynı maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan “İşveren adına
hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere
işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve
yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.” hükmünden hareketle, “işveren” sıfatını haiz Kooperatifle,
“işveren vekili” sıfatını haiz Yönetim Kurulu arasında işçi-işveren ilişkisinin
bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kooperatif ile yönetim kurulu
arasındaki hukuki ilişki de iş akdi değil hizmet akdi olarak tesis edilmektedir.
Bu nedenle, yönetim kurulu üyeleri ile bu üyeler arasından seçilen temsil
yetkisini haiz murahhas üyeler ve müdürlere bu sıfatlarından ötürü kooperatif
tarafından sigorta yaptırılmasının, sigorta primi başta olmak üzere ihbar ve
kıdem tazminatı ödemesi yapılmasının kanuna aykırılık teşkil edeceği mütalaa
edilmektedir. Zira, yönetim kurulu üyelerine yapılacak ödemelerin neler
olacağının açıkça sayıldığı Kooperatifler Kanunu’nun 56 ncı maddesinin altıncı
fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu
üyeleri ile memurlarının, Kooperatifler Kanunu'nun ek 2/1 inci madde gereğince
fiilin önem ve mahiyetine göre üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden
beşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına
alınmıştır.
Bilgilerinize
rica ederim.
………………..
Bakan a.
Genel Müdür
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-210.02 |
|
|
Konu |
: |
Görüş Talebi |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 01.06.2022 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgi
kayıtlı yazınızda özetle, 05/10/2018 tarihinde kurulan ….. Karayolu Yolcu
Taşıma Kooperatifinin sadece 25/11/2021 tarihinde, 2018-2019 ve 2020 yılları
olağan genel kurul toplantısı düzenlemek üzere İl Müdürlüğünüze başvurduğu
ancak, toplantı, yasal çoğunluk sağlanamadığından düzenlenemediği belirtilerek
Kooperatifi dağılmış (Münfesih) sayılıp sayılamayacağı, dağılmış sayılacaksa
adı geçen kooperatif yönetim kurulunca, 2018-2019-2020 ve 2021 hesap yılları
olağan genel kurul toplantısı için temsilci bulundurulması talebinde
bulunulması halinde, mahkemeden ihya kararı getirmesi veya gündeme tasfiye
kararı eklenmesinin aranıp aranmayacağı hususunda bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, kooperatif genel kurul
toplantılarına ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Şekil"
başlıklı 45 inci maddesinin birinci fıkrasında
"Genel kurul olağan ve
gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi
sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. (Ek
cümle: 18/6/2017-7033/9 md.) Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça
yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak
olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması
şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla iki hesap dönemini
kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir." hükmü ile Karayolu
Yolcu Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Çağrının Şekli"
başlıklı 28 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "Çağrıda, birinci toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak
olan sonraki toplantının tarihi, saati ve yeri açıklanarak yeni bir bildirime
gerek kalmaksızın bir defada ortaklara duyuru yapılabilir. Toplantılar arasında
en az yedi en fazla otuz gün süre bulunması gerekir. Sürenin hesabında duyuru
ve toplantı günleri hesaba katılmaz." hükmü düzenlenmiştir. Bu
hükümlere ek olarak, aynı kanunun "Dağılma sebepleri" başlıklı 81
inci maddesinin altıncı fıkrasında "Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması
halinde" hükmü ile olağan genel kurul toplantılarını yapmayan
kooperatiflerin dağılma durumuna gireceği hüküm altına alınmıştır.
Bahse konu hükümler çerçevesinde yapılan
değerlendirmede, kooperatif yıllık olağan genel kurulunun hesap devresi
sonundan itibaren 6 ay içinde yapılmasının zorunlu olduğu, ancak süresi içinde
çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle toplantının yapılamaması halinde çağrıda ne
zaman yapılacağı duyurulmuş olan ikinci toplantının, ilk toplantı ile aralarında
en az yedi en fazla otuz gün olmak kaydıyla yapılması gerektiği uygun
değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, genel kurul toplantılarını kanunda
düzenlenen usule uygun şekilde süresi içinde yapmayan kooperatiflerin, ilgili
kanunda düzenlenen dağılma sebebine binaen bir genel kurul toplantısı yaparak
dağılma durumunun tespiti ile tasfiyesine karar verilmesi gerektiği mütalaa
edilmektedir.
İlaveten, genel
kurul toplantısının yapılmaması durumunda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Anonim Şirket
Hükümlerine Atıf" başlıklı 98 inci maddesinde yer alan "Bu kanunda aksine açıklama olmayan
hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümler
uygulanır." hükmü yollaması ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun
"Organların eksikliği" başlıklı 530 uncu maddesinin birinci
fıkrasında "Uzun süreden beri
şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel
kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret
Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret
mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle
getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme
şirketin feshine karar verir." hükmü kapsamında yetkili mahkemeden
kooperatifin durumunun düzeltilmesi için süre talep edilmesi, kooperatif
tarafından süresi içinde durumun düzeltilmesine ilişkin işlem yapılmaması
halinde mahkemenin kooperatifin feshine karar vermesinin de mümkün olduğu
düşünülmektedir.
Bilgilerinize rica
ederim.
………………..
Bakan a.
Genel
Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Denetim Kurulunun Olağanüstü
Genel Kurul Çağrısı Hk. |
|
Sayın
……………
İlgi :
03.11.2021 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgide yer alan
dilekçenizde, ….. Turizm Geliştirme Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı
olduğunuza, kooperatif denetim kurulunun 28.11.2021 tarihinde yapılmak üzere
olağanüstü genel kurul kararı alarak ortaklara genel kurul çağrısı yaptığına;
ancak kooperatifin olağan genel kurulunun yapılmış olduğu, yönetim kurulu
toplantı ve karar yeter sayısında bir eksiklik bulunmadığı ve ortakların
toplantıya ilişkin yönetim kuruluna herhangi bir çağrısı olmadığı sebepleriyle
denetim kurulunun toplantı çağrısının kanun ve anasözleşmeye aykırı olduğu
düşünüldüğüne yer verilmiş olup, ….. Ticaret İl Müdürlüğüne yapılacak genel
kurul başvurusunun dikkate alınmaması ve Bakanlığımızdan konu ile ilgili
görüşümüz talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Çağrıya
yetkisi olanlar" başlıklı 43 ncü maddesinde,"Yönetim kurulu veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer
bir organ ve gerektiğinde denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve
tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak
genel kurul yukarıda belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili
bakanlık genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptir."; 44 ncü
maddesinde "Dört ortaktan az olmamak
kaydıyle ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine Genel Kurul
toplantıya çağrılır. Yönetim kurulu bu isteği en az on gün içinde yerine
getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan
doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan
Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrılmadığı takdirde
istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu bizzat toplantıya
çağırma müsaadesi alabilirler."; "Rapor düzenlenmesi" başlıklı
67 nci maddesinde, "Denetçiler
her yıl yazılı bir raporla beraber tekliflerini genel kurula sunmaya
mecburdurlar. Denetçiler, görevleri çerçevesinde işlerin yürütülmesinde
gördükleri noksanlıkları, kanun veya anasözleşmeye aykırı hareketleri bundan
sorumlu olanların bağlı bulundukları organa ve gerekli hallerde aynı zamanda
genel kurula haber vermekle yükümlüdürler." düzenlemeleri
bulunmaktadır. Ayrıca Kanun'un "Cezai
Sorumluluk" başlıklı Ek 2 nci maddesinde, denetim kurulu
üyelerinin, "56 ncı maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 66 ncı maddeye, 67 nci
maddenin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket eden ve ek 3 üncü maddeye
aykırı uygulamaları araştırmayan kooperatif ve üst kuruluşlarının denetim
kurulu üyeleri bir aydan dokuz aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılırlar" düzenlemesi ile cezai
sorumluluklarının çerçevesi çizilmiştir.
Bunlara ek olarak
Turizm Geliştirme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Görevi ve Yetkileri" başlıklı 57 nci maddesinde, "Denetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri
şunlardır: 1) Yıllık bilanço ve sonuç hesaplarını inceleyerek bu husustaki
görüşlerini birlikte veya tek başına genel kurula bir raporla bildirmek, 2)
Kooperatif işlemlerinden bilgi edinmek ve gerekli kayıtların düzenli olarak
tutulmasını sağlamak amacıyla en az üç ayda bir defa kooperatifin defterlerini
incelemek, 3) En az üç ayda bir defa kooperatifin nakit mevcudu ile menkul
değerlerini kontrol etmek, 4) Bütçe, bilanço ve gelir-gider cetvelini
denetlemek, 5) Yönetim kurulunun ihmali halinde genel kurulu olağan veya
olağanüstü toplantıya davet etmek, 6) Yönetim kurulu üyelerinin kanun ve
anasözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun davranmalarına nezaret
etmek, 7) Yönetim kurulu üyelerinin gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarını
araştırmak, toplantı nisabının kaybedilmesi halinde boşalan bu üyeliklere
geciktirilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağırmak, 8) Kooperatif ortaklarının,
yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli hakkındaki şikâyetlerini
incelemek ve inceleme sonucu yıllık raporunda açıklamak, 9) Uygun gördükleri teklifleri
yönetim kurulu ve genel kurul toplantıları gündemine koydurmak. Denetim kurulu
üyeleri, görevleri çerçevesinde işlerin yürütülmesinde gördükleri
noksanlıkları, kanun ve anasözleşmeye aykırı hareketleri bundan sorumlu
olanların bağlı bulundukları organa ve gerekli hallerde aynı zamanda genel
kurula haber vermekle yükümlüdürler. Denetim kurulu üyeleri, kooperatifi genel
kurul toplantısına çağırma yetkisi hariç olmak üzere kendilerine kanun ve
anasözleşme ile verilen görev ve yetkileri, gerektiğinde tek başlarına da
kullanabilirler. Denetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu ve genel kurul
toplantılarına katılırlar. Ancak, yönetim kurulu toplantılarında oy
kullanamazlar..." "Üyeliğin
Boşalması" başlıklı 50 nci maddesinde, "...Yönetim kurulu toplantı nisabını kaybederse boşalan yönetim kurulu
üyeliklerine denetim kurulu tarafından geciktirilmeksizin yeteri kadar yedek
üye çağrılır. Yedek üyelerle de yönetim kurulunun tamamlanamaması halinde, eğer
yönetim kurulu toplantı nisabını kaybetmemişse, kanuni şartları haiz birini
geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar.
Onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar. Yönetim kurulu toplantı
nisabının altına düşmüşse, denetim kurulu tarafından seçimler yapılmak üzere
derhal genel kurul toplantıya çağrılır." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Diğer yandan,
Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi Görevlendirilmesine
ilişkin usul ve esasları düzenleyen Bakanlığımızca yayımlanan 2017/1 sayılı
Genelgenin, "Temsilci talebi"
başlıklı 5 nci maddesinde, "Kooperatiflerce
genel kurul toplantıları için temsilci görevlendirilmesi talebinde bulunulması
zorunludur. Temsilci görevlendirilmesi başvurularında; a) Bu genelge ekinde yer
alan başvuru formu b) Çağrı için alınan kararın örneği (görev süresi sona ermiş
olsa bile kooperatifi temsil ve ilzamla yetkili son yönetim kurulu, denetim
kurulu, anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer bir organ veya tasfiye
memurları, varsa ortağı olduğu birlik yönetim kurulu kararı ya da kesinleşmiş
mahkeme kararı), c) Toplantı gündemi, ç) Vezne alındısı genel kurul toplantı
tarihinden en az 15 gün önce Müdürlüğe teslim edilir." ; "Çağrıya yetkililerin incelenmesi"
başlıklı 6 ncı maddesinde, "Merkezi
Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS), elektronik ortamdaki Türkiye Ticaret Sicili
Gazetesi, Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) kayıtları ve ilgili kooperatif
dosyasındaki kayıtlar incelenerek çağrıyı yapanların genel kurulu toplantıya
çağırmaya yetkili olup olmadıkları belirlenir. Yapılan incelemelerde sonuca ulaşılamadığı
takdirde; ilgili ticaret sicil müdürlüğünden ivedi olarak bilgi alınır." ;
"Başvuruların değerlendirilmesi"
başlıklı 7 nci maddesinde ise, "Genel
kurulun yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılması veya sunulması gereken
belgelerde eksiklik bulunması veyahut başvuru ile genel kurul tarihi arasında
15 gün süre bulunması kuralına uyulmaması halinde temsilci görevlendirilmez.
Ancak, geçerli bir mazeret nedeniyle süresinde yapılamayan başvurulardan; kamu
yararı, hizmetin etkin, ekonomik ve verimli yürütülmesi ilkeleri kapsamındaki
değerlendirmede uygun görülenlere temsilci görevlendirilebilir." düzenlemeleri
bulunmaktadır.
Yukarıda yer
verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, denetim kurulunun hem
olağan hem olağanüstü olarak genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi olduğu,
ancak denetim kurulunun bu yetkisinin sınırlarının mevzuatta düzenlenmiş olduğu
görülmektedir. Buna göre, denetçiler yönetim kurulu genel kurulu toplantıya
çağırma görevini ihmal ettiğinde, yönetim kurulu toplantı nisabının altına
düştüğünde genel kurulu çağırabilecektir. Ayrıca denetçiler Kanun'un 67 nci
maddesinde düzenlenen sorumluluğu çerçevesinde konu önem arz ediyorsa Kanun ve
anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları da genel kurula haber vermekle
yükümlüdürler. Bununla birlikte yetkinin suistimal edilmeden iyiniyet
kurallarına uygun olarak kullanılması gerektiği düşünülmektedir.
Öte yandan,
Ticaret İl Müdürlükleri kooperatiflerin genel kurul başvurularında, çağrının
yetkili kişilerce yapılıp yapılmadığı, gündemin oluşturulup oluşturulmadığı,
temsilci ücretinin yatırılıp yatırılmadığı gibi hususları incelemekle görevli
olup, genel kurulun yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılması veya sunulması
gereken belgelerde eksiklik bulunması durumunda temsilci görevlendirilmemesi
gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla bahsi
geçen hususun yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde
değerlendirilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Denetleme Organı Üyeliği |
|
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
(Tarım Reformu
Genel Müdrülüğü)
İlgi :
21.03.2022 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı
yazıda; 1.02.2022 tarih ve 31737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren "Kooperatif ve Üst
Kuruluşlarının Denetimine Dair Yönetmelik"in Denetleme organı üyelerinin nitelikleri başlıklı 7 nci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde, "En
az lise düzeyinde diploma sahibi olmak" hükmünün yer aldığı, 1163
sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında Bakanlığınıza bağlı olarak faaliyet
gösteren tarımsal amaçlı kooperatiflerin köy bazlı olarak kurulduğu her ne
kadar anılan Yönetmelik kapsamında denetim kurulu üyelerinde ortak olma şartı
aranmasa da, kooperatiflerin genel kurullarında, denetim kuruluna üye seçiminde
en az lise mezunu şartı aranması nedeniyle, bu özelliklere sahip aday bulmakta
zorlanıldığı, il müdürlükleriniz tarafından bu hususun yoğun olarak
bildirildiği ve bu şartın kaldırılması talep edildiğine değinilerek anılan
yönetmeliğin ilgili bendinde değişiklik talep edilmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre
denetleme organı üyeleri genel kurul namına, kooperatifin bütün işlem ve
hesaplarını tetkik etmek ve incelemekle yükümlüdür. Bunun sonucunda denetleme
organı üyeleri, yaptıkları incelemelerde buldukları noksan ve hataların
giderilmesi için gerekli tedbirleri almak üzere ilgili makam ve organlara haber
vermek zorunda olup bu organın ortakların hak ve menfaatlerinin korunmasında
kooperatifin varlığının gerektiği gibi sürdürebilmesinde çok önemli bir
fonksiyonu bulunmaktadır. Ancak uygulamada ise denetçiler tarafından düzenlenen
raporların genelde amaca dahi hizmet etmekten uzak olduğu, bazı kooperatiflerde
ise hiç inceleme ve denetim yapılmadığı gözlenmektedir. Bu doğrultuda
kooperatifçilik sektöründe öteden beri
yaşanan sorunların en önemlilerinden biri olan işlevsiz denetim
sisteminin revize edilmesi ve etkin bir denetim modelinin kurulması gerekmiş,
bu amaçla 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun, ticari hayatın değişen kuralları
çerçevesinde yeniden ele alınması ve kooperatiflerin ekonomik hayatta daha
profesyonel bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi için denetim kurulu
üyelerinin de niteliklerinde gerekli değişikliklerin yapılması ihtiyacı bir
zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.
Bu kapsamda ilk olarak 7339 sayılı
Kanunla, 1163 sayılı Kanunun 65 inci ve 69 uncu maddelerinde değişikliğe
gidilmiş, ortakların haklarının korunması yönünden denetleme organı üyelerinin
yerine getirmekle yükümlü oldukları görevler büyük önem taşıdığından
kooperatifi denetlemek üzere seçilecek denetleme organı üyeleri için de
Kanunla yeni düzenlemelere gidilmiştir.
Bu kapsamda kooperatiflerde yönetim kurulu
üyeleri ile bunların yedekleri için kooperatif ortağı olmaları şartı
getirilirken, denetleme organı üyeleri ve yedekleri için böyle bir şart
getirilmemiştir. Dolayısıyla kooperatif ortaklarının yanı sıra, ortak olmayan
kimselerin de denetleme organı üyesi olarak seçilebilecekleri kabul edilmiştir.
Buradaki amaç, kooperatif ortakları arasında gerektiği düzeyde denetim
formasyonuna sahip kimselerin bulunmaması halinde dışarıdan da bu özellikte
kimselerin seçilebilmelerine imkân tanımaktır. Yine Kanun değişikliği ile
çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslara göre belirlenen
kooperatiflerin denetleme organı üyeleri ve yedeklerinin, seçilmelerini takiben
en geç dokuz ay içinde kooperatifçilik eğitim programını tamamlamaları şartı
getirilmiştir. Yapılan düzenlemeyle birlikte, belli büyüklüğe ulaşmış
kooperatiflerin, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin göreve seçildikten sonra
daha nitelikli bilgiye sahip olmaları ve daha profesyonel bir şekilde
görevlerini yerine getirebilmeleri amacıyla, seçildikten sonra genel olarak
kooperatifçilik, kooperatif organlarının görev, yetki ve sorumlulukları,
ortakların hak ve yükümlülükleri, muhasebe, kooperatif hesapları, denetim
uygulamaları, denetim esnasındaki görevleri, denetim raporlarının içeriği gibi
birçok konuda eğitim almaları sağlanacaktır.
Tüm bu getirilen değişiklikler sonrasında,
gerek eğitimlerle gerekse denetimin içeriğine ilişkin yeniliklerle denetleme
organı üyelerinin ortaklar adına daha etkili bir denetim yapması, ortakların
menfaatinin korunması ve sonuçta kooperatif faaliyetlerinin mevzuata uygun
olması ve sonuç olarak kooperatif denetiminde etkinliğin artırılmasının
sağlanması amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, ilk kez Kooperatifler
Kanununda 7339 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereği hazırlanarak,
01/02/2022 tarihli ve 31737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine
Dair Yönetmelik" ile denetim organı üyelerinin niteliklerinde bazı
ilave şartlar getirilmiştir. Kooperatifi denetlemek üzere seçilecek denetleme
organı üyelerine en az lise düzeyinde diploma sahibi olma şartı getirilerek
denetleme organı üyelerinin görevlerinin ve sorumluluklarının yapılan
düzenlemelerle artırılması ve daha etkin olmasının bir gerekliliği olarak sahip
olmaları gereken niteliklerde de bir değişikliğe gidilmiştir.
Bu
bağlamda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunda 21.10.2021 tarih ve 7339 sayılı
Kanunla yapılan değişiklikler sonrasında yayımlanan, "Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine Dair
Yönetmelik" ile
kooperatiflerin denetiminde
farklı bir döneme girilmiş olup bu yeni dönemde
gerek denetim organı üyelerinin kooperatifçilik eğitimiyle yükümlü
kılınması, gerekse denetimin içeriğine ilişkin getirilen yeniliklerle,
denetleme organı üyelerinin ortaklar adına daha etkili bir denetim yapabilmesi ve sonuçta kooperatifin
faaliyetlerinin mevzuata daha uygun olarak sürdürülmesi amaçlanarak etkin ve
profesyonel bir denetim anlayışı geliştirilmiştir. Bu sebeple yapması gereken
görevlerin denetleme organı tarafından layıkıyla yerine getirilebilmesi için
denetleme organı üyelerinin gerekli ve yeterli bir donanıma sahip olmaları
gerekmektedir. Tüm bunların gereği olarak da kooperatif denetim organı
üyelerinin görevlerinin gerektirdiği özellik ve sorumluluklarına uygun olacak
niteliklere de sahip olması amaçlanarak denetleme organı üyelerinde gereken
özelliklerinden biri olarak en az lise düzeyinde mezun olma şartı düzenlenmiş
olup, konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bilgilerini
ve gereğini arz ederim.
………………..
Bakan a.
Genel
Müdür
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Devlet Memurlarının
Kooperatife Ortaklığı Hk. |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi :
12.06.2020 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgide
yer verilen yazıda,. ….. Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin
12.06.2020 tarihli ve ….. sayılı dilekçesi ile, devlet memurlarının kooperatif
ortağı olup olamayacağı, olabiliyor ise yönetimde yer alıp alamayacağı
hususunda Müdürlüğünüzden bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup,
Bakanlığımızın konu ile ilgili görüşü istenmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 8 nci maddesinde "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek
kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak
olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün
hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif
yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında
şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu
yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır. Yönetim Kurulu;
ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen
ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır..." Kadın
Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Ortaklık Şartları" başlıklı
10 uncu maddesinde ise, "Kooperatife
ortak olabilmek için; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve medeni hakları kullanma
ehliyetine sahip gerçek kişi kadın ya da kooperatifin amacına uygun faaliyet
konusu bulunan kamu veya özel hukuk tüzel kişilerinden olmak gerekir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Ayrıca 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve diğer kazanç getirici
faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28 nci maddesinde, "Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre
(Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz,
ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari
vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak
olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen
alacakları görevler hariç). Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek
icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz;
gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim
kurumlarında çalışamaz. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim
kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim
ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu
yasaklamanın dışındadır." hükmü
bulunmaktadır.
Yukarıda
yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kooperatife ortak olmak
için ortak olmak isteyen gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine
sahip olması ve anasözleşmede başka ortaklık şartları düzenlenmişse o şartları
taşımasının gerekli ve yeterli olduğu,
öte yandan devlet memurlarının yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri
haricinde bir kooperatifte yönetim veya denetim kurulu üyesi olmasının 657
sayılı Kanun ile yasaklandığı
anlaşılmaktadır.
Bu
itibarla memur kişilerin bahsi geçen kooperatifin anasözleşmesinde yer alan
ortaklık şartlarını taşıması şartıyla kooperatife ortak olmasında herhangi bir
engel olmamakla birlikte, bu kişilerin kooperatifin yönetim veya denetim
kurullarında görev alamayacağı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür
|
T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI |
|
Sayı |
: |
96968930/251.04 |
|
Konu |
: |
Devralma Suretiyle Birleşme |
……………
SİTE İŞLETME KOOPERATİFİNE
İlgi :
10.06.2015 tarih ve ….. sayılı yazı.
İlgi dilekçenizde,
….. Site İşletme Kooperatifinin, ….. Konut Yapı Kooperatifini devralmış olduğu,
devralma suretiyle birleşme gerçekleşmeden önce yapı kooperatifi ortağı olan
malik olmayan ortakların, İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 10.
Maddesi ile belirlenen ortaklık şartlarını sağlayamadığı halde devralma
suretiyle birleşme gereği işletme kooperatifi ortaklığının devam edip
etmeyeceği ve hangi konularda hak iddia edebilecekleri, yapı kooperatifi ortaklığı bulunmayan
maliklerin işletme kooperatifine ortak olmak istemeleri halinde ortaklığa
kabullerinin zorunlu olup olmadığı ve zorunlu olması durumunda kooperatif
ortaklığı için bir bedel istenip istenemeyeceği ile birleşme gerçekleşmeden
önce işletme kooperatifi ortağı olanların ortaklığının devamında hukuki
herhangi bir engel olup olmadığı hususlarında bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
Site İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Ortaklık Şartları” başlıklı 10
uncu maddesinde, “Kooperatife ortak olabilmek için site dahilinde konut maliki,
oturma hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı
olmak gerekir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anasözleşmenin “Ortaklığa Kabul”
başlıklı 11 inci maddesi gereğince Yönetim kurulu, ortaklar ile ortak olmak
için başvuranların 10 uncu maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını
araştırmak zorundadır. Ayrıca Anasözleşmenin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14
üncü maddesine göre 10’uncu maddede belirtilen ortaklık şartlarından herhangi
birini kaybedenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmaları
gerekmektedir.
Konuya ilişkin
yukarıda sayılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde malik olmayan
halihazırdaki ortakların ortaklığının devamının sadece Anasözleşmenizin
ortaklık şartlarını düzenleyen maddenin, her iki kooperatif ortaklarının da
ortaklık şartlarını kapsayacak şekilde değiştirilmesiyle mümkün olduğu, aksi
takdirde Yönetim Kurulunun, ortaklık için başvuran veya halihazırdaki
ortakların site dahilinde konut maliki, oturma hakkı sahibi, genel hizmet
tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olup olmadığını araştırma
sorumluluğunun bulunduğu ve ortaklık şartlarını taşımayanların mevzuata uygun
olarak ortaklıktan çıkarılması gerektiği düşünülmektedir.
Malik olmayan
konut yapı kooperatifi ortaklarının kooperatif ortaklığından çıkarılması
durumunda, mali hesaplaşma için 1163
sayılı Kooperatifler Kanununun “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla
hesaplaşma süresi ve yükümlülük" başlıklı 17 nci ve Site İşletme
Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 15 inci maddelerine bakılması gerekmektedir.
Buna göre; devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer
alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren
bir ay içinde geri verilmelidir. Ayrılan ortaklar kooperatifin yedek akçeleri
üzerinde bir hak iddia edemezler. Ayrıca çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye
veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar da
hükümsüzdür. Ancak bu hüküm ayrılan ortaklara iadeler yapılırken hisselerine
düşen genel gider paylarının düşülmesine engel değildir.
Konuya ilişkin
olarak birkaç Yargıtay kararı özetle şu şekildedir: “Kooperatiften ayrılan ortağın alacağı, ayrıldığı yılın bilânçosunun
karara bağlandığı genel kurul kararından bir ay sonra muaccel olur. Alacağın
hesaplanmasında, o yıla ait genel giderlerden, çıkan üyenin payına düşen kısmı
alacaktan mahsup edilir. Genel giderlerin neler olduğu açıklığa kavuşturularak
dayanakları gösterilmelidir.” (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 2006). “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1
maddesi ve kooperatif Anasözleşmesinin 15 inci maddeleri hükümleri gereğince,
kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, (Aynı
Kanunun 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek
olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul
kararı alınmış olmamak koşulu ile) ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak
olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını
haizdir.” (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 2000)
Yargıtay bir diğer
kararında ise, 1953 yılından bu yana ortağı olduğu davalı kooperatiften 2010
yılında istifa ederek ayrılan davacının, davalı kooperatiften, yatırdığı
aidatların güncel değerini istemesi; ancak kendisine güncel olmayan değerinin
verileceğinin bildirilmesi üzerine açmış olduğu davada, ilk derece mahkemesinin
“Davacının ödediği aidatların, 1163
sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17 nci maddesi ve Anasözleşmenin 11 inci
maddesi uyarınca günümüze uyarlaması yapılmadan talep edebileceği” şeklindeki
gerekçeli kararını aynı gerekçeyle onamıştır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi,
2013)
Yargıtay kararları
ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde yapılacak ödemenin, ortağın
ilişkisinin kesildiği yılın bilançosuna göre hesaplanacağı, ilgili kişiye ödeme
yapılırken yasal yedek akçelerin hesaba katılmayacağı; ancak Anasözleşmede
ihtiyari yedek akçe ayrılacağı hüküm altına alınmışsa bu ihtiyari yedek
akçelerin de ödemede hesaba katılması gerekeceği, ödeme yapılırken kişinin
ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan genel gider paylarının
(masraf hissesi) kişiye yapılacak ödemeden düşüleceği; yani bilançoda geçmiş
yılda ve cari yılda olumsuz gelir gider farkı(zarar) bulunmakta ise bunun
ortağa düşen kısmı hesap edilerek yapılacak iade tutarından mahsup edileceği ve
çıkarılan ortağın, ödemelerinin cari fiyat üzerinden hesaplanmasını
isteyemeyeceği mütalaa edilmektedir.
Öte yandan
kooperatif ortağı olmayan maliklerin kooperatife ortaklığının kabul edilmesinin
zorunlu olup olmadığı ile ilgili olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 8
inci maddesi ve Örnek Anasözleşmenin “Ortaklığa Kabul” başlıklı 11 inci
maddelerini uygulamak gerekecektir. İlgili maddelere göre; gerekli şartları
taşıyıp da kooperatife ortak olmak isteyenler, yazılı olarak yönetim kuruluna
başvururlar. Bu başvuru yazısına 10’uncu madde belirtilen ortaklık şartlarının
taşındığını gösteren belgeler eklenir. Ayrıca, bu başvuruda, Anasözleşmenin tüm
hükümlerinin ve getirilen yükümlülüklerinin kabul edildiği açıkça belirtilir.
Ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşir. Yönetim kurulu,
ortaklar ile ortak olmak için başvuranların 10 uncu maddede gösterilen şartları
taşıyıp taşımadığını da araştırmak zorundadır.
Bu durumda yönetim
kurulu, ortak olmak için müracaat edenlerin ortaklık şartlarını taşıyıp
taşımadıklarını araştırır ve ortaklık şartlarını taşıması ve yönetim kurulunun
kabul etmesi halinde başvuran, ortaklığa kabul edilir. Kanun ve Anasözleşme
birlikte değerlendirildiğinde, yönetim
kurulunun, ortaklık için başvuruda bulunan ve ortaklık şartlarını taşıyan her
kişiyi ortak olarak kabul etmesi zorunluluğunun olmadığı düşünülmektedir.
Zira; Yargıtay 23.
Hukuk Dairesinin E:2012/305 K:2012/1966 tarih ve sayılı kararında, kooperatif
yetkili organlarının Anasözleşmede belirtilen nitelikleri taşımasına rağmen
kişisel ve objektif nitelikte haklı nedenlerle sakıncalı gördükleri kişileri
kooperatif ortaklığına kabulden kaçınma yetkisinin olduğuna hükmedilmiştir.
Ancak ortaklığa
kabul edilmeyenlerin denetçiler vasıtasıyla genel kurula itirazda bulunma ve
itirazının kabul edilmemesi durumunda ise yönetim kurulunun kararına karşı dava
açma hakkı saklıdır.
Özetle, kooperatif
yönetim kurulunun, ortaklık için başvuran ve ortaklık şartlarını taşıyan
kişileri kişisel ve objektif nitelikle haklı nedenlerle sakıncalı görmediği
sürece ortaklığa kabul etmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Bununla beraber,
kooperatife sonradan ortak olanlardan bir fark alınmasında yasal bir engel
bulunmamaktadır. Nitekim Örnek Anasözleşmenin “Ortaklığa Kabul” başlıklı 11
inci maddesinin son fıkrasında konuya ilişkin bir düzenleme yer almaktadır.
Buna göre, devir yolu ile ortaklığa
alınanlar hariç olmak üzere daha sonra ortaklığa kabul edileceklerden, diğer
ortakların her birince ödenmiş sermaye payı ile o tarihe kadar ödenmiş
meblağdan daha fazla para talep edilebilmesi genel kurulun bu hususta karar
alması halinde mümkün olacaktır.
Bilgilerinize rica
ederim.
………………..
Bakan
a.
Daire Başkanı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Disiplin Cezası Alanların
Bakanlık Temsilciği Görevi Hk |
|
………………..
VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi : 24.01.2022 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
dilekçeniz ve ekinde, Müdürlüğünüzde ….. Sicil No ile görev yapmakta olan ..…’nın
21.05.2021 tarihinde kınama cezası aldığına yer verilmiş olup, 14.01.2022
tarihinde yürürlüğe giren Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Genel Kurul
Toplantılarının Usul ve Esasları ile bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık
Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin "Temsilci Görevlendirilmesi"
başlıklı 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası
ve aynı Yönetmeliğin "Yürürlük"
başlıklı 23 üncü maddesi çerçevesinde, bahsi geçen personelin Bakanlık
temsilcisi olarak görevlendirilmesinin hangi surette mümkün olduğu hususunda
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
Yönetmeliğin "Temsilci
Görevlendirilmesi" başlıklı 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında,
"Kınama veya daha ağır disiplin
cezası alanlar, bir yıl süre ile genel kurul toplantılarında temsilci olarak
görevlendirilmez."; "Yürürlük"
başlıklı 23 üncü maddesinde ise, "Bu
Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer
verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin yürürlüğe
girdiği tarihte kınama veya daha ağır disiplin cezası almış olanların, cezanın
kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl süre ile genel kurul toplantılarında
temsilci olarak görevlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla …'nın
21.05.2022 tarihine kadar kooperatif genel kurul toplantılarında temsilci
olarak görevlendirilemeyeceği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür
T.C.
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-95330207-315.05 |
|
|
Konu |
: |
Cimer Başvuru |
|
Sayın
……………
İlgi : 01.04.2022 tarih ve ….. başvurunuz.
İlgi yazınızda özetle,
kooperatifinizin dış denetim kapsamında olduğu, ancak genel kurul tarafından
seçimin nasıl yapılacağı, genel kurul öncesi dış denetçi görüşmelerinde nasıl
bir yol izlenmesi gerektiği, dış denetçiler ile iş sözleşmesinin kooperatif adına
kim tarafından imzalanacağı, Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine Dair
Yönetmeliği'nin 01.01.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olması
nedeniyle dış denetçinin seçim zamanının ne zaman olduğu, 2023 yılında
yapılacak olan genel kurulda seçilecek dış denetçinin hangi yıl itibariyle
denetim raporu yazmaya başlayacağı, adı geçen yönetmeliğin 15/5 inci
maddesindeki yaptırımların, geçiş yılı olan 2023 yılı için de uygulanıp
uygulanmayacağı hususlarıyla ilgili bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, 7339 sayılı Kooperatifler
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9 uncu maddesi
ile, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 69 uncu maddesinde önemli
değişiklikler yapılmış ve 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu konuda, 01.02.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan “Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine
Dair Yönetmelik" ile dış denetime ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı
olarak düzenlenmiştir. Bahse konu Yönetmeliğin "Yürürlük" başlıklı 44
üncü maddesinde yer alan "1) Bu
Yönetmeliğin; a) 13 ilâ 18 inci ve 20 ilâ 39 uncu
maddeleri 1/1/2023 tarihinde, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer." hükmünde dış denetçilerin seçimi, denetim
raporu yazımı ve kooperatiflerin dış denetime ilişkin tabi oldukları
yaptırımların 01.01.2023 tarihi
itibariyle başlayacağı açıkça belirtilmiştir.
Buna ilaveten, 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme
hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra
organıdır." hükmü ile 62 nci
maddenin birinci fıkrasında yer alan "Yönetim
Kurulu, kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği gösterir ve
kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayreti sarf eder" hükmü
gereği yönetim kurulu kooperatif faaliyetlerini yönetmek ve onu temsil etmekle
birlikte, bahse konu görevlerini yerine getirirken de gerekli titizliği ve
gayreti göstermekle yükümlü kılınmıştır. Bu kapsamda, Kanunun 69 uncu maddesinin
ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan dış denetim
yapabilecek olanlar ile ön görüşme yapılması, genel kurul kararı neticesinde
seçilen dış denetçiler ile kooperatif adına sözleşme imzalanması icrai ve
temsili gerektiren işler olması nedeniyle kooperatif yönetim kurulunun
yetkisinde olacaktır.
Dış denetçilerin seçimi hususunda ise,
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Yetki" başlıklı 42 nci
maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye
kurulunu seçmek" hükmü ile aynı Kanunun 69 uncu maddesinin ikinci
fıkrası gereği genel kurul yetkili kılınmıştır. Bahse konu yetkiye binaen genel
kurul, Kanunun 43 ve 45 inci maddelerinde yer alan "Çağrı" ve
"Şekil" şartlarına uygun koşullarda toplanarak, Kanunun
"Kararlar" başlıklı 51 inci maddesinde düzenlenen "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm
bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir
fazlasına itibar olunur.
Kooperatifin
dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin
değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu
gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha
ağır hükümler koyabilir." hükmü gereği karar alabilecektir.
Bu durumda genel kurulun dış denetçi
seçimde alacağı kararın özel nisap gerektiren hususlar içinde sayılmaması
nedeniyle, kooperatif anasözleşmesinde aykırı bir hüküm bulunmadıkça, genel
kurulun alacağı dış denetçi seçiminde olağan karar nisabı olan oyların yarıdan
bir fazlasına itibar olunması gerektiği mütalaa edilmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
………………..
Bakan a.
Genel
Müdür
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Eğitim Kooperatifi Hk. |
|
……………. EĞİTİM
KOOPERATİFİNE
İlgi : 14.03.2022 tarihli ve ….. sayılı
dilekçeniz.
İlgide yer alan dilekçenizden
kooperatifinizin bir eğitim kooperatifi olduğu ve anasözleşmesinde de yer
aldığı üzere ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen öğrencilere eğitim ve öğretim
bursu sağlama faaliyetinde bulunmak istediği anlaşılmakta olup, A. ile başlayan
bölümde, bu faaliyetin ihtiyaç sahibi ortak dışı kişiler için yapılmasının,
kooperatifin hukuki niteliği ve amaçları ile bağdaşıp bağdaşmadığı, bunun
ortakların kaynaklarından karşılanmak suretiyle yapılması durumunda ortak içi
işlem olup olmayacağı hususları; B. ile başlayan bölümde, ortak olmayan üçüncü
kişilerin, ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen öğrencilere eğitim ve öğretim
bursu sağlamak istemeleri sebebiyle ayni ve nakdi yardım desteklerinin
dağıtımına kooperatifin aracılık etmesinin kooperatifler mevzuatı çerçevesinde
mümkün olup olmadığı; C. ile başlayan bölümde ise, ortak olmayan üçüncü
kişilerin, ortak olmayan ihtiyaç sahibi kişilere eğitim ve öğretim bursu
sağlamak amacıyla kooperatife yapacakları ayni ve nakdi değerlerin, hiçbir
kesinti yapılmaksızın kooperatif ortaklarından sağlanan kaynaklar ile ortak
olmayan ihtiyaç sahibi kişilere dağıtılacak burslara eklenmesi, ilave bir işlem
maliyeti olmadan emanet olarak tutulması, herhangi bir gelir elde etmemesi,
kooperatifin bu işlemlerden bir gelir veya kar amacı olmamasının kooperatif
mevzuatına göre uygun olup olmadığı, bunun ortaklarla yapılan işlemden farklı
bir işlem olup olmayacağına göre ortak içi işlem olarak değerlendirilip
değerlendirilemeyeceği ve bu kapsamda bu işlem için kooperatifin ayrı bir
iktisadi işletmesinin oluşmuş sayılıp sayılmayacağı hususlarında
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Dilekçenizde konu ile ilgili olarak aynı
sorulara birden çok kez yer verildiğinden, açıklama ve değerlendirmelerimiz
konu bazlı guruplandırılarak bölümler halinde aşağıda yer almaktadır:
1- Kooperatifinizin burs vermesi,
ortakların kaynakları ile ortak olmayanlara eğitim bursu vermesi ve ortak
olmayanların kaynakları ile ortak olmayanlara eğitim bursu vermesi ile ortak
olmayan üçüncü kişilerden alınan ayni ve nakdi değerlerin üçüncü kişilere burs
vermek amacıyla ortaklık ilişkisi çerçevesinde elde edilen diğer kaynaklarla
bir arada tutularak ilave bir işlem maliyeti alınmaması ve ayrı bir muhasebe
hesabında takip edilmesi ve bu işlemlerden kazanç elde etme amacı güdülmemesi
ve kooperatifin gelir elde etmemesinin kooperatifler mevzuatına uygunluğu
hakkında;
Bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'nun "Tarif" başlıklı 1 nci maddesinde kooperatif, "Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının
belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait
ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve
kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından
kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli
ortaklıklara kooperatif denir." şeklinde tanımlanmıştır. Bu
tanıma göre, kooperatifçiliğin hukuki temelinde, kooperatiflerin temel
amacının ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumak ve karşılamak olduğu ve diğer ticaret şirketlerinden farklı olarak
bu amacın, ortakların birbirleriyle karşılıklı olarak dayanışma ve yardımlaşma
esaslarıyla gerçekleştirmesi yatmaktadır.
Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun
124 ncü maddesinde, kooperatifler ticaret
şirketleri arasında sayılmış olup, 6102 sayılı Kanun'un gerek ticaret
şirketleri ile ilgili genel hükümleri gerekse
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 inci maddesi gereğince,
Kooperatifler Kanununda aksine düzenleme olmadığı sürece anonim şirketlere
ilişkin hükümleri, kooperatiflere de uygulanmaktadır.
Dünyada ve Türkiye'de kooperatifler, kendi
ortaklarının ekonomilerini geliştirip ihtiyaçlarını giderirken faaliyette
bulundukları sektörlerlerde piyasa yapıcılığı, özel sektör tekelinin kırılması,
tüketicinin korunması gibi işlevleri de yerine getirmektedirler. Nitekim eğitim
hizmeti satın alma ihtiyacı olanlar, devlet kurumlarından alınabilecek eğitim
hizmetini, alternatif özel eğitim kurumlarından alınabilecek eğitim şartlarında
ve ticari kaygının olmadığı bir ortamda daha akademik ve daha uygun
maliyetlerle eğitimin her safhasında kooperatifleşmek suretiyle
karşılayabilmektedirler. Böylece eğitim kooperatifleri, piyasaya fiyat, kalite
istikrarı ve standardı ile fırsat eşitliği getirmektedir. Ayrıca eğitim
kooperatifleri pek çok ülkenin ekonomik, sosyal amaçlarına ulaşmasında önemli
katkı sağladığı gibi ülkelerin eğitim alanındaki sorunlarına da çözüm
sağlamıştır. Dünyada eğitim kooperatifleri birçok okulun yönetiminde yer
almakta ve ortaklarının (ebeveynler veya öğretmenler veya her ikisi birden)
doğrudan yönetimde söz sahibi olmalarını sağlamaktadır. Bu ülkelerdeki
öğretmenlerin kurdukları kooperatifler ise öğretmenlere meslekleri konusunda
yardımcı olmaktadırlar.
Bu çerçevede ülkemizde de derslik açığının
kapatılabilmesi, yeni okulların inşa edilip eğitimimize kazandırılabilmesi ve
öğretmenlerimizin yaygın olarak özel sektörde istihdam edilebilmesi için eğitim
kooperatifleri önemli bir rol üstlenmiştir. Ülkemizde de eğitim hizmeti verme
amaçlı olarak kurulan ve örnek teşkil eden bir çok eğitim kooperatifi
bulunmaktadır.
Bakanlığımızca hazırlanarak yayımlanan
Eğitim Kooperatifi Örnek Anasözleşmesine göre, eğitim kooperatiflerinin amaç ve
faaliyet konuları şu şekildedir (md. 6): "Kooperatifin amacı; özel öğretim mevzuatına uygun olarak, ortaklarının
eğitim-öğretim ve araştırma gereksinimlerini karşılamak üzere, özel eğitim
kurumları açmak, işletmek; araştırma ve incelemelere imkân sağlamaktır.
Kooperatif bu amaçla; 1) Okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim ve özel eğitim okulları
ile uzaktan öğretim yapan kuruluşlar, dershaneler, motorlu taşıt sürücü
kursları, hizmetiçi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel
eğitim ve rehabilitasyon merkezleri açar, işletir, özel eğitim yasaları
hükümlerine göre bu kurumları devir alır ya da devredebilir. 2) Amacı ve
faaliyet konuları ile ilgili özel kurslar düzenler. 3) Ortaöğrenim veya yüksek
öğretim özel öğrenci yurtları ve misafirhaneleri açar, işletir, kiralar veya
kiraya verebilir. 4) Gerektiğinde konusu ile ilgili eğitim, yayın, araştırma ve
benzeri faaliyetlerde bulunur. 5) Eğitim amaçlı araç ve gereçleri imal eder,
gerektiğinde satın alır, pazarlar ve satar. 6) Kantin işletmeleri, lokal,
sosyal tesis, kafeterya, otopark, spor ve gençlik merkezleri ve benzeri tesisleri
inşa eder, ettirir, kiralar, kiraya verir, satın alır, satar, işlettirir ve var
olanlara ortak olur. 7) Her nevi taşıma araçlarını iktisap edebilir,
gerektiğinde satabilir, kiraya verebilir, gayrimenkul ve haklar iktisap
edilebilir, satın alabilir, binalar üzerinde her türlü hukuki tasarruflarda
bulunabilir, ipotek verebilir, kiralama yapabilir, başkalarına ait gayrimenkul
ve haklar üzerinde de Kooperatif lehine rehin, ipotek tesis ve tescil
ettirebilir. Gerektiğinde sahibi olduğu ve olacağı tüm gayrimenkulleri
satabilir, devir ve trampa edebilir.8) Sağlık, spor ve kültür eğitimi veren
okulların ve araştırma hastanelerinin eğitim hizmetlerini ve eğitim
programlarını destekler, hizmet mekânlarını işletir. 9) Bilim, kültür, spor ve
sanat dallarında yaz okulları ve benzeri kamplar açar, seminer, kongre,
sempozyum düzenler; bunlara katılır, destek verir. 10) İhtiyaç sahibi olduğu
tespit edilen öğrencilere eğitim ve öğretim bursu verebilir. 11) Yurt içi ve yurt dışı araştırma, geliştirme ve
eğitim programlarını düzenler, katkı
sağlar. 12) Faaliyetleri kapsamında verilen hizmetin kalitesinin yükseltilmesine yönelik araştırmalar yapar,
bu konuda danışmanlık hizmeti alır, ortaklarını eğitir ve bu amaçla gerekli
personel istihdam eder. 13) Taşınmaz mallar edinir, bina yaptırır, satın alır,
kiralar, kiraya verir, arazi ve arsa alır, kiralar, işletmeleri devralır,
bunlarla ilgili her türlü ayni hak tesis eder, rehin ve ipotek verir, eğitim
kurumlarına ait her türlü binanın tamir ve tadilatını yapar veya yaptırır. 14)
Ulusal veya uluslararası kuruluş ve kişilerin yürüttüğü projelere katılır ve bu
tür proje ve çalışmaları destekler. 15) Fonlar oluşturabilir. 16) Bayilik,
dağıtıcılık, mümessillik alabilir, verebilir, patent anlaşmaları yapabilir,
istikraz alabilir, her türlü menkul kıymetleri aracılık yapmamak şartı ile alıp
satabilir. 17) Yurt içinde ve yurt dışında şubeler açabilir. 18) Eğitim
Kooperatifleri üst kuruluşuna girer. 19) Diğer kooperatiflerle iş birliği
yapar. 20) Amaçlarını gerçekleştirmeye uygun olarak faaliyetlerde bulunan
şirketlere ortak olabilir 21) Kredi ihtiyacının karşılanması amacıyla ilgili
finansman kuruluşlarına başvuruda bulunur, borçlanır, açılan kredinin zamanında
ve amacına uygun kullanılmasını sağlayıcı tedbirleri alır. 22) Ortaklarının kooperatif
konusu ile ilgili sigorta ihtiyaçlarına aracı olur."
Yine Örnek Anasözleşmenin "Ortaklık Şartları" başlıklı 10 uncu
maddesinde de kooperatife ortak olabilmek için gerekli şartlar düzenlenmiştir.
Bu maddede, "Kooperatife ortak
olabilmek için; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve medeni hakları kullanma
ehliyetine sahip gerçek kişi ya da kooperatifin amacına uygun faaliyet konusu
bulunan kamu veya özel hukuk tüzel kişilerinden olmak gerekir." düzenlemesi
bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar birlikte
değerlendirildiğinde, kooperatif işletmelerin, ortaklarının ekonomik ve sosyal
menfaatlerini sağlamak üzere anasözleşmelerinde yer alan amaç ve faaliyet
konularına göre varlık gösterdikleri, eğitim kooperatiflerinin amacının
ortaklarının eğitim ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak olduğu ve bu amaçla
anasözleşmesinde yer alan faaliyet konularını gerçekleştirebilecekleri,
ortaklık şartlarını taşıyan kişilerin ortak olarak alınabileceği görülmektedir.
Bu kapsamda, bir eğitim kooperatifinin de ortaklarının eğitim ile ilgili
ihtiyaçlarını gidermek amacıyla ihtiyaç sahibi kişilere eğitim-öğretim bursu
verebilmesi mümkündür. Eğitim kooperatiflerinin kuruluş felsefesinde,
ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamak esas amaç olmakla birlikte ortakları
haricindeki kişilere burs vererek onların eğitim ile ilgili ihtiyaçlarını
karşılamasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Aynı şekilde kabul ettiği
bağışlar ile ortakları haricindeki kişilere burs vermesinde de bir engel
yoktur. Ancak bir eğitim kooperatifinin sadece burs vermek ve burs vermek üzere
bağış almak amacıyla kurulmasının ve yalnızca bu amaçla faaliyette bulunmasının
anasözleşmesindeki temel amacı ile bağdaşmayacağı, kendi ortakları için
ekonomik ya da sosyal hiçbir faaliyette bulunmamasının kooperatifin kuruluş
amacına uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.
2- Kooperatifinizin, ortaklarının
kaynakları ile ortak olmayanlara eğitim bursu vermesinin ve ortak olmayanların
kaynakları ile ortak olmayanlara eğitim bursu vermesinin ortak içi işlem olarak
nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hakkında,
Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar
vergisi mükellefleri arasında sayılmış, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (k) bendinde ise, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak
üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim
kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin
ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler
bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf
olacağı düzenlenmiştir.
Eğitim Kooperatifi Örnek
Anasözleşmelerinin "Gelir-Gider Farkı ve Dağıtımı" başlıklı 68 inci
maddesinde, "Gelir-gider farkı genel
kurulca onaylanan yıllık bilançoya göre tespit edilir. Müspet gelir- gider
farkının % 15'i yedek akçe olarak ayrıldıktan sonra, genel kurul, geri kalan
miktarın, ortaklarla muamelelerden doğan kısmının ilgili ortaklara muameleleri
oranında risturn olarak; ortak dışı işlemlerden doğan kısmının ise ortakların
sermaye payları ile orantılı olarak dağıtılmasına karar verebileceği gibi yedek
akçe, özel fon, ortaklar ve personel için yardım fonu arasında da
bölüştürebilir. Gelir-gider farkı menfi olduğu takdirde ortaya çıkan açık yedek
akçelerden, bunların yetmemesi halinde 65’inci maddeye göre oluşturulan özel
fon ile veya ortak sermaye paylarından karşılanır. Menfi neticeler ortadan
kaldırılmadıkça gelir-gider farkı dağıtımı yapılamaz. Yedek akçeler ortaklara
dağıtılamaz. Sermaye üzerinden kazanç dağıtılamaz. Yönetim ve denetim kurulu
üyelerine kazanç üzerinden pay verilemez. Kooperatif yalnız ortakları ile iş
yapar." düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine 28/11/2017 tarihli ve 7061
sayılı Kanunun 88 inci maddesi ile eklenen, "Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile
kooperatif anasözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları
işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis
ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt
ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı
kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir
hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.
Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine
bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi
işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine
katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara
dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen
kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir." düzenlemesi ile ortak dışı işlem tanımı yapılmış ve ortak
dışı işlemlerin nasıl vergilendirileceği ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı
görevlendirilmiştir.
Ayrıca konya ilişkin olarak Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından çıkarılan 1 seri nolu Kurumlar
Vergisi Genel Tebliğinin "4.13.
Kooperatifler" başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak
açıklanmış ve takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine
göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiş olup aynı Tebliğin "4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi"
başlıklı bölümünde de; "Kooperatifler
ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine
ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal
olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir
kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için
anasözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve
fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir. Ortak dışı işlemler, sadece ortak
olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif anasözleşmesinde
yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır."
açıklamasına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte
değerlendirildiğinde, eğitim kooperatifi örnek anasözleşmelerinde
kooperatiflerin sadece ortaklarıyla iş yapacağının düzenlenmiş olduğu ve
bunların kurumlar vergisinden muaf tutulabilmesi için anasözleşmesinde ilgili düzenlemenin
bulunmasının yanısıra bu düzenlemeye fiilen de uyması gerektiği
anlaşılmaktadır. Ayrıca kooperatifçe yapılan bir
işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem, faaliyet
amacına, diğer bir ifadeyle kooperatifin anasözleşmesinde belirtilen uğraşı
konusuna dahil olmalı ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif
ortağıyla yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte kooperatiflerin ortak dışı
işlem yapmalarında da herhangi bir engel yoktur. Nitekim kooperatifler birer ticaret
şirketidir ve her ticaret şirketi gibi ortaklarının ekonomik ya da sosyal
ihtiyaçlarını karşılamak esas amaçtır. Bu amacı sağlayabilmek için
kooperatiflerin sadece ortaklarıyla iş yapması yeterli gelmeyebilir, bu gibi
durumlarda kooperatif ortakları dışındaki kişilerle de iş yapar. Kooperatifte
esas olan ortaklarla iş yapması olduğundan ortak dışı işlem yapması halinde bu
işlemleri için ayrı bir iktisadi işletmesi oluşmuş gibi kabul edileceği ve
ortak içi işlemlerine sağlanan vergi muafiyetinin ortak dışı işlemlerine
uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla bahsi geçen konuların yapılan
açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekle birlikte, bu
hususta görevli ve yetkili olan Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş alınması
daha uygun olacaktır.
3- Ortak olmayan üçüncü kişilerden alınan
ayni ve nakdi değerlerin üçüncü kişilere burs vermek amacıyla ortaklık ilişkisi
çerçevesinde elde edilen diğer kaynaklarla bir arada tutulması ilave bir işlem
maliyeti alınmaması ve ayrı bir muhasebe hesabında takip edilmesi ve bu
işlemlerden kazanç elde etme amacı güdülmemesi karşısında bu işlemlerin
ortaklarla yapılan işlemlerle aynı olup olmayacağı ve ayrı bir iktisadi işletme
kurulmuş sayılmasının gerekip gerekmeyeceği ile ilgili olarak;
Kooperatiflerin faaliyet alanlarına göre,
ortaklarından emek, ürün, hizmet vb. satın alması veya amaçlarına ulaşmak için
aidat toplaması kooperatif ile ortak arasındaki ortaklık ilişkisinin bir
sonucudur. Buna göre kooperatifin amacı doğrultusunda alacağı emek, ürün,
hizmet veya ayni ve nakdi değer ortaklarından alınıyorsa somut olaya göre
farklılıklar gösterebilecek olsa da, temel olarak kooperatif ile ortağın
ortaklık ilişkisini gösterirken; bunlar ortakları haricindeki kişilerden
alınıyorsa, kooperatifin üçüncü kişilerle olan ilişkisine işaret eder. Buna
göre, kooperatifin ortaklarla yaptığı kooperatif konusuna giren bir işlemin
kooperatif ile ortak arasındaki ilişkinin konusunu oluşturacağı; ancak
kooperatifin ortakları haricindeki kişilerle yaptığı bir işlemin kooperatif ile
ortak arasındaki ilişki gibi olmayacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte bu
işlemler sebebiyle ayrı bir iktisadi işletme kurulmuş sayılıp sayılmayacağı
hakkındaki açıklamalar 2 nci bölümde yapılmıştır.
Bu kapsamda, ortak içi veya ortak dışı
işlem ayrımı, bunların muhasebeleştirme ve vergilendirme usulüne ilişkin
konuların bu hususlarda görevli ve yetkili Bakanlık olan Hazine ve Maliye
Bakanlığınca değerlendirilmesi daha uygun olacaktır.
Bilgilerini rica ederim.
…………………
Bakan a.
Genel
Müdür
|
|
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Ertelenen Genel Kurullar
Sebebiyle Kurul Üyelerinin Ücretlerinin Belirlenememesi Hk |
|
……………
KARAYOLU
YÜK TAŞIMA KOOPERATİFİNE
İlgi : 16.11.2020 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgi
dilekçenizde, Covid 19 salgını sebebiyle alınan tedbirler neticesinde genel
kurulların ertelendiği ve genel kurulunuzu yapamadığınıza ve yönetim denetim
kurulu üyeleri ile personele yapılacak ödemelerin belirlenemediğine yer
verilmiş olup, ücretlendirme ve harcamaların hangi usul ve esaslara göre
yapılacağı hakkında Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Üyelik şartları ve ücret" başlıklı 56 ncı maddesinin son
fıkrasında göre,"Yönetim kurulu
üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk
dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamaz."; "Denetçiler Seçim" başlıklı 65 nci
maddesinin son fıkrasında, "56 ncı
maddenin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü bentlerinde yer alan hükümler
denetçiler hakkında da uygulanır." hükümleri bulunmaktadır. Ayrıca
Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Genel Kurul Görev ve Yetkileri"
başlıklı 23 ncü maddesinin 3 üncü bendinde "Yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek aylık ücret, huzur hakkı
ve yolluk miktarı ile bütçeyi görüşerek karara bağlamak"; "Denetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri"
başlıklı 61 nci maddesinde "Denetim
kurulu üyelerine verilecek ücretin miktarı ile ödeme şekli, genel kurul
tarafından tespit olunur."; "Yönetim
Kurulu Üyelerinin Ücretleri" başlıklı 52 nci maddesinde, "Yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile
murahhas üyelere bu sıfatla yapacakları hizmet için aylık ücret veya
katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev
seyahatleri için yolluk ödenir. Ödemenin miktar ve şekli genel kurulca
kararlaştırılır. Yönetim kurulu üyelerine, genel kurulca kararlaştırılan
yukarıdaki nev'i ve miktarların dışında hiç bir ödeme yapılamaz." ;
"Müdür ve Diğer Personel"
başlıklı 54 üncü maddesinde,"Personele
verilecek ücret bütçede belirtilmek şartıyla yönetim kurulunca belirlenir.
Ancak müdürün yönetim kurulu üyeleri arasından atanması halinde ücreti genel
kurul tarafından belirlenir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Yukarıda
yer verilen açıklamalar anlaşılacağı üzere, yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ile varsa müdür ve diğer personele yapılacak ödemeleri ve bütçeyi karara
bağlamak, genel kurulun devredilemez görev ve yetkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer
yandan Covid-19 salgını sebebiyle alınan tedbirler kapsamında kooperatiflerin
genel kurul toplantıları Valiliğin 27.11.2020 tarihli Genelgesi doğrultusunda İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları
kararı ile 01.03.2021 tarihine kadar ertelenmiş olup bu süreye kadar
kooperatiflerin bütçelerini görüşmeleri ve buna bağlı olarak verilecek
ücretlere genel kurulca karar vermeleri mümkün görünmediğinden, yapılacak ilk
genel kurulda ayrı bir gündem maddesi olarak yeniden değerlendirilmesi
şartıyla, son genel kurulda ödemelere ilişkin alınan kararların yapılacak ilk
genel kurula kadar uygulanmaya devam edilmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurul Başvuru Süresi
Hk |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 27.10.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazınız ve ekinde, ….. Üretim ve Pazarlama Kooperatifinin 1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun 47 nci maddesi çerçevesinde 28.10.2021 tarihinde
olağan genel kurulunu yapmak üzere Bakanlık Temsilcisi görevlendirilmesi için
26.10.2021 tarihinde Müdürlüğünüze başvuruda bulunduğu anlaşılmakta olup,
Kanuna göre temsilci talebinin toplantıdan en az 15 gün önce yapılması
gerektiği karşısında, temsilci görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususunda
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun "Bütün pay
sahiplerinin hazır bulunması hali" başlıklı 47 nci maddesinde, "Kooperatifin bütün ortakları toplantıda
hazır bulunduğu sürece ve bir itiraz olmadığı takdirde Genel Kurul
toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartiyle toplantıya çağrı
hakkındaki hükümlere uyulmamış olsa dahi kararlar alınabilir. Bu gibi
kararların, ortaklar veya ortakların toptantıda oy birliği ile seçecekleri
temsilciler tarafından imzalanması gereklidir."; 21/10/2021 tarihli 7339 sayılı Kanun'un 12
nci maddesi ile Kanun'un 87 nci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca "Bakanlık temsilcileri ve kararların yürürlük
şartı" başlıklı 87 nci maddesinde, "Kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, merkez birliklerinin ve
Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin, genel kurul toplantılarından en az
onbeş gün önce ilgili Bakanlıktan temsilci talebinde bulunması
zorunludur...Bakanlık temsilcisinin nitelikleri, görevleri, yetkileri, ücret
tarifeleri ile temsilci görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ilgili
bakanlıkların görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle
düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin ücreti, ilgili kooperatif tarafından
karşılanır." ; Geçici Madde
6'da ise "Bu maddeyi ihdas eden
Kanunla yapılan değişiklikler uyarınca hazırlanacak yönetmelikler, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır."
düzenlemeleri yer almaktadır.
Yukarıda yer
verilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, 21/10/2021 tarihli 7339 sayılı
Kanun'un 12 nci maddesi ile Kanun'un 87 nci maddesinde yapılan değişiklik
uyarınca bir yönetmelik çıkarılacaktır. Bununla birlikte yönetmelik
çıkarılıncaya kadar yürürlükte olan düzenlemelerin dikkate alınması
gerekmektedir.
Bu çerçevede,
Kooperatif ve Üst Kuruluşların Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı
Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Tüzük'e dayanılarak Bakanlığımızca
yayımlanan Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi
Görevlendirilmesine ilişkin 2017/1 sayılı Genelge'nin "Başvuruların değerlendirilmesi"
başlıklı 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasında, "Genel kurulun yetkisiz kişilerce toplantıya çağrılması veya sunulması
gereken belgelerde eksiklik bulunması veyahut başvuru ile genel kurul tarihi
arasında 15 gün süre bulunması kuralına uyulmaması halinde temsilci görevlendirilmez.
Ancak, geçerli bir mazeret nedeniyle süresinde yapılamayan başvurulardan; kamu
yararı, hizmetin etkin, ekonomik ve verimli yürütülmesi ilkeleri kapsamındaki
değerlendirmede uygun görülenlere temsilci görevlendirilebilir." 2 nci
fıkrasında, "Kanunun 47 nci maddesi
kapsamında yapılan genel kurul toplantıları için de temsilci görevlendirilmesi
başvurusunda bulunulması zorunludur. Ancak, bu başvurularda süre şartı
aranmaz" düzenlemeleri bulunmaktadır.
Buna göre,
kooperatiflerin, genel kurul toplantılarından en az 15 gün önce bakanlık
temsilcisi talep etmesi zorunlu olmakla birlikte Kanun'un 47 nci maddesi
kapsamında yapılan genel kurul toplantıları için 15 gün süre şartı
aranmamaktadır.
Bu itibarla bahsi
geçen kooperatife bakanlık temsilcisi görevlendirilmesinde herhangi bir engel
bulunmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurul Gündemi Hak. |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi :
03.03.2020 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgide
kayıtlı yazınız ve ekinden, ….. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifi ortaklarından ….. ve ..…'nın 22.03.2020 tarihinde yapılması
planlanan olağanüstü genel kurul gündeminde yer alan 2018 ve 2019 yılı tahmini
bütçelerinin ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması ve 2018 ile 2019
yıllarında ödenecek aylık ücret ve huzur hakları ile yollukların görüşülmesinin
geriye doğru karar alınamayacağından bahisle genel kurul gündeminden
çıkarılmasını talep ettikleri, kooperatifin 27.01.2018 tarihinde yapılan genel
kurul toplantısında bahsi geçen hususlara ilişkin alınan kararların …..
Mahkemesince iptaline karar verildiği ve davanın ….. Mahkemesinde devam ettiği
anlaşılmakta olup, yapılması planlanan olağanüstü genel kurul gündeminde bu
maddelerin bulunmasının mevzuata uygun olup olmadığı ile ilgili Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Kararların Bozulması ve
Şartlar" başlıklı 53 üncü maddesine göre, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet
esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı
kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu
yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara
aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız
olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde
yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut
da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara
katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların
yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi
sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının
açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan
olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden
önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde,
davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel
zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın
mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün
ortaklar için hüküm ifade eder."Aynı Kanunun 98 nci maddenin
yollamasıyla bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda 6102 sayılı Türk
Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır. Buna göre 6102
sayılı Türk Ticaret Kanununun "Kararın
yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449 uncu maddesinde, "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya
butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü
aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar
verebilir."; "Kararların
etkisi" başlıklı 450 nci maddesinde, "Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme
kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder.
Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek
ve internet sitesine koymak zorundadır." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Yukarıda
yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hakkında iptal
davası açılan genel kurul kararları ile ilgili olarak mahkemenin kararların
yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilebileceği, genel kurul
kararlarının iptaline ilişkin mahkeme kararı kesinleştikten sonra bu kararın bütün ortaklar hakkında hüküm ifade
edeceği anlaşılmaktadır.
Buna
göre bahsi geçen genel kurul kararlarının iptali kararının kesinleşmediği ve
mahkemece kararların yürütülmesinin de geriye bırakılmadığı anlaşıldığından,
planlanan genel kurulda geçmiş yıllara ait 2018 ve 2019 yılı tahmini
bütçelerinin ayrı ayrı görüşülerek karara bağlanması, bu yıllarda ödenecek
aylık ücret ve huzur hakları ile yollukların görüşülmesi veya yapılan
giderlerin ibrasının görüşülmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurul Kararlarının
İptali Hk |
|
Sayın
……………
İlgi :
27.07.2021 tarihli ve ….. sayılı Cimer başvurunuz.
İlgide yer alan
Cimer başvurunuzda, 24.07.2021 tarihinde yapılan ….. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi
ve Kefalet Kooperatifinin başkanlık seçiminde, ortak olmayan kişilerin seçime
katıldıklarına, gizli oylama yapılması talebinin bu sebeple kabul edilmediğine
ve hukuka aykırı bir seçim olduğuna yer verilmiş olup, Bakanlığımızdan seçimin
tekrar edilmesi istenmektedir.
Bilindiği üzere
10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1
sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 453 ncü maddesinde Bakanlığımızın
kooperatiflere ilişkin görev ve yetkileri sıralanmıştır. Buna göre
Bakanlığımızın kooperatiflerin genel kurullarını iptal etme görev ve yetkisi
bulunmamaktadır.
Bununla birlikte
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Kararların
Bozulması ve Şartlar" başlıklı 53 ncü maddesine göre, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna,
anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel
Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay
içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa
geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut
toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi
ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya
yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay
sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu
üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların
her biri;Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu
tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren
sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası
açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin
isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine
karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir
kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. " düzenlemesi
bulunmaktadır.
Bu düzenlemeye
göre, genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilecek ortaklar iki gruba
ayrılmış olup, genel kurulda hazır bulunan ortaklardan alınan kararlara aykırı
kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunun kullanılmasına haksız olarak
müsaade edilmeyen ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın
oyunun kullanılmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulu
dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan ve tebliğ edilmediğini,
genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış
bulunduklarını iddia eden ortakların da toplantıyı kovalayan günden başlamak
üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal
davası açma hakları bulunmaktadır.
Ayrıca 1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesinin yollamasıyla Türk Ticaret Kanununun
anonim şirketlere ilişkin hükümleri kooperatifler hakkında da uygulanacağından
TTK'nın "Butlan" başlıklı 447 nci maddesinin kooperatiflerdeki genel
kurul kararları için de uygulama alanı bulacağı düşünülmektedir. TTK 447 nci
maddesinde, "(1) Genel kurulun,
özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan
kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan
kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen
izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını
bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır."
düzenlenmiştir.
Buna göre,
kooperatif genel kurulunun, kanunun emredici hükümlerine aykırı olan kararları,
kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı kararları, kararların geçerlilik
şartlarına uyulmaksızın alınan kararları ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ve temsilcilerin sorumluluklarını bertaraf edici kararlarının, hak düşürücü
süreye tabi olmaksızın her zaman butlan iddiası ile yokluğunun tespitinin
mahkemeden istenebileceği ayrıca bunun için ortakların genel kurul
toplantısında bulunması yahut keyfiyeti tutanağa geçirtmesinin zorunlu olmadığı
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla
kooperatif genel kurullarının Bakanlığımızca iptal edilmesi mümkün olmamakla
birlikte, bahsi geçen toplantıda alınan kararlara karşı yukarıda yer verilen
usul ve esaslara uygun olması koşuluyla iptal davası açılması yahut kararların
yokluğunun tespitinin mahkemeden istenmesinin mümkün olduğu mütalaa
edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurul Kararlarının
İptali Hk |
|
Sayın ……………
İlgi : 23.08.2021 tarihli ve ….. sayılı Cimer
başvurunuz.
İlgide yer alan
Cimer başvurunuzda, ….. Site İşletme Kooperatifinin vekili olduğunuza,
31/07/2021 tarihinde bakanlık temsilcisinin katılımıyla kooperatif genel
kurulunun yapıldığına, ancak Bakanlığımız ile yapılan görüşme neticesinde genel
kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin tasfiyeden dönülme kararına ilişkin
yapılan oylamada gerekli nisabın sağlanamadığı tespit edildiği için tescil
edilmemiş olduğu bilgisini aldığınıza yer verilmiş olup, 31/07/2021 tarihinde
yapılan genel kurul toplantısı ve kararlarının geçerli olup olmadığı ve yeniden
yapılmasının gerekip gerekmediği ile genel kurulda alınan kararların tamamının
iptali yerine tasfiyeden dönülmesi kararının iptalinin mümkün olup olmadığı
hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun "Kararlar" başlıklı 51 inci maddesinde,
"Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul
kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur..."
Site İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Tasfiyeden Dönülmesi"
başlıklı 89 uncu maddesinde ise, "Kooperatif
anasözleşmede belirlenen sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona
ermiş ise ortaklar arasında kooperatif malvarlığının dağıtımına başlanılmış
olmadıkça, genel kurul kooperatifin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının
tüm ortakların 3/5’inin oyu ile alınması gerekir. Tasfiyeden dönülmesine
ilişkin genel kurul kararını tasfiye memurları tescil ve ilan ettirir..."
düzenlemesi bulunmaktadır.
Buna göre,
tasfiyeden dönülmesi kararının tüm ortakların 3/5 inin oyu ile alınması
gerektiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca Kanun'un 53
üncü maddesine göre, "Aşağıda yazılı
kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu
iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden
başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye
başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak
keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade
edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut
gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul
toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış
bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların
yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi
sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;Bozma davasının
açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan
olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden
önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde,
davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel
zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın
mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün
ortaklar için hüküm ifade eder. " düzenlemesi yer almaktadır. Bu
düzenlemeye göre, yönetim kurulunun toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere
bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası
açma hakkı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan 1163
sayılı Kooperatifler Kanununda genel kurul kararlarının butlanına ilişkin
herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Kanunun 98 nci maddesinin
yollamasıyla Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümleri
kooperatifler hakkında da uygulanacağından TTK'nın "Butlan" başlıklı
447 nci maddesinin kooperatiflerdeki genel kurul kararları için de uygulama
alanı bulacağı düşünülmektedir. TTK 447 nci maddesinde, "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay
sahibinin, genel kurula katılma, asgari
oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını
sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve
denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim
şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı
olan, kararları batıldır." düzenlenmiştir.
Buna göre,
kooperatif genel kurulunun, kanunun emredici hükümlerine aykırı olan kararları,
kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı kararları, kararların geçerlilik
şartlarına uyulmaksızın alınan kararları ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ve temsilcilerin sorumluluklarını bertaraf edici kararlarının, hak düşürücü
süreye tabi olmaksızın her zaman butlan iddiası ile yokluğunun tespitinin
mahkemeden istenebileceği ayrıca bunun için ortakların genel kurul
toplantısında bulunması yahut keyfiyeti tutanağa geçirtmesinin zorunlu olmadığı
anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer
verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, karar yeter sayısı
sağlanmadan alınmış bir kararın geçerlilik şartına uyulmaksızın alınan bir
karar olduğu mütalaa edildiğinden, bu kararın uygulanmasının uygun olmayacağı,
bununla birlikte yapılan toplantının ve alınan diğer kararların geçerliliğinin
etkilenmeyeceği düşünülmektedir.
Diğer yandan hala
tasfiyeden dönülmek isteniyorsa, toplantı ve çağrıya ilişkin bütün usul ve
esaslara uyulması şartıyla olağanüstü genel kurul yapılabileceği ve tüm
ortakların 3/5'inin oyu ile tasfiyeden dönülme kararının alınmasının mümkün
olduğu mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan
a.
Genel Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurul Kararlarının
İptali Hk |
|
Sayın
……………
İlgi : 02.03.2021 tarihli ve ….. sayılı
dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde
genel kurula katılmayan kooperatif ortaklarının genel kurul kararlarına karşı
mutlak butlan iddiası ile iptal davası açıp açamayacakları, açabilecekler ise
hangi şekil, usul ve esaslar çerçevesinde açılabilecekleri hususunda
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Kararların
Bozulması ve Şartlar" başlıklı 53 ncü maddesine göre, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna,
anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel
Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay
içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa
geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut
toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi
ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya
yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay
sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu
üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların
her biri;Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu
tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren
sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası
açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin
isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine
karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir
kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. " düzenlemesi
bulunmaktadır.
Bu düzenlemeye
göre, genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilecek ortaklar iki gruba
ayrılmış olup, genel kurulda hazır bulunan ortaklardan alınan kararlara aykırı
kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunun kullanılmasına haksız olarak
müsaade edilmeyen ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın
oyunun kullanılmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulu
dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan ve tebliğ edilmediğini,
genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış
bulunduklarını iddia eden ortakların da toplantıyı kovalayan günden başlamak
üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal
davası açma hakları bulunmaktadır.
Bununla birlikte
1163 sayılı Kooperatifler Kanununda genel kurul kararlarının butlanına ilişkin
herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Kanunun 98 nci maddesinin
yollamasıyla Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümleri
kooperatifler hakkında da uygulanacağından TTK'nın "Butlan" başlıklı
447 nci maddesinin kooperatiflerdeki genel kurul kararları için de uygulama
alanı bulacağı düşünülmektedir. TTK 447 nci maddesinde, "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay
sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan
vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay
sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen
ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya
sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır."
düzenlenmiştir.
Buna göre,
kooperatif genel kurulunun, kanunun emredici hükümlerine aykırı olan kararları,
kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı kararları, kararların geçerlilik
şartlarına uyulmaksızın alınan kararları ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ve temsilcilerin sorumluluklarını bertaraf edici kararlarının, hak düşürücü
süreye tabi olmaksızın her zaman butlan iddiası ile yokluğunun tespitinin mahkemeden
istenebileceği ayrıca bunun için ortakların genel kurul toplantısında bulunması
yahut keyfiyeti tutanağa geçirtmesinin zorunlu olmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurula Çağrı Hak. |
|
……………
VALİLİĞİ
(Ticaret
İl Müdürlüğüne)
İlgi :
18.10.2019 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgi yazı ve
ekinde , ….. Mahkemesinin ….. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin 25/05/2014
tarihinde gerçekleşen olağan genel kurul toplantısına ilişkin olarak,
müştekiler ..…’ya yönetim kurulu kararının tebliğ edilmemiş olmasının olağan
genel kurulun yapılmasına ilişkin herhangi bir sakıncasının olup olmadığı
hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep ettiği anlaşılmakta olup, İl
Müdürlüğünüzce Bakanlığımızın konu ile ilgili görüşüne başvurulmaktadır.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Şekil"
başlıklı 45 nci maddesinde "Genel
kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her
hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması
zorunludur. Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça
yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak
olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması
şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak
şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. Genel kurul, anasözleşmede gösterilen
şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir.
Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az
1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Genel kurul toplantı
tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki
idare amirliğine yazılı olarak bildirilir. Genel kurulun sevk ve idaresi,
ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasında seçilen başkan ve üyeler
tarafından sağlanır."; Kararların
bozulması ve şartlar" başlıklı 53 üncü maddesinde ise, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme
hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul
kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde,
kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa
geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut
toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi
ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya
yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay
sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri
ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her
biri;"
Bakanlığımızca
yayımlanan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Çağrının Şekli" başlıklı 28
nci maddesinde, "Olağan ve
olağanüstü toplantılara çağrı, taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete
ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adete göre ilan yoluyla yapılır.
Çağrının sadece yazılı olarak imza karşılığında yapılması da mümkündür.
Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması,
toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi
zorunludur..."
Yukarıda yer
verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, genel kurulun
anasözleşmede gösterildiği şekilde toplantıya çağrılacağı, çağrının toplantı
gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün
ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunlu olduğu, oyunu
kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü
dairesinde yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ
edilmediğini iddia eden ortakların genel kurulda alınan kararların kanuna,
anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile
toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere 1 ay içinde genel kurul kararlarının
iptalini isteyebileceği anlaşılmaktadır. Ancak ilgili mevzuatta gerek çağrının
usulune uygun yapılmamasının genel kurul toplantısının geçerliliğini
etkileyecek bir sonucu olacağına; gerekse genel kurulun hangi kararlarının
batıl sayılacağına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca Yargıtay
11. Hukuk Dairesinin 01.06.1992 tarihli ve E.9/K.7298 sayılı kararında "...Genel kurulun toplantıya
çağrılmasında yapılan usulsüzlikler doğrudan doğruya genel kurulca alınan
kararların iptaline müncer olmayıp, kendilerine usulüne uygun çağrı yapılmayan
ortaklara iptal davası açma hakkı verir...Davacıların açtığı bu dava sebebiyle
işin esasına girilerek Koop K.nun 53 üncü maddesinde yazılı olduğu üzere genel
kurulda yasaya, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı karar
alınıp alınmadığı incelenmek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken,
kararda yazılı gerekçe ile davanın kabulü uygun görülmemiştir."
şeklinde bir hüküm verilmiştir. Aynı Dairenin 23.01.1995 tarihli ve
E.6682/K.348 sayılı kararında, genel kurula çağrılmayan ortakların genel
kurulda alınan kararlara muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları
aranmaksızın iptal davası açma hakkı olduğu; ancak, çağrı usulsüz olsa bile,
genel kurul kararlarının iptali davasının bir ay içinde açılması gerekeceğine
hükmetmiştir.
Diğer yandan
Kooperatifler Kanunun 98 nci maddesinde, "Bu
kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki anonim
şirketlere ait hükümler uygulanır"; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun
"Butlan" başlıklı 447 nci maddesinde,
"Genel kurulun, özellikle; a)
Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan
vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay
sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen
ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya
sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." ; 1
nci maddesinde "Türk Ticaret Kanunu,
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir
parçasıdır. Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve
fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 646 ncı maddesinde "Bu Kanun 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun
Beşinci Kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır." ; Türk Borçlar Kanununun 27 nci maddesinde ise,
"Kanunun emredici hükümlerine,
ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan
sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür..." düzenlemelerine yer
verilmiştir.
Bu kapsamda, genel
kurulun kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı,
ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran veya kısıtlayıcı
kararlar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile temsile yetkili olanların
sorumluluklarını bertaraf edici kararlar ya da geçerlilik şartlarına
uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde
sayılacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde
özetle, genel kurula bazı ortakların çağrılmamasının genel kurulun
geçerliliğini etkilemediği; böyle bir durumda genel kurulda alınan kararların
kanuna, anasözleşme ve iyiniyet esaslarına aykırı ise süresi içinde
başvurulması şartıyla sadece iptal edilebileceği düşünülmekle beraber, konunun
somut koşullara ve özellikle alınan kararların kanunun emredici hükümlerine,
kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı yahut ortakların şahsi kazanılmış
haklarını ortadan kaldıran veya kısıtlayan vb. niteliklerde olup olmadığına
göre de ayrıca değerlendirilmesinin gerektiği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Gündem Hak. |
|
Sayın ……………
İlgi : 03.04.2019 tarihli ve ….. sayılı CİMER
başvurunuz.
İlgi başvurunuzda, kooperatif genel
kurulunda ortakların gündem maddelerinin sıralamasını değiştirmek istemesinin
mümkün olup olmadığı hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununun Çağrı başlıklı bölümünde "Çağrıya
yetkisi olanlar" başlıklı 43 ncü maddesi, "Ortakların isteği, bakanlıkların çağrısı, mahkemenin izni"
başlıklı 44 üncü maddesi ve "Şekil"
başlıklı 45 nci maddesi ile "Gündem"
başlıklı 46 ncı maddesinde, genel kurulun kimler tarafından, hangi şartlarda ve
nasıl toplanacağı ve gündemin nasıl oluşturulacağına yer verilmiştir.
Buna göre, "Gündem" başlıklı 46 ncı
maddesinde, "Toplantı çağrısına ve
ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak
ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir.
Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u
tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak
bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur.
Gümdemde olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak,
kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin
görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik
komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması,
çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir
toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel
kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının
iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin
seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının
kabulü ile gündeme alınır." düzenlenmiştir.
Bakanlığımızın internet sitesinde yer alan
Örnek Kooperatif Anasözleşmelerinde konuyla ilgili düzenlemeler bulunmaktadır.
Buna göre Örnek Anasözleşmenin "Gündem"
başlıklı maddesi aşağıdaki gibidir:
"Olağan
genel kurul toplantısının gündeminde sırasıyla şu hususlar bulunur:
1)
Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması.
2)
Yönetim ve denetim kurulunca hazırlanan raporların okunması ve müzakeresi.
3)
Finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki.
4)
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası.
5)
Faaliyet yılı içinde yönetim kurulu üyeliğinde eksilme meydana gelmiş ve
yönetim kurulunca atama yapılmış ise atamanın genel kurulca onaylanması.
6)
Görev süreleri sona ermiş olan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesi
ve bunların görev sürelerinin tespiti.
7)
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ücret, huzur hakkı gibi parasal haklarının
belirlenmesi
8)
Gelecek yılın bütçe ve çalışma programının görüşülmesi ve karara bağlanması.
9)
Gerekli görülecek diğer hususlar.
Gerekli
görülecek diğer hususlar gündeme açıkça yazılmalıdır. Görüşülecek konu önceden
tespit edilip gündeme yazılmadan, “Gerekli görülecek diğer hususlar” şeklinde
bir gündem maddesi belirlenemez.
Kanun
ve anasözleşme gereği genel kurulun yetkisinde olan ve olağanüstü genel kurul
toplantı gündemini oluşturan her türlü konu, olağan genel kurul toplantı
gündemine yazılabilir.
Dörtten
az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantı
tarihinden en az yirmi gün önce müştereken ve noter tebligatı ile bildirilecek
hususların gündeme konulması zorunludur.
Gündemde
olmayan hususlar görüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az
1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte
bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilânço incelemesinin
ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar
alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve
iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen
yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin
azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula
katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır.
Yapılan
denetim sonucunda veya herhangi bir sebeple Bakanlıkça, kooperatif genel
kurulunda görüşülmesi istenen konuların gündeme konulması zorunludur. Gündem,
genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir."
Anasözleşmenin “Bilançonun Tasdiki ve İbra ”başlıklı 36 ncı maddesinin 2 nci
fıkrasında ise, “Denetim raporunun
okunmasından önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararlar
geçerli değildir.” düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, kooperatiflerin, iş ve işlemlerini yürütürken
Kooperatifler Kanununa ve kooperatif anasözleşmesine uygun olarak hareket
etmesi gerektiği, özellikle önce yönetim ve denetim kurulunca hazırlanan
raporların okunması ve müzakeresinin yapılması, daha sonra finansal tabloların
okunması ve müzakeresine geçilmesinin, devamında ise yönetim ve denetim kurulu
üyelerinin ibrası hususlarını ilgilendiren konuların görüşülmesinin, akabinde
ise yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yapılmasının sıralamasına
uyulmasının gerektiği düşünülmektedir. Bununla birlikte bahsi geçen hususlar
haricindeki diğer gündem konularının sıralamasının ortaklarca oylanarak
değiştirilmesine bir engel olmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Daire
Başkanı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulda Ortaklık
Şartlarını Kaybedenlerin Ok Kullanması Hk |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 06.10.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
dilekçe ve eklerinde, ..… Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifinin olağan genel
kurulunun 10.10.2021 tarihinde, çoğunluk sağlanamadığı takdirde ise 24.10.2021
tarihinde yapılacağına ve hazirun listesinde yer alan ortakların bazılarının
anasözleşmede yer verilen ortaklık şartları ile kooperatife genel kuruldan 3 ay
önce ortak olma şartını sağlamadığının tespit edildiğine yer verilmiş olup, bu
durumdakilerin genel kurulda oy kullanıp kullanamayacağı ile yönetim kurulunun
kendi ibrasında vekaleten oy kullanıp kullanamayacağı hususlarında
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Ortaklıktan Çıkarma" başlıklı 14
ncü maddesinde, "Durumları aşağıda
gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1)
Ortaklık şartlarından araçla ilgili olanları kaybettiği tarihten itibaren 6
aylık süre içerisinde bu şartı sağlamayanlar ile 10’uncu maddede belirtilen
diğer ortaklık şartlarından herhangi birini kaybedenler, 1) Parasal
yükümlülüklerini 30 gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter
aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülüklerini
yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı
takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, 2)
Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı
mahkûm olanlar. Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri
ile ortaklar defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa
tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir. Ortak, çıkarma
kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir veya
genel kurula itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak
üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile
yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma
kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. Genel kurulca verilecek karara karşı
itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye
başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. Ortaklar, bu
maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılmazlar. Haklarındaki
çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma
kararı kesinleşinceye kadar devam eder"; "Oy
Hakkı ve Temsil" başlıklı 24 ncü maddesinde ise, "Toplantı tarihinden üç ay evvel ortak
olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. Her ortak
yalnız bir oya sahip olup yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir
ortağı, oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilir. Ortak sayısı 1.000'i
geçtiğinde her ortak en çok 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil edebilir.
Ancak yönetim ve denetim kurulu seçimlerinde her ortak en fazla bir ortağı
temsilen oy kullanabilir. Eş ve birinci derece (ortağın; çocuğu, anne ve
babası, eşinin annesi ve babası) akrabalar için temsilde ortaklık şartı
aranmaz. Katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin
talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin
temsilciye karşı hakları saklıdır. Kooperatifin işlerinin görülmesine herhangi
bir surette katılmış olanlar, yönetim kurulunun ibrasına ait kararlarda
oylamaya katılamazlar. Bu hüküm denetçiler hakkında uygulanmaz. Ortaklardan
hiçbiri kendisi, eşi veya usul ve füruğu ile kooperatif arasında ortaklık ilişkileri
dışındaki şahsi bir işe veya uyuşmazlığa ait görüşmelerde oy kullanamaz"
düzenlemeleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer
verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, haklarındaki çıkarılma
kararı kesinleşmeyen ortakların ortaklık hak ve yükümlülüklerinin çıkarılma
kararı kesinleşinceye kadar devam edeceği anlaşılmaktadır. Buna göre, bir
ortağın ortaklık şartlarını sağlamadığı için genel kurulda oy kullanamaması
için, öncelikle ortak hakkında yönetim kurulu tarafından alınan gerekçeli bir
çıkarılma kararı olması, kararın onaylı örneğinin, çıkarılan ortağa tebliğ
edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilmiş olması, bu karara karşı
anasözleşmenin 14 ncü maddesi doğrultusunda kararın tebliğinden itibaren 3 ay
içinde yapılmış herhangi bir itirazın olmaması gerekmektedir. Genel kurula
yahut mahkemeye yapılmış bir itiraz var ise, itirazın sonucu kesinleşinceye
kadar ortağın bütün ortaklık hak ve yükümlülükleri devam edeceğinden bu durumda
olanların genel kurula katılması ve oy kullanmasında herhangi bir engel
bulunmamaktadır. Bununla birlikte
kooperatife genel kurul tarihinden 3 ay evvel ortak olanların genel kurula
katılamayacağı ortadadır.
Diğer yandan
mevzuatta yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında asaleten oy
kullanamayacağı düzenlenmiş olsa da, vekaleten oy kullanıp kullanamayacağı ile
ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla bahsi geçen
kooperatifin anasözleşmesinde aksi düzenlenmemişse, yönetim kurulu üyelerinin
kendilerine vekaletname veya temsil belgesi veren ve oylamaya katılabilecek
olan ortak adına aralarındaki temsil ilişkisine uygun olarak temsilen oy
kullanabilmelerinde herhangi bir engel olmadığı düşünülmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulda Oylama Hk |
|
Sayın ……………
İlgi : 02.03.2021 tarihli ve …..
sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde
genel kurulda görüşülen gündem maddelerinin kabulüne ilişkin çekimser oyların
hayır oyları ile birlikte değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve genel kurul
tutanağına evet, hayır ve çekimser oyların hangi usul ve esaslara göre
yazılması gerektiği hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Kararlar" başlıklı 51 nci maddesinde, "Kanun veya ansözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul
kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur..."
Örnek Anasözleşmelerin "Görüşme ve
Karar Nisabı" başlıklı maddesinin 2 nci fıkrasında ise, "Genel kurulda kararlar toplantı nisabının
sağlanması koşuluyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile
alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca genel düzenlemelerin
haricinde Kanunda başka özel nisaplar bulunmakta olup anasözleşmeyle de özel
nisap getirilmesi imkan dahilindedir.
Diğer
yandan Kanunun "Kararların bozulması
ve şartlar" başlıklı 53 ncü maddesinde, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi
niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine,
toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin
bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.1. Toplantıda hazır bulunup da
kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına
haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde
yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut
da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara
katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;2. Yönetim Kurulu; 3.
Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi
sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;... düzenlemesi
bulunmakta olup; Örnek Anasözleşmelerin "Genel
Kurul Tutanağı" başlıklı maddesinde ise, "Genel kurul toplantılarının muteber olması için, ortaklar ve
temsilcilerin sayısı, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan
kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını
içeren bir tutanak düzenlenir." düzenlenmiştir. Buna göre, toplantıda
hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirenler iptal
davası açabilecekken karara çekimser kalanların iptal davası açamayacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer
verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Kanunun genel hükmüne göre
genel kurulda karar alınması için öncelikle toplantı nisabının sağlanması
gerektiği ve kararların toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile alınabileceği
anlaşılmaktadır. Bu itibarla karar nisabının hesabı yapılırken
"kabul" oylarına göre karar alınması ve kabul oylarının
"red" veya "çekimser" oylar toplamından fazla olması
gerekmektedir.
Bununla birlikte
tutanakta kabul, red ve çekimser oyların ayrı ayrı sayılarak belirtilmesi
gerektiği, aksi durumda genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilecek
kişilerin belirlenmesinde sıkıntı yaşanabileceği değerlendirilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulların Ertelenmesi
ve Aidat Hk. |
|
……………
SİTE İŞLETME KOOPERATİFİNE
İlgi :
13.01.2021 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgide
yer alan dilekçenizde görev süresi dolan ancak genel kurulların ertelenmesi
sebebiyle görev ve yetkileri devam eden yönetim kurulunun asgari ücret ve diğer
tüm giderlerde olan artış doğrultusunda aidatları belirlemesinin mümkün olup
olmadığı ve izlenmesi gereken yol hakkında Bakanlığımızdan bilgi talep
edilmektedir.
Bilindiği
üzere Covid-19 salgını ile ilgili alınan tedbirler kapsamında 7244 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kooperatif ve
üst kuruluşlarının olağan genel kurul toplantıları Bakanlık Makamının Onayı ile
31/01/2021 tarihine kadar ertelenmiş, erteleme süresinin bitiminden itibaren 3
ay içinde kooperatiflerin genel kurullarını tamamlamaları öngörülmüştür.
Bununla birlikte, İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen
Geniş Katılımlı Etkinliklerin Ertelenmesi Konulu Genelgede sivil toplum
kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları,
birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerin (genel kurul
toplantıları dahil) 01/03/2021 tarihine kadar ertelenmesi yönünde İl/İlçe Umumi
Hıfzıssıhha Kurulu kararlarının ivedilikle alınması talimatlandırılmıştır.
Ayrıca Bakanlığımız görev ve yetki alanında bulunan kooperatiflerin görev
süresi sona eren yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan yetki belgesi
taleplerinin karşılanması hakkındaki talimatlar Ticaret Sicili Müdürlüklerine
iletilmiştir. Yapılan bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, mevcut
durumda kooperatif ve üst kuruluşlarının olağan genel kurul toplantılarının
01/03/2021 tarihinden itibaren yapılabileceği ve 30/04/2021 tarihine kadar
genel kurulların yapılmış olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Diğer
yandan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının
beşinci bendinde, "Kanun ve
anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek"
genel kurulun devir ve terkedemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Site
İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin Genel kurulun "Görev ve Yetkileri" başlıklı 24 ncü
maddesinde ise, "... 3-İşletme
hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında
karar almak, ... 6-Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme esasları
ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek, Genel kurul, yukarıdaki
görev ve yetkilerini devir ve terk edemeyeceği gibi kooperatifin amaçları ile
ilgili her türlü işler hakkında da karar alabilir." düzenlemesi
bulunmaktadır. Ayrıca Kanun'un Yönetim ve Temsil bölümünün "Şümulü ve sınırlandırılması"
başlıklı 59 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, "Yönetim Kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun
devredemeyeceği yetkileri kullanamaz." hükmü yer almakta olup, bu
hükme aykırı davrananlar ile ilgili olarak da Ek Madde 2 de cezai sorumluluk
öngörülmüştür.
Yukarıda
yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde ise, aidat belirleme
yetkisinin genel kurulun devredilemez yetkisi olduğu ve yönetim kurulunca bu
yönde bir belirleme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla
beraber, koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında genel
kurulların ertelenmesi sebebiyle kooperatiflerin zorunlu giderlerini
karşılaması için gereken aidatları belirleyemediği için zarar doğuran
durumlarla karşılaştığı bilinmektedir. Bu durumun önüne geçmek amacıyla
kooperatifin görev süresi sona eren ancak genel kurullar ertelendiği için görev
ve yetkisi devam eden yönetim kurulu üyelerinin, ortaklarından avans
niteliğinde ödeme almasının mümkün olduğu düşünülmektedir. Ne var ki bahsi
geçen avans miktarı genel kurulda değil; yönetimce kararlaştırılmış olduğundan,
ortaklar açısından ödeme zorunluluğu doğurmayacağının, ödeme yapmayan ortaklar
için ortaklık şartlarının yerine getirilmediği iddiasında bulunulamayacağının
ve geriye dönük olarak gecikme faizi istenebilmesinin de mümkün olmayacağının
göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca ortakların yapacağı avans ödeme
tutarının yapılacak ilk genel kurulda belirlenecek aidat bedelinden mahsup
edilmesi hususuna da dikkat edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulların İptali Hk |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 29.07.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazı ve ekinde, …..Yük ve Yolcu Taşıyıcıları Kooperatifinin 16/07/2021
tarihinde yapmış olduğu 2019-2020 olağan genel kuruluna, 2010 yılında kooperatife
ortaklık devri yoluyla ortak olan ve 2015 yılında yapılan yargılama ile
ortaklıklarının geçersiz olduğu kesinleşen 6 kişinin ve yargı süreci devam
ederken bu kişilerden ortaklığı devralanların da katılarak oy kullanması,
yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilmesi sebebiyle Bakanlığımızdan
yapılan genel kurulun iptal edilmesi istenmektedir.
Bilindiği üzere
10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1
sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 453 ncü maddesinde Bakanlığımızın
kooperatiflere ilişkin görev ve yetkileri sıralanmıştır. Buna göre
Bakanlığımızın kooperatiflerin genel kurullarını iptal etme görev ve yetkisi
bulunmamaktadır.
Bununla birlikte
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Kararların
Bozulması ve Şartlar" başlıklı 53 ncü maddesine göre, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna,
anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel
Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay
içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa
geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut
toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi
ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya
yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay
sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu
üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların
her biri;Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu
tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren
sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası
açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin
isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine
karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir
kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. " düzenlemesi
bulunmaktadır.
Bu düzenlemeye
göre, genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilecek ortaklar iki gruba
ayrılmış olup, genel kurulda hazır bulunan ortaklardan alınan kararlara aykırı
kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunun kullanılmasına haksız olarak
müsaade edilmeyen ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın
oyunun kullanılmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulu
dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan ve tebliğ edilmediğini,
genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış
bulunduklarını iddia eden ortakların da toplantıyı kovalayan günden başlamak
üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal
davası açma hakları bulunmaktadır.
Ayrıca 1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesinin yollamasıyla Türk Ticaret Kanununun
anonim şirketlere ilişkin hükümleri kooperatifler hakkında da uygulanacağından
TTK'nın "Butlan" başlıklı 447 nci maddesinin kooperatiflerdeki genel
kurul kararları için de uygulama alanı bulacağı düşünülmektedir. TTK 447 nci
maddesinde, "(1) Genel kurulun,
özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan
kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan
kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen
izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını
bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır."
düzenlenmiştir.
Buna göre,
kooperatif genel kurulunun, kanunun emredici hükümlerine aykırı olan kararları,
kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı kararları, kararların geçerlilik
şartlarına uyulmaksızın alınan kararları ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri
ve temsilcilerin sorumluluklarını bertaraf edici kararlarının, hak düşürücü
süreye tabi olmaksızın her zaman butlan iddiası ile yokluğunun tespitinin
mahkemeden istenebileceği ayrıca bunun için ortakların genel kurul
toplantısında bulunması yahut keyfiyeti tutanağa geçirtmesinin zorunlu olmadığı
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla
kooperatif genel kurullarının Bakanlığımızca iptal edilmesi mümkün olmamakla
birlikte, hukuka aykırı olduğu iddia edilen genel kurul kararlarına karşı
yukarıda yer verilen usul ve esaslara uygun olması koşuluyla iptal davası
açılması yahut olaya göre kararların yokluğunun tespitinin istenmesinin mümkün
olduğu mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurula Çağrı Hk |
|
Sayın
…………..
İlgi :
17.12.2020 tarihli ve ….. sayılı
Cimer başvurunuz.
İlgide yer alan Cimer başvurunuzda, ortağı
olduğunuz ve yönetim kurulu yedi kişiden oluşan kooperatifin 30.04.2006
tarihinde yapılacak olan genel kurulu ile ilgili yönetim kurulunca alınan
kararda (karar defterinde) genel kurul toplantı gündeminin yazılmamış olduğuna
yer verilmiş olup bunun yazılmasının zorunlu olup olmadığı, bütün ortakların hazır bulunması halinde
çağrının usulünün ve karar alma şartlarının Mülga Türk Ticaret Kanunu ve 6102
sayılı Kanun çerçevesinde ne olması gerektiği, yönetim kurulu karar defterinde
genel kurulda görüşülecek hususlarla ilgili karar alınmamış olmasına rağmen,
gündemin çağrı mektubunda oluşturularak yönetim kurulu adına 2 imza
yetkilisince imzalanmasının hukuka uygun olup olmadığı, çağrı mektubunda yer
alan gündem maddelerinin her biri için genel kurulda toplantı ve karar yeter
sayısının ne olması gerektiği, bütün ortakların katılımı asaleten veya temsilen
sağlanmayan oylamalarda usul, esas ve şekil şartlarına uyulmaksızın alınan
kararların yoklukla malul olup olmayacağı, ve genel kurul sırasında gündem
maddelerinin oylamasına geçilmeden önce ispat yönü açısından maddelerin
tutanağa yazılmasının zorunlu olup olmadığı hususlarında Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Yönetim kurulu karar defterinde gündem
maddelerinin yazılmasının gerekip gerekmediği ve yazılması gerekli ise yönetim
kurulu kararının geçersizliğini etkileyip etkilemeyeceği ile ilgili olarak;
Bakanlığımızca hazırlanarak yayımlanan Kooperatif Örnek Anasözleşmelerinin,
"Gündem" başlıklı
maddesinin son fıkrasında, "Gündem
genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir.; "Yönetim Kurulu Karar Defteri"
başlıklı maddesinde, "Yönetim kurulu
karar defteri, kooperatif yönetim kurulunun, kooperatif yönetimi ile ilgili
olarak aldığı kararların yazılacağı ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden
defterdir. Karar defterindeki kayıtların en az aşağıdaki bilgileri içermesi
şarttır: a) Karar tarihi, b) Karar sayısı, c) Toplantıda hazır bulunanlar, ç)
Kararın içeriği, d) Üyelerin imzaları. Kararın, üyelerden birinin yaptığı öneri
üzerine diğerlerinin yazılı onayı ile alındığı durumlarda bu husus ayrıca
belirtilir ve imzaların bulunduğu kâğıt veya kâğıtlar da karar defterine
yapıştırılır. Bir önerinin veya önerilerin ıslak imza ile imzalanması şeklinde
alınan kararlar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 390 ıncı maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca karar defterine yapıştırılır; aksi halde karar
geçersizdir. Her yönetim kurulu üyesi alınan karara ilişkin muhalefetinin bir
şerh ile karar metnine geçirilmesini isteyebilir. Üyelerin şerh yazma talebi
hiçbir sebeple reddedilemez; şerh yazılmasına engel olunamaz. Şerh, sahibi
dışında hiç kimse tarafından değiştirilemez."; "Kooperatifin Temsil ve İlzamı"
başlıklı maddesinde ise, "Kooperatif
adına düzenlenecek evrakın muteber olması veya kooperatifin ilzamı için,
kooperatifin unvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası
gereklidir." düzenlemeleri bulunmaktadır. Ayrıca Kanun'un "Gündem" başlıklı 46 ncı maddesinde,
"Toplantı çağrısına ve ilana gündem
yazılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte
değerlendirildiğinde, gündemin genel kurulu toplantıya çağıran tarafından
belirlenmesi ve yönetim kurulu karar defterine, toplantıda alınan kararların
içeriğinin yazılması gerektiği; ayrıca gündemin, toplantı çağrısına ve ilana
yazılmasının ve kooperatif adına düzenlenen evrakların geçerliliği için
kooperatifin unvanı altında temsile yetkili olanlaran ikisi tarafından imzalanmasının
zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan Kanunun 46 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasında, "Gündemde olmayan
hususlar görüşülemez. Ancak kayıtlı ortakların en az 1/10 unun gündem
maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde...
, kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı
olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali...ile ilgili hususlar,
genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır."
düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre ortakların açıklanan bu usul ve şartlarla
gündeme madde ekletmesi de imkan dâhilindedir.
Bununla birlikte, Kanun'un "Üyelerin Titizlik Derecesi ve Sorumlulukları"
başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Yönetim Kurulu, kendi tutanakları ile Genel
Kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin muntazam
hazırlanıp, tutulup,
saklanmasından... sorumludur." düzenlemesi gereğince yönetim kurulunun
karar defterinin muntazam şekilde tutulmasından sorumlu olduğu da
unutulmamalıdır.
Çağrı mektubunda yer alan gündem
maddelerinin her biri için genel kurulda toplantı ve karar yeter sayısının ne
olması gerektiği ile ilgili olarak; Kooperatifler Kanununun 45 nci maddesinde
"...Toplantı nisabı anasözleşmede
gösterilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Kanundan doğan özel toplantı
ve karar nisapları ise şu şekilde sıralanmıştır: Kanunun 51 nci maddesinde,
"Kanun veya anasözleşmede aykırı
hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir
fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle
birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan
oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy
çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir"; 52 nci maddesinde,
"ortakların şahsi sorumluluklarının
ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için
bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir."; "Değer biçme, bilirkişi" başlıklı 21
nci maddesinde, "Anasözleşmede
aynların değeri tespit edilmemiş ise, bu tespit kurucular tarafından toplantıya
çağrılacak ilk genel kurulda ortak adedinin 2/3 ünü temsil eden ortakların
çoğunluğu ile seçilecek bilirkişi tarafından yapılır"; "Karar nisabı, raporların kabulü"
başlıklı 22 nci maddesinde, " 21
inci madde gereğince atanan bilirkişi, gereken raporları düzenleyip verdikten
sonra yapılacak genel kurul toplantısında, konu görüşülür. Çağrı mektuplarına
bilirkişi raporunun bir örneği eklenir. Ortak sayısının en az yarısının
asaleten ve temsilen toplantıda bulunması şartiyle bilirkişi raporları okunup
incelendikten ve gereğinde ayn nevinden sermaye koyan kimselerin ve
devralınacak işletmenin veya aynların sahibinin açıklamaları dinlendikten sonra
değerlerinin aynen kabul veya reddine, yahut ilgililerin muvafakatiyle
değerlendirilmesine çoğunlukla karar verilir." ; "Dağılma sebepleri" başlıklı 81 nci
maddesinin 4 ncü fıkrasında , "Anasözleşme
ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel
kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir.";
"Birleşme suretiyle dağılma"
başlıklı 84 ncü maddesinde, "Birleşme
neticesinde dağılan kooperatifin ortakları için şahsi sorumluluk veya ek ödeme
yükümlülüğü doğduğu veya ağırlaştığı taktirde birleşme kararı, ancak bütün
ortakların 3/4 ünün çoğunluğu ile verilebilir." ve "Geçici Hüküm" başlıklı Geçici Madde
1'de, "Anasözleşmelerini bu kanuna
intibak ettirmek için kooperatiflerin yapacakları genel kurullar, olağan genel kurulların
usul ve çoğunluğuna göre toplanır ve karar verilir."
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte
değerlendirildiğinde, kooperatiflerin genel kurul toplantı karar ve yeter
sayılarını Kanunda yer alan asgari toplantı ve karar yeter sayılarının altında
olmaması şartıyla anasözleşmelerinde düzenleyebileceği anlaşılmaktadır. Bu
itibarla çağrı mektubunda yer alan gündem maddelerini görüşmek ve karar almak
için gereken toplantı ve karar yeter sayısı alınacak karara göre değişkenlik
göstermekte olup, kooperatifinizin anasözleşmesinin incelenmesi gerekmektedir.
Bütün pay sahiplerinin hazır bulunması
halinde çağrı usulune ilişkin olarak; Kooperatifler Kanununda "Bütün pay sahiplerinin hazır bulunması
hali" başlıklı 47 nci maddesinde, "Kooperatifin
bütün ortakları toplantıda hazır bulunduğu sürece ve bir itiraz olmadığı
takdirde Genel Kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak
şartiyle toplantıya çağrı hakkındaki hükümlere uyulmamış olsa dahi kararlar
alınabilir. Bu gibi kararların, ortaklar veya ortakların toptantıda oy birliği
ile seçecekleri temsilciler tarafından imzalanması gereklidir."
düzenlemesi yer almaktadır. Kooperatifler Kanunu'nun "Anonim Şirket Hükümlerine Atıf" başlıklı 90 ncı maddesine
göre, bu Kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda TTK'nın anonim şirketlere
ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, dilekçenizde
bahsedilen gerek Mülga TTK ve 370 nci maddesi; gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu'nun 416 ncı maddesi ve gerekçesinin uygulanması, 1163 sayılı Kanun'da
bütün pay sahiplerinin hazır bulunması hali halihazırda düzenlenmiş olduğundan
mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Örnek Kooperatif Anasözleşmelerinde, "Kooperatifin bütün ortaklarının veya
temsilcilerinin hazır bulunması ve itirazın olmaması halinde genel kurul
toplantılarına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak şartı ile toplantıya çağrı
hakkındaki hükümlere uyulmamış olsa dahi kararlar alınabilir. Ancak, kararların
muteber olabilmesi için toplantıda Bakanlık temsilcisi bulundurulması hususunda
gerekli işlemlerin yapılmış olması şarttır. Yukarıdaki fıkraya göre alınan
kararlar, tüm ortaklar ve ortakların toplantıda oy birliği ile seçecekleri
temsilciler tarafından imzalanacak bir tutanağa bağlanır." düzenlemesi
yer almaktadır.
Bu düzenlemelere göre, bütün ortakların
toplantıda hazır bulunması ve hiçbir ortağın itiraz etmemesi şartıyla, Kanunda
düzenlenen genel kurula çağrı hükümlerine uyulmadan genel kurulun toplanması ve
karar alması mümkün olup, bu kararların ortaklar veya aralarından seçecekleri
temsilci tarafından imzalanmış olması ve temsilci bulundurulması hususunda
gerekli başvuru ve işlemlerin yapılmış olması gerekmektedir. Bu çerçevede bütün
ortakların katılımı asaleten veya temsilen sağlanmayan oylamalarda yukarıdaki
madde çerçevesinde karar almak mümkün olmayacağı mütalaa edilmektedir.
Genel kurul sırasında gündem maddelerinin
oylamasına geçilmeden önce ispat yönü açısından maddelerin tutanağa
yazılmasının zorunlu olup olmadığı ile ilgili olarak; Anasözleşmelerin "Genel Kurul Tutanağı" başlıklı
maddesinde, "Genel kurul
toplantılarının muteber olması için, ortaklar ve temsilcilerin sayısı, genel
kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için
kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içeren bir tutanak düzenlenir.
Genel kurul tutanağının altı, genel kurul başkan ve üyeleri ile Bakanlık
Temsilcisi tarafından imzalanır." düzenlemesi yer almaktadır. Buna
göre, genel kurul tutanağının muteber olması için tutanakta bulunması gereken
hususların sırasıyla sayılmış olduğu; tutanağın asgari olarak ortaklar ve
temsilcilerin sayısını, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları,
alınan kararları ve her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların
sayısını içermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen hususun bu çerçevede
değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
……………….
Bakan
a.
Genel Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulu Toplantıya
Çağırma Hak. |
|
Sayın
……………
İlgi : 02.10.2019 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
Dilekçenizde …..
Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin denetim kurulu üyesi olduğunuz, 85 ortaklı
kooperatifin 46 ortağının yönetim kuruluna ve denetim kuruluna seçimli
olağanüstü genel kurulun yapılması için talepte bulunduğu, yönetim kurulu ve
denetim kurulunun diğer üyelerinin bu isteği yerine getirmediği, kooperatif
anasözleşmesinde denetim kurulunun görev ve yetkilerinin gerektiğinde denetim
kurulu üyelerince tek başına kullanılabileceği düzenlemesi bulunduğu, bu
kapsamda kooperatif genel kurulunu denetim kurulu üyesi olarak bizzat
toplantıya çağırmak istediğiniz anlaşılmakta olup, Bakanlığımızdan bilgi talep
edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 44 üncü maddesinde, “Dört ortaktan az olmamak kaydıyla ortak sayısının en az onda birinin
isteği üzerine Genel Kurul toplantıya çağrılır. Yönetim Kurulu bu isteği en az
on gün içinde yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine
veya doğrudan doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de
İmar ve İskan Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir.
Çağrılmadığı takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu
bizzat toplantıya çağırma müsaadesi alabilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan,
Bakanlığımızca hazırlanan Örnek Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi
Anasözleşmesinin “Çağrıya Yetkili
Organlar” başlıklı 27 nci maddesinde ise, “Genel kurul, yönetim kurulunca toplantıya çağrılır. Gerekli hallerde
denetim kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ve tasfiye memurları
genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Genel kurul yukarıdaki
şekilde toplanamadığı takdirde Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca toplantıya
çağrılabilir. Ayrıca, 4 ortaktan az olmamak kaydıyla toplam ortak sayısının
1/10 unun istediği halinde, genel kurul 10 gün içinde yönetim kurulu tarafından
toplantıya çağrılır. Bu başvurunun, müştereken ve noter tebligatı ile yapılması
gerekir. Yönetim kurulunca bu isteğin zamanında yerine getirilmemesi ve
sırasıyla denetim kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ile Gümrük
ve Ticaret Bakanlığına aynı şekilde yapılan başvurulardan da bir sonuç
alınamaması durumunda, istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak genel
kurulu bizzat toplantıya çağırma izni alabilirler.” ; "Denetim Kurulunun
Görev ve Yetkileri"
başlıklı 54 üncü maddesinde denetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri
sıralanmış olup; 3 üncü fıkrasında, "Denetim
kurulu, kendilerine kanun ve anasözleşme ile verilen görev ve yetkileri,
gerektiğinde tek başlarına da kullanabilirler." düzenlemelerine yer
verilmiştir.
Yukarıda yer
verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, genel kurulun yönetim
kurulunca toplantıya çağrılacağı, gerektiği hallerde denetim kurulunun da toplantıya
çağırabileceği, denetim kuruluna kanun ve anasözleşme ile verilen yetkilerin,
gerekmesi halinde denetim kurulu üyelerinin tek başlarına da kullanabileceği
anlaşılmaktadır.
Konunun bu
hükümler çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Bilgi ve gereğini
rica ederim.
……………….
Bakan a.
Genel
Müdür Yardımcısı
|
T.C. |
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulun
Devredemeyeceği Yetkileri Hk. |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 03.06.2020 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgi yazı ve
ekinden ….. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 29.02.2020
tarihli olağan genel kurul toplantısında kooperatif aidatları ve gecikmesi
halindeki esaslar hakkında alınan kararın, Covid-19 salgını nedeniyle ortaya
çıkan koşullar çerçevesinde uygulanamadığı, yönetim kurulu kararı alarak
değişiklik yapılıp yapılamayacağı hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep
edildiği anlaşılmaktadır.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanununun "Yetki"
başlıklı 42 nci maddesinde, "Genel
Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez... 5. Kanun veya anasözleşme
ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek."
düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca Örnek Anasözleşmenin "Görev ve Yetkileri" başlıklı 24 ncü
maddesinde genel kurulun yetkileri arasında "Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme esasları ile gecikme
halinde uygulanacak esasları tespit etmek." düzenlenmiş olup, genel
kurulun bu maddede sayılan görev ve yetkilerini devir ve terk edemeyeceği hüküm
altına alınmıştır.
Diğer yandan 16/04/2020
tarih ve 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal
Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun 17/04/2020 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu Kanuna göre, Kooperatifler Kanununa tabi kooperatiflerin genel
kurul toplantıları, 31/7/2020 tarihine kadar ertelenmiştir.
Buna göre,
anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan "ortaklardan tahsil edilecek
taksit miktar ve ödeme esaları ile gecikmesi halinde uygulanacak esasları
tespit etmek" görevi ve yetkisinin yönetim kuruluna devredilemeyeceği
anlaşılmaktadır.
Bu
itibarla, genel kurul kararlarının yönetim kurulunca kaldırılması mümkün
olmayıp, ancak yapılacak ilk genel kurulda kaldırılabileceği; bununla beraber
faizin belirlendiği genel kurulda taksitlerin gecikmesi halinde uygulanacak
esasların yürütülmesiyle ilgili anasözleşmenizde yönetim kuruluna herhangi bir
görev veya kolaylık sağlama yetkisi verildiyse bu kolaylıktan faydalanılmasının
imkan dahilinde olduğu mütalaa edilmektedir.
Bilgi edinilmesini
rica ederim.
.................…
Bakan.a
Genel Müdür
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulun Devredilemez
Yetkileri Hk |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 21.04.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazı ve eklerinden, ..… İşletme Kooperatifinin pandemi riski ve ortak
sayılarının çokluğu (850 kişi) nedeni ile 2019 ve 2020 yıllarının genel
kurullarını yapamadıkları, çok sayıda ortaklarının kâr dağıtımının yapılmasını
talep ettiği ve yönetimin kâr dağıtımı yaparak ortaklarına yardımcı olmak
istediği anlaşılmakta olup, genel kurul kararı alınmadan yönetim kurulu kararı
ile ortaklarına kar dağıtımı yapıp yapamayacakları hususunda Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının
beşinci bendinde, "Kanun ve
anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek"
genel kurulun devir ve terkedemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Site
İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin Genel kurulun "Görev ve Yetkileri" başlıklı 24 ncü
maddesinde ise, "... 3-İşletme
hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında
karar almak.." görev ve yetkisinin devredilemeyeceği ve terkedilemeyeceği
düzenlenmiştir.
Ayrıca Kanun'un
Yönetim ve Temsil bölümünün "Şümulü
ve sınırlandırılması" başlıklı 59 uncu maddesinin sekizinci
fıkrasında, "Yönetim Kurulu üyeleri
ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkileri
kullanamaz." hükmü yer almakta olup, bu hükme aykırı davrananlar ile
ilgili olarak da Ek Madde 2 de cezai sorumluluk öngörülmüştür. Ayrıca
Kanun'un "Gelir gider farkları, bölünmesi ve paylara faiz verilmesi"
başlıklı 38 nci maddesinde "Anasözleşmede
aksine hüküm bulunmadığı takdirde ortaklarla yapılan muamelelerden bir yıllık
faaliyet sonunda elde edilen hasılanın tamamı gelir gider farkı olarak
kooperatifin yedek akçelerine eklenir. Gelir gider farkının ortaklar arasında
bölüşülmesi öngörülmüş ise bu bölünme ortakların muameleleri oranında yapılır.
Gelir-gider farkının en az % 50'si ortaklara dağıtıldıktan sonra, ortakların
sermaye paylarına genel kurul kararı ile Devlet Tahvillerine verilen en yüksek
faiz haddini geçmemek üzere faiz ödenebileceği anasözleşme ile hükme bağlanabilir.
Ortak dışı işlemlerden elde edilen hasılanın ortaklara sermaye payları oranında
dağıtılabileceği anasözleşmede hükme bağlanabilir. Dağıtılmadığı takdirde,
bunlar kooperatifin gelişmesine yarayacak işlerde kullanılmak üzere özel bir
fonda toplanır. Bir yıllık faaliyet neticeleri menfi olduğu takdirde açık,
yedek akçelerden ve bunların kafi gelmemesi halinde ek ödemelerle veya ortak
sermaye paylariyle karşılanır. Menfi neticeler ortadan kaldırılmadıkça gelir
gider farkı ve faiz dağıtımı yapılamaz." ; "Yedek akçe ayırımı" başlıklı 39 ncu maddesinde ise
"Gelir-gider farkının en az % 10'u
yedek akçeye, kooperatif üst kuruluşlarında ise buna ilaveten en az % 5'i
fevkalade yedek akçeye ayrılmadıkça ortaklara dağıtım yapılmaz. Yedek akçelerin
ortaklara dağıtılacağına dair anasözleşmeye konacak hükümler muteber
değildir." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer
verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, gelir gider farkının
ortaklara dağıtılmasına karar verilmesinin genel kurulun devredilemez bir
yetkisi olduğu, yönetim kurulu kararıyla gelir-gider farkı dağıtımı
yapılamayacağı, yönetim kurulunun genel kurulun yetkisini kullanması halinde
cezai sorumluluğunun doğabileceği, ayrıca gelir gider farkı dağıtımı
yapılabilmesi için öncelikle yedek akçenin ayrılmasının zorunluğu olduğu
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kooperatifin amaç ve işleri ile ilgili olmak
şartıyla ortaklara avans niteliğinde ödeme yapılabilecekse de ödemelerin
geçerli belgelere dayandırılması şartı olduğundan, bilanço onaylanmadan ortaklara
yapılacak bir ödemenin geçerli belgelere dayandırılması mümkün olmayacağından
bu şekildeki ödemenin kooperatifler için ciddi sıkıntılara yol açabileceği
düşünülmektedir.
Bu itibarla
Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler sebebiyle 2019 ve 2020 yıllarına
ilişkin genel kurullarını yapamayan kooperatiflerin, genel kurullarını yapıp
bilançoları onaylanmadan gelir gider farkı dağıtımı yapmamaları gerektiği
mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan
a.
Genel
Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Genel Kurulun Yapılamamış
Olması Hak. |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi :
30.01.2020 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgi
dilekçe ve ekinde, 2016, 2017, 2018, 2019 yılları genel kurullarını ilçelerinde
yaşanan sel felaketi nedeniyle yapamayan ….. Motorlu Taşıyıcılar
Kooperatifinin, bu yıllara ait genel kurullarını yapmasının mümkün olup
olmadığı ile ilgili Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Şekil" başlıklı 45 nci maddesinde, "Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır.
Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda
bir defa yapılması zorunludur..."
; "Dağılma Sebepleri"
başlıklı 81 nci maddesinde, "Kooperatif...
üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde dağılır." ; "Anonim şirket hükümlerine atıf"
başlıklı 98 nci maddesinde, "Bu
kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim
şirketlere ait hükümler uygulanır." ; Türk Ticaret Kanununun "Organların eksikliği" başlıklı 530
uncu maddesinde ise, "Uzun süreden
beri şirketin kanunen zorunlu organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul
toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret
Bakanlığının istemi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret
mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle
getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme
şirketin feshine karar verir. Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin
istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmü bulunmaktadır.
Öte
yandan, Bakanlığımızca çıkartılan Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık
Temsilcisi Görevlendirilmesine İlişkin 2017/1 sayılı Genelgenin "Başvuruların Değerlendirilmesi"
başlıklı 7 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında "Üç
yıl üst üste genel kurul yapmadığından Kanunen dağılmış sayılan kooperatiflerce
temsilci başvurusunda bulunulursa, toplantı gündeminde münhasıran tasfiye
kararı alınmasına dair madde veya kooperatif faaliyetlerinin sürdüğüne dair
mahkeme kararının bulunması halinde temsilci görevlendirilir." düzenlemeleri
bulunmaktadır.
Yukarıda
yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kooperatiflerin
her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde genel kurullarının yapılmasının
zorunlu olduğu, genel kurulunu üç yıl üst üste yapmayan kooperatiflerin
dağılmış sayılacağı, 3 yıl üst üste genel kurullarını yapamadığı için kanunen
dağılmış sayılan kooperatiflerin genel kurul yapmak istemeleri durumunda
toplantı gündeminde tasfiye kararı alınmasına dair madde veya kooperatif
merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak faaliyetlerinin
devam ettiğini tespit ettirdikleri mahkeme kararının bulunması halinde bakanlık
temsilcisinin görevlendirileceği anlaşılmaktadır.
Bu
itibarla toplantı gündeminde tasfiye kararı alınmasına dair madde veya
kooperatif faaliyetlerinin sürdüğüne dair mahkeme kararının bulunması şartıyla,
genel kurul toplantılarının yapılmasının imkan dahilinde olduğu, yapılacak
genel kurulda her bir yıla ait bilançonun, gelir-gider cetvelinin, ibraların,
tahmini bütçelerin ayrı ayrı hazırlanıp görüşülmesinin uygun olacağı mütaala
edilmektedir.
Bilginizi rica
ederim.
……………..…
Bakan
a.
Genel Müdür
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Görev Süresi Dolan Yönetim
Kurulu Üyelerinin Genel Kurula Çağrısı |
|
……………VALİLİĞİNE
(Ticaret
İl Müdürlüğü)
İlgi :
10.06.2019 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgi
dilekçenizde, ….. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin yönetim kurulunun Bakanlık
Temsilcisi talebi olduğu, talebin yetkili kişilerce yapılıp yapılmadığına
ilişkin İl Müdürlüğünüzce yapılan incelemede, 20/10/2008 tarihinde kuruluşuna
izin verilen kooperatifin, 04/11/2008 tarihinde
….. Ticaret Sicili Memurluğunca tescil edilip tescile ilişkin ilanın ..… tarih
ve ….. sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, kooperatifin
29/05/2009 tarihinde genel kurulunu yaparak anasözleşme ile atanan yönetim ve
denetim kurulu üyelerinin 2 (iki) yıl için seçtiği, söz konusu genel kurul
toplantısının 02/10/2009 tarihinde tescil edilerek ….. tarih ve ..… sayılı
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, 2010 yılındaki olağan genel
kurul toplantısını yapmadığı, akabinde 30/06/2011 tarihinde seçimli genel
kurulunu yaparak ..…'nın yönetim kurulu üyeliğine seçtiği, kooperatifin 2012,
2013, 2014, 2015, 2016, 2017 tarihli genel kurullarını yaptığı ve süresi
doldukça adı geçen üyeleri tekrar seçtiği ; ancak 3/06/2018 tarihinde yapılan
ve seçimli olması gereken genel kurulda gündemde seçim olmadığından seçim
yapılmadığı ve adı geçen üyelerin üyelik süresinin dolmuş olduğu ve 2009
tarihindeki genel kurul hariç hiçbir genel kurulunu ve yönetim kurulu üyelerini
tescil ve ilan ettirmediği anlaşılmıştır. Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün
Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi Görevlendirilmesi konulu
2017/1 genelgesinin Çağrıya yetkililerin incelenmesi başlıklı 6. maddesi "(1) Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS),
elektronik ortamdaki Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, Kooperatif Bilgi Sistemi
(KOOPBİS) kayıtları ve ilgili kooperatif dosyasındaki kayıtlar incelenerek
çağrıyı yapanların genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olup olmadıkları
belirlenir." düzenlemesi
uyarınca adı geçen süresini doldurmuş ve tescil ve ilan edilmeyen
yönetim kurulu üyelerinin Müdürlüğünüzden Bakanlık temsilcisi talep edip
edemeyeceği ve temsilcinin görevlendirilip görevlendirilemeyeceği hususunda
Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Çağrıya Yetkisi Olanlar"
başlıklı 43 üncü maddesinde, "Yönetim
kurulu veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer bir organ ve
gerektiğinde denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve tasfiye memurları
genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak genel kurul
yukarıda belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili bakanlık genel
kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptir."; Karayolu Yolcu Taşıma
Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Çağrıya
Yetkili Olanlar" başlıklı maddesinde ise, "Genel kurul, yönetim kurulunca toplantıya çağrılır. Gerekli
hallerde denetim kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ve tasfiye
memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Genel kurul
yukarıdaki şekilde toplanamadığı takdirde Ticaret Bakanlığı’nca toplantıya
çağrılabilir. Ayrıca, 4 ortaktan az olmamak kaydıyla toplam ortak sayısının
1/10’ unun isteği halinde, genel kurul 10 gün içinde yönetim kurulu tarafından
toplantıya çağrılır. Bu başvurunun müştereken ve noter tebligatı ile yapılması
gerekir. Yönetim kurulunca bu isteğin zamanında yerine getirilmemesi durumunda
Ticaret Bakanlığı’nca genel kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrılmadığı
takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak genel kurulu bizzat
toplantıya çağırma izni alabilirler. Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile,
yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da,
görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler.
Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına
imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek
bir ortak genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkeme kararı kesindir." düzenlemelerine
yer verilmiştir.
Yukarıda
yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, genel kurulun
kural olarak seçili yönetim kurulunca toplantıya çağrılması gerektiği; ancak
süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği
anlaşılmaktadır.
Bu
itibarla süresi dolan yönetim kurulunun genel kurul için bakanlık temsilcisi
talebinin Müdürlüğünüzce yerine getirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı
mütalaa edilmektedir.
……………..…
Bakan
a.
Genel
Müdür Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Gündeme Madde Ekletme Hk |
|
……………
VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 10.06.2021 tarihli ve ..… sayılı
yazınız.
İlgide yer alan
yazınızda ….. Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi'nin 18.05.2021 tarihli yönetim
kurulu kararı ve 21.05.2021 tarihinde ..… Gazetesinde yayınlanan 9 maddelik bir
gündem ile 26.06.2021 tarihli genel kurul toplantısı için İl Müdürlüğünüzden
bakanlık temsilcisi talebinde bulunduğu; daha sonra kooperatifin 03.06.2021
tarihli yönetim kurulu kararı ile 04.06.2021 tarihli ..… Gazetesinde düzeltme
ilanı vererek genel kurul gündemine "sermaye pay artırımı için yönetim
kuruluna yetki verilmesi ve karar alınması" maddesinin eklendiği ifade
edilmekte olup, Bakanlığımızdan, yapılan
bu işlemin mevzuata uygun olup olmadığı ve anılan maddenin görüşülüp görüşülemeyeceği
hususunda bilgi talep edilmektedir.
1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu'nun "Şekil"
başlıklı 45 nci maddesinde, "Genel
kurul, anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Genel
kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa
ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir ";
"Gündem" başlıklı 46 ncı maddesinde, "Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin
değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin
numaralarının yazılması ile yetinilir. Dörtten az olmamak üzere ortakların en
az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak
bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur. Gündemde olmayan hususlar
gürüşülemez..." ; "Kararların
bozulması ve şartlar" başlıklı 53 ncü maddesinde ise, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna,
anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel
Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay
içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa
geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut
toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi
ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya
yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay
sahipleri.."düzenlemeleri bulunmaktadır.
Buna göre,
toplantı çağrısına ve ilana gündemin yazılmasının zorunlu olduğu, genel kurulun
anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılacağı ve çağrının
veya gündemin ilan ve tebliğinin usulune uygun olarak yapılmadığını iddia eden
ortakların toplantıda hazır bulunmasa dahi anasözleşme hükümlerine aykırılık
iddası ile genel kurul kararları aleyhine toplantıyı kovalayan günden başlamak
üzere bir ay içinde iptal davası açabilecekleri anlaşılmaktadır.
Karayolu Yük
Taşıma Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Çağrının Şekli" başlıklı 28 nci maddesinde ise, "Olağan ve olağanüstü toplantılara çağrı;
taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde
mahalli örf ve âdete göre ilan yolu ile yapılır. Çağrının sadece yazılı olarak
imza karşılığında yapılması da mümkündür. Çağrının, toplantı gününden en az 30
gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile
yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur. Çağrıda, birinci
toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak olan sonraki toplantının
tarihi, saati ve yeri açıklanarak yeni bir bildirime gerek kalmaksızın bir
defada ortaklara duyuru yapılabilir. Toplantılar arasında en az 7 en fazla 30
gün süre bulunması gerekir. Sürenin hesabında duyuru ve toplantı günleri hesaba
katılmaz. Anasözleşmenin değiştirilmesi söz konusu ise yapılacak duyuruda
değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir."
düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık
Temsilcisi Görevlendirilmesine ilişkin 2017/1 sayılı Genelge'nin "Temsilcinin toplantı öncesi görev, yetki ve
sorumlulukları" başlıklı 15 nci maddesinde, "Toplantı açılmadan önce temsilci tarafından aşağıdaki işlemler yapılır.
a) Toplantı çağrısının Kanuna ve anasözleşme hükümlerine uygun yapılıp
yapılmadığı..." ; "Temsilcinin
toplantı sırasındaki görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 17 nci
maddesinin 12 nci fıkrasında, "Gündemde
anasözleşme değişikliği varsa, temsilci, Bakanlıkça izin verilip verilmediğini
araştırır, izin alınmamışsa genel kurula gerekli uyarılarda bulunur.";
17. fıkrasında ise, "İlgili
kanunlar, anasözleşmeler ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan işlemler hakkında temsilci tarafından
tutanağa şerh düşülür." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer
verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kooperatifin
anasözleşmesine göre, çağrının, toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok
iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem
maddelerinin en az 30 gün önceden ortaklara bildirilmesinin zorunlu olduğu
anlaşılmaktadır.
Buna göre, bahsi
geçen kooperatif tarafından yapılan düzeltme ilanı ile gündeme madde ekletme
işleminin toplantı tarihinden 30 gün öncesinden daha kısa bir süre içinde
yapılmış olması sebebiyle anasözleşmeye aykırı olacağı mütalaa edilmektedir.
Bununla birlikte maddenin görüşülmesi halinde, bakanlık temsilcisinin toplantı
açılmadan önce çağrının anasözleşme hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığını
araştırma ve anasözleşmeye aykırı olarak yapılan işlemler hakkında şerh düşme
yükümlülüğü bulunmaktadır. Diğer yandan ortakların gündemin süresinde ilan
edilmemesi ile ilgili olarak anasözleşmeye aykırılık iddiası ile genel kurul
kararlarına karşı iptal davası açma hakları da bulunmaktadır.
Ayrıca genel kurul
gündeminde anasözleşme değişikliği varsa, temsilcinin değişiklik için izin
alınıp alınmadığını araştırması, izin alınmamışsa yönetim kuruluna gerekli
uyarılarda bulunması gerektiği unutulmamalıdır.
Bilgilerinizi rica
ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Hesap Dönemi ve Aidatların
Belirlenmesi Hk. |
|
Sayın
……………
İlgi : 13.11.2020 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgi
dilekçenizde site işletme kooperatifi ortağı olduğunuza, kooperatifinizin genel
kurullarının haziran ayında yapıldığına, genel kurulda ibra edilen bilanço ve
gelir-gider farkı dağıtımı hesaplamalarının önceki yılın Aralık ayına kadar
olan dönemle sınırlı olduğundan, içinde bulunulan yılın ilk 6 ayının ibra
edilmemiş olduğuna yer verilmiş olup, hesap döneminin, genel kurulun toplandığı
tarih ile eş belirlenmesinin mümkün olup olmadığı ve genel kurulda müteakip
yılın aidatlarının da belirlenip belirlenemeyeceği hususlarında Bakanlığımızdan
bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun KK’nın 45 inci maddesinin 1 inci
fıkrasında, genel kurul olağan ve
gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi
sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur.
Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça
yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak
olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması
şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak
şekilde ve birleştirilerek yapılabilir..." düzenlemesine yer
verilmiştir. Diğer yandan Site İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin
"Hesap Dönemi, Bilanço ve Netice
Hesapları" başlıklı 63 ncü maddesinde, "Kooperatifin hesap dönemi takvim yılıdır. İlk faaliyete geçildiği
yıldaki hesap dönemi kooperatifin kurulduğu tarihten başlar ve aynı yılın 31
Aralık tarihinde sona erer. Yönetim kurulu her yıl 31 Aralık tarihi itibariyle
envanter yapar, bilançoyu ve gelir-gider hesaplarını hazırlayıp genel kurul
toplantısından en az bir ay önce denetim kurulu üyelerine verir. Denetim kurulu
üyeleri bunları en çok 10 gün içinde inceleyerek müştereken düzenleyecekleri
raporla birlikte yönetim kuruluna iade ederler. Bilanço ve netice hesapları
genel kurul toplantısından en az 15 gün önce kooperatif merkezinde ortakların
incelemesine sunulur ve isteyenlere birer sureti verilir. ; "Muhasebe Usulü" başlıklı 64
ncü maddesinde ise "Kooperatifin
hesapları, genel kabul görmüş muhasebe prensip ve usullerine uygun olarak
tutulur ve mali durum tabloları buna uygun şekilde hazırlanır." düzenlemeleri
bulunmaktadır.
Ayrıca
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Hesap
dönemi" başlıklı 174 ncü maddesine göre, "Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap
dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi
normal olarak takvim yılıdır. Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve
muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmıyanlar için, bunların müracaatı üzerine
Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir. Yeniden işe
başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan
faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır. Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin
edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim
yılının kazancı sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda
yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kooperatiflerde hesap
dönemi bir takvim yılı olup 1 Ocak günü başlamakta ve 31 Aralık günü sona
ermektedir. VUK’un 174 üncü maddesine
göre, kayıtlar hesap dönemi itibarıyla tutulmaktadır. Ancak takvim yılına göre
hesap dönemi belirlemesi faaliyet ve işlemlerinin mahiyetine uygun bulunmayan
kooperatifler için, başvuruları üzerine Maliye Bakanlığı 12’şer aylık özel
hesap dönemi tayin edebilmektedir. Yani, Hazine ve Maliye Bakanlığınca özel bir
hesap dönemi belirlenmemiş kooperatiflerin hesap devresi sonu, her yılın son
günü yani 31 Aralık günü olup; bu kooperatiflerin 31 Aralık gününden itibaren 6
ay içerisinde (30 Haziran'a kadar) genel kurullarının yapılmasının zorunlu
olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca tutulan defter ve kayıtlar da bir hesap dönemini
kapsayacak şekilde tutulduğundan genel kurulda görüşülen bilanço ve gelir gider
farkı dağıtımı ile ilgili hesapların geçirilen bir yıllık faaliyet dönemine (1
Ocak-31 Aralık) göre düzenlenmesi gerektiği, 31 Aralık gününden itibaren
başlanılan yeni hesap dönemi, bir sonraki yıl yapılacak olağan genel kurulda
görüşüleceğinden ibra edilmemiş herhangi bir hesap döneminin olması söz konusu
değildir.
Diğer
yandan Site İşletme Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Genel Kurul Görev ve Yetkileri"
başlıklı 24 ncü maddesinde, "En
yetkili organ olan genel kurulun görev ve yetkileri şunlardır.... Ortaklardan
tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme esasları ile gecikme halinde uygulanacak
esasları tespit etmek." düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca "Gündem" başlıklı 32 nci maddesinde
"Olağan genel kurul toplantısının
gündeminde sırasıyla şu hususlar bulunur: 1) Açılış ve toplantı başkanlığının
oluşturulması. 2) Yönetim ve denetim kurulunca hazırlanan raporların okunması
ve müzakeresi. 3) Finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki. 4)
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası. 5) Faaliyet yılı içinde yönetim
kurulu üyeliğinde eksilme meydana gelmiş ve yönetim kurulunca atama yapılmış
ise atamanın genel kurulca onaylanması. 6) Görev süreleri sona ermiş olan
yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve bunların görev sürelerinin
tespiti. 7) Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ücret, huzur hakkı gibi
parasal hakların belirlenmesi. 8) Gelecek yılın bütçe ve çalışma programının görüşülmesi
ve karara bağlanması. 9) Gerekli görülecek diğer hususlar." düzenlemeleri
bulunmaktadır.
Buna
göre, ortaklardan tahsil edilecek aidatların taksiti, miktarı, ödeme esasları
ve gecikmesi halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun devredilemez
görev ve yetkisi olup, aksi kararlaştırılmamışsa bir yıl sonra yapılacak olan
genel kurula kadar olan süre boyunca genel kurulda tespit edildiği miktar şekil
ve esaslarla aidat toplanmaktadır. Bununla birlikte, aidat ile ilgili
kararların birden çok hesap devresini kapsayacak şekilde genel kurulca
kararlaştırılabilmesi hususunda da bir engel bulunmamaktadır. Ancak her yılın
bütçe ve çalışma programı değişken olabileceğinden bu yönde bir belirlemenin
her zaman sağlıklı sonuçlar doğurmayabileceği mütalaa edilmektedir. Bahsi geçen
hususların yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun
olacağı düşünülmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
|
|
|
Sayı |
: |
59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
İbra Edilmeyen Yönetim
Kurulu Hak. |
|
Sayın ……………
İlgi : 21.10.2019 tarihli ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde ….. Site İşletme
Kooperatifi ortağı olduğunuz, 15.08.2019 tarihinde yapılan genel kurul
toplantısında yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmediği ancak gündemde
seçim maddesi bulunmadığından görevlerine devam ettikleri ve ibra edilmeyen
kurul üyelerinin görev yapmasının doğru olmadığını düşündüğünüz anlaşılmakta
olup, bu hususta Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununun "Gündem" başlıklı
46 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında, "Gündemde
olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az
1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte
bulunmaları halinde...yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine
yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan
bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır." ; "Çağrıya Yetkisi Olanlar" başlıklı
43 üncü maddesinde, "Yönetim kurulu
veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer bir organ ve gerektiğinde
denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu
toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak genel kurul yukarıda
belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili bakanlık genel kurulu
toplantıya çağırma yetkisine sahiptir." ;"Ortakların İsteği, Bakanlıkların Çağrısı, Mahkemenin İzni"
başlıklı 44 üncü maddesinde, "Dört
ortaktan az olmamak kaydıyle ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine
Genel Kurul toplantıya çağrılır. Yönetim Kurulu bu isteği en az on gün içinde
yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan
doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan
Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrılmadığı takdirde
istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu bizzat toplantıya
çağırma müsaadesini alabilirler." "Şekil"
başlıklı 45 nci maddesinde, "Genel
kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır..." düzenlenmelerine yer verilmiştir.
Ayrıca Site İşletme Kooperatifi Örnek
Anasözleşmesinin “Çağrıya Yetkili Olanlar”
başlıklı 27 nci maddesinde, “Genel kurul,
yönetim kurulunca toplantıya çağrılır. Gerekli hallerde denetim kurulu,
kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu
toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Genel kurul yukarıdaki şekilde
toplanamadığı takdirde Bakanlıkça toplantıya çağrılabilir. Ayrıca, 4 ortaktan
az olmamak kaydıyla toplam ortak sayısının 1/10‟unun isteği halinde, genel
kurul 10 gün içinde yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılır. Bu
başvurunun, müştereken ve noter tebligatı ile yapılması gerekir. Yönetim
kurulunca bu isteğin zamanında yerine getirilmemesi ve sırasıyla denetim
kurulu, kooperatifin ortağı bulunduğu üst birlik ile Bakanlığa aynı şekilde
yapılan başvurulardan da bir sonuç alınamaması durumunda, istek sahipleri
mahalli mahkemeye başvurarak genel kurulu bizzat toplantıya çağırma izni
alabilirler.”; "Gündem"
başlıklı 32 nci maddesinde, "Olağan
genel kurul toplantısının gündeminde sırasıyla şu hususlar bulunur: 1) Açılış
ve toplantı başkanlığının oluşturulması. 2) Yönetim ve denetim kurulunca
hazırlanan raporların okunması ve müzakeresi. 3) Finansal tabloların okunması,
müzakeresi ve tasdiki. 4) Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası. 5)
Faaliyet yılı içinde yönetim kurulu üyeliğinde eksilme meydana gelmiş ve
yönetim kurulunca atama yapılmış ise atamanın genel kurulca onaylanması. 6)
Görev süreleri sona ermiş olan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesi
ve bunların görev sürelerinin tespiti. 7) Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin
ücret, huzur hakkı gibi parasal hakların belirlenmesi. 8) Gelecek yılın bütçe
ve çalışma programının görüşülmesi ve karara bağlanması. 9) Gerekli görülecek
diğer hususlar...Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından
genel kurul toplantı tarihinden en az yirmi gün önce müştereken ve noter
tebligatı ile bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur..."
"Bilançonun Tasdiki ve İbra" başlıklı 36 ncı
maddesinde; "Bilançonun tasdikine
dair olan genel kurul kararı yönetim kurulu
ile denetim kurulunun ibrasını da kapsar. Ancak, bilançoda bazı hususlar
gösterilmemiş veya bilanço yanlış
olarak düzenlenmiş ise bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş
olmazlar. Denetim raporunun okunmasından
önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararlar geçerli değildir. ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu organlara aynı
genel kurulda tekrar seçilemezler.
İbra edilmeyen yönetim kurulu aleyhine
tazminat davası açılabilmesi için, bu konuda genel kurulca karar verilmiş olması gereklidir. Kooperatif denetçileri genel
kurul karar tarihinden itibaren bir ay
içinde dava açmaya mecburdur. Bu müddetin geçirilmesiyle dava hakkı düşmez.
Davanın reddi halinde, yönetim kurulu
üyeleri tazminat talebinde bulunamazlar." düzenlemelerine yer
verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine
göre, genel kurul gündeminde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev
süreleri sona ermiş ise yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve
yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibraları hususunun yer alması gerektiği;
ancak ibra edilmeme durumunda yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili bir
gündem maddesi konulmasının zorunlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber
dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul
toplantı tarihinden en az yirmi gün önce müştereken ve noter tebligatı ile
bildireceği hususların gündeme konulmasının zorunlu olduğu ve yönetim kurulu
üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili
hususların genel kurul gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce genel
kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınabileceği
olanaklarına yer verilmiştir. Diğer yandan, ibra edilmeyen yönetim ve denetim
kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceği
anlaşılmaktaysa da; yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesinin bu
üyelerin üyesi bulunduğu organlardaki faaliyetlerini engellediğine yönelik
herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu itibarla yönetim ve denetim kurulu
üyelerinin ibra edilmemesinin bu üyelerin üyesi bulunduğu organlardaki
faaliyetlerini engellemediği; ancak istenirse yukarıda yer verilen usul ve
esaslar çerçevesinde genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılarak yönetim
kurulu üyelerinin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesinin mümkün olduğu
mütalaa edilmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
……………..…
Bakan
a.
Genel Müdür
Yardımcısı
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
|
Sayı |
: |
E-59244783-251.04 |
|
|
Konu |
: |
Olağan Genel Kurul
Toplantıları Hk |
|
……………..VALİLİĞİNE
(Ticaret İl Müdürlüğü)
İlgi : 04.03.2021 tarihli ve ….. sayılı
yazınız.
İlgi
yazınızda, kooperatif ve üst kuruluşlarının 2019 ve 2020 yıllarına ait genel
kurul toplantılarının birleştirilerek yapılıp yapılamayacağı, başvurularında
temsilci ücreti, gelir vergisi ve damga vergilerinin her yıl için ayrı ayrı mı yatırılması gerektiği,
toplantıların iki yıl için tek çağrı, tek gündem içerisinde 2019 ve 2020
yılları için ayrı görüşülüp görüşülemeyeceği, yine genel kurul toplantıları
için başvurularda İl Müdürlüğünüzce nasıl bir yol izlenmesi gerektiği, genel
kurul toplantılarına bakanlık temsilcisi olarak katılacak olan personelin iki
yıl birleştirilerek yapılması durumunda toplantılarda nasıl bir usul izlemesi
gerektiği hususlarında Bakanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği
üzere Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, 01/03/2021 tarihinde "yeni
kontrollü normalleşme süreci"ne dair temel usul ve esaslar açıklanmıştır.
Söz konusu açıklamalara istinaden İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan 02/03/2021
tarihli Genelge'de kooperatif genel kurullarının toplanmasına ilişkin düzenlenmelere
de yer verilmiştir. Son olarak Bakanlığımız yetki alanında bulunan
kooperatiflerin genel kurul toplantıları hakkında Bakanlık Makamının 11/03/2021
tarihli Onayı alınmıştır. Bu çerçevede kooperatif genel kurul toplantıları 7244
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (d) bendi uyarınca 30/04/2021
sonrasına ertelenmesi, ertelenen genel kurul toplantılarının bu tarihten
itibaren 3 ay içerisinde (31/07/2021 tarihine kadar) yapılması ve mevcut
organların görev, yetki ve sorumluluklarının erteleme süresi sonrasında
yapılacak ilk genel kurula kadar devam etmesi sağlanmıştır. Ayrıca olağan veya
olağanüstü genel kurul toplantılarının hangi koşullarda ve nasıl yapılacağı
belirlenmiş olup, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının belirlediği
kurallara uymak şartıyla sorumluluk yönetim kurulunda veya çağrıyı yapan
organda olmak üzere, ilin toplantı tarihinde "çok yüksek riskli"
grupta yer almaması ve toplantıya ilgili Valilikçe izin verilmesi halinde
olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılabileceği
düzenlenmiştir.
Buna
göre, kooperatif ortakları için Covid 19 sebebiyle oluşan riski en aza indirmek
ve ortaya çıkabilecek zararların önüne geçebilmek amacıyla kooperatiflerin 2019
olağan genel kurul toplantılarının 30/04/2021 tarihine kadar yapılması
zorunluluğunun 31/07/2021 tarihine ertelendiği, ayrıca 2020 olağan genel kurul
toplantılarını 30/06/2021 tarihine kadar yapma zorunluluğu bulunan
kooperatiflerin de bu zorunluluğunun 31/07/2021 tarihine kadar ertelenmiş
olduğu, bununla birlikte Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının belirlediği
kurallara uymak şartıyla sorumluluk yönetim kurulunda veya çağrıyı yapan
organda olmak üzere, ilin toplantı tarihinde "çok yüksek riskli"
grupta yer almaması ve toplantıya ilgili Valilikçe izin verilmesi halinde
olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılabilmesinin mümkün
olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca
yapılamayan 2019 yılı olağan genel kurul toplantıları, 2020 yılı olağan genel
kurul toplantıları ile ayrı ayrı yapılabileceği gibi kooperatif yönetim
kurullarının tercihine göre, toplantılarda geçirilecek zamanın daha kısa
tutulması ve toplantıların daha hızlı bitirilmesi bakımından birleştirilerek de
yapılabilecektir. Olağan genel kurul toplantılarının birleştirilerek yapılması
durumunda, toplantıya ilişkin tek çağrı yapılması ve tek gündem hazırlanması,
gündeme her iki yıl için görüşülmesi gereken konuların ayrı maddeler halinde
eklenmesi ve görüşülmesi, toplantıya ilişkin tek tutanağın düzenlenmesi ve
temsilci ücretinin tek yatırılması, 2019 ve 2020 yılına ait damga vergilerinin
ayrı ayrı yatırılması hususlarına dikkat edilmesi ve temsilcinin,
"Kooperatiflerin Genel Kurullarında Bakanlık Temsilcisi
Görevlendirilmesi" başlıklı 2017/1 sayılı Genelge'nin temsilcinin
görevlerini düzenleyen hükümlerine uygun olarak davranılması gerekmektedir.
Bilgilerinizi
rica ederim.
…..……………
Bakan
a.
Genel
Müdür