T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü
Sayı : 59244783-251.04
Konu : Genel Kurula Çağrı Hak.
…………… VALİLİĞİ
(Ticaret İl Müdürlüğüne)
İlgi : 18.10.2019 tarihli ve ….. sayılı yazınız.
İlgi yazı ve ekinde , ….. Mahkemesinin ….. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin 25/05/2014 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurul toplantısına ilişkin olarak, müştekiler ..…’ya yönetim kurulu kararının tebliğ edilmemiş olmasının olağan genel kurulun yapılmasına ilişkin herhangi bir sakıncasının olup olmadığı hususunda Bakanlığımızdan bilgi talep ettiği anlaşılmakta olup, İl Müdürlüğünüzce Bakanlığımızın konu ile ilgili görüşüne başvurulmaktadır.
Bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "Şekil" başlıklı 45 nci maddesinde "Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. Genel kurul, anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir. Genel kurulun sevk ve idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasında seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanır."; Kararların bozulması ve şartlar" başlıklı 53 üncü maddesinde ise, "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;"
Bakanlığımızca yayımlanan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin "Çağrının Şekli" başlıklı 28 nci maddesinde, "Olağan ve olağanüstü toplantılara çağrı, taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adete göre ilan yoluyla yapılır. Çağrının sadece yazılı olarak imza karşılığında yapılması da mümkündür. Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur..."
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, genel kurulun anasözleşmede gösterildiği şekilde toplantıya çağrılacağı, çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunlu olduğu, oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini iddia eden ortakların genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere 1 ay içinde genel kurul kararlarının iptalini isteyebileceği anlaşılmaktadır. Ancak ilgili mevzuatta gerek çağrının usulune uygun yapılmamasının genel kurul toplantısının geçerliliğini etkileyecek bir sonucu olacağına; gerekse genel kurulun hangi kararlarının batıl sayılacağına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.06.1992 tarihli ve E.9/K.7298 sayılı kararında "...Genel kurulun toplantıya çağrılmasında yapılan usulsüzlikler doğrudan doğruya genel kurulca alınan kararların iptaline müncer olmayıp, kendilerine usulüne uygun çağrı yapılmayan ortaklara iptal davası açma hakkı verir...Davacıların açtığı bu dava sebebiyle işin esasına girilerek Koop K.nun 53 üncü maddesinde yazılı olduğu üzere genel kurulda yasaya, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı karar alınıp alınmadığı incelenmek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, kararda yazılı gerekçe ile davanın kabulü uygun görülmemiştir." şeklinde bir hüküm verilmiştir. Aynı Dairenin 23.01.1995 tarihli ve E.6682/K.348 sayılı kararında, genel kurula çağrılmayan ortakların genel kurulda alınan kararlara muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkı olduğu; ancak, çağrı usulsüz olsa bile, genel kurul kararlarının iptali davasının bir ay içinde açılması gerekeceğine hükmetmiştir.
Diğer yandan Kooperatifler Kanunun 98 nci maddesinde, "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır"; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Butlan" başlıklı 447 nci maddesinde, "Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." ; 1 nci maddesinde "Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 646 ncı maddesinde "Bu Kanun 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Beşinci Kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır." ; Türk Borçlar Kanununun 27 nci maddesinde ise, "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür..." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu kapsamda, genel kurulun kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı, ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran veya kısıtlayıcı kararlar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile temsile yetkili olanların sorumluluklarını bertaraf edici kararlar ya da geçerlilik şartlarına uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde sayılacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde özetle, genel kurula bazı ortakların çağrılmamasının genel kurulun geçerliliğini etkilemediği; böyle bir durumda genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşme ve iyiniyet esaslarına aykırı ise süresi içinde başvurulması şartıyla sadece iptal edilebileceği düşünülmekle beraber, konunun somut koşullara ve özellikle alınan kararların kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve adaba aykırı yahut ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran veya kısıtlayan vb. niteliklerde olup olmadığına göre de ayrıca değerlendirilmesinin gerektiği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
……………..…
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı